Ana SayfaYazarlarAdnan SalihPiyasaların gündemi
Adnan Salih [email protected]
Borsada sert satışlar sonrası yatırımcı neye bakmalı?BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 4,44 kayıpla tamamlarken dolar yüzde 0,44 yükseldi. Gümüşte kayıp yüzde 6,24’e ulaştı. Sektör endekslerinin tamamı gerilerken finansal kiralama ve faktoringde düşüş yüzde 24’ü aştı. Fon tasfiyeleri, MSCI'ın Türkiye'ye ilişkin açıklaması ve yükselen petrol fiyatları piyasalar üzerindeki baskıyı artırıyor. Yatırımcının önünde şimdi üç önemli başlık var: Fon tasfiyelerinin seyri, TCMB'nin faiz kararı ve şirketlerin üçüncü çeyrek bilançoları.
Ah Değerli Okurlar, piyasaların gündemi giderek ağırlaşıyor. Bir tarafta fon tasfiyelerinin hisse senetleri üzerindeki etkisi, diğer tarafta küresel enerji fiyatlarının enflasyon ve faiz beklentilerini değiştirmesi var. Borsa İstanbul'da satışların geniş bir alana yayılması, yatırımcı açısından fiyat hareketlerinin ötesinde bir değerlendirmeyi gerekli kılıyor. Özellikle sektörler arasındaki kayıpların büyüklüğü, piyasanın hangi alanlarda daha fazla baskı altında olduğunu gösteriyor.
Dolar yükseldi borsa ve gümüş geriledi
Ah Değerli Okurlar, haftalık yatırım araçlarının getirilerine baktığımızda dolar yüzde 0,44 ile kazançta ilk sırada. Kira sertifikaları ve bir aylık TL mevduat yüzde 0,30, euro yüzde 0,27 getiri sağladı. Buna karşılık ons altın yüzde 1,75, BIST 100 yüzde 4,44 ve gümüş yüzde 6,24 geriledi.
Yılbaşından bu yana getirilerde ise farklı bir tablo var. BIST 100'ün yüzde 28,47, TL mevduatın yüzde 29,92 ve kira sertifikalarının yüzde 28,40 getirisi bulunuyor. Doların aynı dönemdeki yükselişi yüzde 12,43, euronun yüzde 11,09 seviyesinde.
Haftalık kayıplar ile yılbaşından bu yana elde edilen getirileri birlikte okumak gerekiyor. Çünkü kısa sürede yaşanan sert düşüşler kadar, birikimlerin hangi vadede ve hangi riskle değerlendirildiği de önem taşıyor.
Dünya borsalarında kayıp yüzde 14'ü aştı
Ah Değerli Okurlar, küresel piyasalarda ABD ile İran arasındaki gerilim ve petrol arzına yönelik endişeler fiyatlamalarda belirleyici oluyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılarla petrolün 109 doların üzerinde seyretmesi, enflasyonun yeniden güçlenebileceği kaygısını artırıyor.
ABD'de eylül ayı enflasyonunun yıllık yüzde 3,7'ye yükselmesi de bu endişeleri destekliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın diğer fiyatlara yansıma ihtimali, merkez bankalarının önümüzdeki dönemde nasıl hareket edeceği sorusunu öne çıkarıyor.
Dünya borsalarında ise haftalık kayıpların başında yüzde 14,46 ile Güney Kore KOSPI Endeksi geliyor. Japonya Nikkei 225 yüzde 6,67, Nasdaq yüzde 2,39 ve S&P 500 yüzde 1,95 geriledi.
Buna karşılık İngiltere FTSE 100 yüzde 2,73, Hindistan Sensex yüzde 2,54 ve Fransa CAC 40 yüzde 1,68 yükseldi. Almanya DAX yüzde 1,18, Dow Jones ise yüzde 0,67 kazandırdı.
Aynı küresel gelişmeler karşısında borsaların farklı tepkiler vermesi, ülke ve sektör bazındaki risklerin daha dikkatli incelenmesini gerektiriyor.
Finansal kiralamada haftalık kayıp yüzde 24
Ah Değerli Okurlar, Borsa İstanbul'da satışların hangi alanlarda yoğunlaştığını sektör endeksleri gösteriyor. Finansal Kiralama ve Faktoring Endeksi haftayı yüzde 24,43 düşüşle tamamladı. Metal Eşya ve Makina Endeksi yüzde 12,97, İnşaat Endeksi yüzde 10,39, Bilişim Endeksi yüzde 10,18 değer kaybetti.
Tekstil ve Deri Endeksi yüzde 10,05, Madencilik Endeksi yüzde 9,07, Turizm Endeksi yüzde 9,06 geriledi. Taş ve Toprak Endeksi'nde kayıp yüzde 8,90'a ulaştı.
Sanayi Endeksi yüzde 7,46, Hizmetler Endeksi yüzde 5,89 ve Mali Endeks yüzde 4,22 düştü. Bankacılık Endeksi ise yüzde 0,36 kayıpla diğer sektörlere göre daha sınırlı bir gerileme yaşadı.
Burada dikkat çekici olan, incelenen sektör endekslerinin tamamının haftayı ekside kapatması. Bankalardaki sınırlı kayba karşılık sanayi ve bazı alt sektörlerde çift haneli düşüşler yaşanması, satış baskısının piyasa içinde farklı ağırlıklarda hissedildiğini gösteriyor.
BIST 30'da Astor yüzde 18 düştü
Ah Değerli Okurlar, satışlar yalnızca küçük ve orta ölçekli hisselerle sınırlı kalmadı. BIST 30'da Astor Enerji haftalık yüzde 18,40 kayıpla en fazla gerileyen şirket oldu. TR Anadolu Metal Madencilik yüzde 12,60, Sasa Polyester yüzde 10,36 ve Migros yüzde 10,09 değer kaybetti.
Gübre Fabrikaları'nda düşüş yüzde 9,83, Enka İnşaat'ta yüzde 8,74, Tofaş'ta yüzde 7,77 ve Ford Otosan'da yüzde 7,17 seviyesinde gerçekleşti.
Bu şirketlerin fiyat hareketlerini değerlendirirken piyasa değeri/defter değeri oranlarına da bakmakta yarar var. Örneğin Astor Enerji'nin PD/DD oranı 3,76 iken Sasa Polyester'in 0,47, Migros'un 0,88 ve Anadolu Efes'in 0,82 seviyesinde bulunuyor.
Düşük PD/DD oranı tek başına ucuzluk anlamına gelmiyor. Şirketlerin kârlılığı, borçluluğu, nakit yaratma gücü ve büyüme beklentileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Sert düşüşlerin ardından yatırımcının ilk bakması gereken alanlardan biri de bu.
BIST 30'da haftanın en çok kaybettiren 5 hissesi

Fon tasfiyelerinde gözler ödemelerde
Ah Değerli Okurlar, fon krizine ilişkin gelişmeler piyasaların gündemindeki yerini koruyor. Tasfiye sürecine yönelik kanun teklifinin komisyondan geçmesi ve belirlenen koşullarda yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilmesine ilişkin düzenleme, belirsizliğin azaltılması açısından önemli.
Ancak fonların nakit ihtiyacının karşılanması, yatırımcı ödemelerinin tamamlanması ve ilgili hisselerde sağlıklı fiyat oluşumunun yeniden başlaması farklı aşamalar.
Bu nedenle yalnızca yasal düzenlemelerin ilerlemesine bakmak yeterli olmayacak. Tasfiye sürecindeki ödemelerin hızı ve hisselerdeki işlem hacminin gelişimi, piyasanın toparlanma gücü açısından yakından izlenmeli.
MSCI açıklaması neden önemli?
Ah Değerli Okurlar, haftanın dikkat çeken gelişmelerinden biri de MSCI'ın Türkiye endeks değişikliklerini dondurma kararı oldu. Kurum, piyasalardaki yapısal iyileştirmeleri değerlendirmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. Türkiye'nin piyasa sınıflandırmasına ilişkin ilave tedbirlerin değerlendirilebileceği uyarısı da açıklamada yer aldı.
Bu gelişme, özellikle yabancı kurumsal yatırımcıların Türkiye piyasasına yaklaşımı açısından önem taşıyor. Çünkü uluslararası endekslerdeki değişiklikler, bu endeksleri takip eden fonların yatırım kararlarını etkileyebiliyor.
Nitekim 9 Ekim haftasında yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 248,2 milyon dolarlık satış yaptı. Böylece satışlar üst üste dördüncü haftaya taşındı. Aynı dönemde devlet iç borçlanma senetlerinde ise 451,1 milyon dolarlık alım gerçekleşti.
Yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkarken tahvil piyasasında alıma yönelmesi, sermaye hareketlerini tek bir piyasa üzerinden değerlendirmenin yeterli olmadığını gösteriyor.
Faiz kararı ve bilançolar yeni haftanın gündeminde
Ah Değerli Okurlar, önümüzdeki hafta piyasalar açısından iki önemli gelişme öne çıkıyor. İlki, perşembe günü yapılacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı. Piyasa uzmanları, 100 baz puanlık faiz indirimi bekliyor.
İkinci önemli gelişme ise üçüncü çeyrek bilanço döneminin başlaması. Şirketlerin satışları, faaliyet kârlılıkları ve nakit akışları daha fazla önem kazanacak.
Teknik açıdan BIST 100'de 12.000 puanın altına inilmesiyle 11.600 bölgesi önemli bir destek olarak izleniyor. Aşağıda 11.420 ve 11.250 seviyeleri, yukarıda ise 11.800 ve 12.000 puan bölgeleri takip ediliyor. Ancak fiyat seviyeleri kadar işlem hacminin güçlenip güçlenmediği de toparlanmanın sürdürülebilirliği açısından önemli.
Yatırımcının önündeki asıl sınav
Ah Değerli Okurlar, borsada sert düşüşlerin ardından cazip görünen fiyatlarla karşılaşmak mümkün. Ancak her düşen hissenin aynı hızla toparlanmasını beklemek doğru bir yaklaşım olmaz. Özellikle fon tasfiyeleriyle bağlantılı satışların sürdüğü bir ortamda likidite, şirketlerin finansal gücü ve yatırım vadesi daha fazla önem kazanıyor.
Önümüzdeki günlerde faiz kararı, üçüncü çeyrek bilançoları ve fon tasfiyelerindeki gelişmeler piyasaya yön verecek. Küresel tarafta ise petrol fiyatları ve ABD enflasyonu izlenmeye devam edecek.
Yatırımcı açısından önemli olan yalnızca fiyatların ne kadar düştüğü değil, bu düşüşün arkasındaki nedenlerin değişip değişmediği. Çünkü borsada kalıcı toparlanma, alımların güçlenmesi kadar güvenin yeniden oluşmasına da bağlı.
Ah Değerli Okurlar, sert satışlarda yatırımcının 7 kuralı
1. Önce satışın kaynağını ayırırım. Fonun nakit ihtiyacıyla şirketin işlerinin bozulması farklı değerlendirme gerektirir.
2. Tepkinin gücünü katılımda ararım. Birkaç hissenin yükselişinden önce alımların hacmine ve piyasaya yayılmasına bakarım.
3. Alırken çıkışı da hesaplarım. Alıcısı azalan hissede düşük fiyatın yanında paraya dönüşme süresi de önemlidir.
4. İskontonun arkasındaki kâra bakarım. Düşük PD/DD’ye kâr, nakit üretimi ve taşınabilir borç eşlik etmelidir.
5. Yabancının iki piyasadaki yönünü okurum. Hisse satışıyla tahvil alımını birlikte izlerim; paranın hangi riski seçtiğine bakarım.
6. Faizi enflasyon ve kurla tartarım. TCMB kararının şirketin borçlanma maliyetine ve alternatif getiriye etkisini önemserim.
7. Önce nakdimi ve vademi korurum. Maliyet düşürmeden önce yatırım gerekçemi gözden geçirir, yeni alımın riskini hesaplarım.
Aklınızda bulunsun
Benim güvendiğim, düşen fiyatın yanında kazanç üretme gücünü koruyan şirkettir. Sabır da sağlam bir yatırım gerekçesi ister.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.