Mahfi Eğilmez, siyasi ilişkiler ile ekonomik kaynakların paylaşımı arasındaki bağa dikkat çekerek kayırmacılığın piyasa rekabetini ve fırsat eşitliğini bozabileceğini vurguladı. Eğilmez’in değerlendirmesi, siyasi bağlantıların güç kazandığı yapılarda ekonomik düzenin yalnızca piyasa kurallarıyla değil, ayrıcalık ilişkileriyle de şekillenebildiğine işaret ediyor.
Güncellenme: 19.10.2026 14:56:00
Cumhuriyet/Ekonomi Servisi Takip Et:Mahfi Eğilmez, siyasi ilişkiler ile ekonomik kaynakların paylaşımı arasındaki bağa dikkat çekerek kayırmacılığın piyasa rekabetini ve fırsat eşitliğini bozabileceğini vurguladı. Eğilmez’in değerlendirmesi, siyasi bağlantıların güç kazandığı yapılarda ekonomik düzenin yalnızca piyasa kurallarıyla değil, ayrıcalık ilişkileriyle de şekillenebildiğine işaret ediyor.
İktisatçı Mahfi Eğilmez, siyasi yapıların ekonomik sistemler üzerindeki etkisini değerlendirirken “ahbap-çavuş demokrasisi” ve “ahbap-çavuş kapitalizmi” kavramlarına dikkat çekti.
Eğilmez’in değerlendirmesinde, belirli kişi ve grupların siyasi bağlantıları üzerinden ekonomik ayrıcalık elde etmesinin hem kamu yönetiminin işleyişini hem de piyasa rekabetini etkileyebileceği belirtildi.
Ekonomik sistemlerin yalnızca kapitalizm, sosyalizm veya devletçilik gibi kavramlarla açıklanmasının yeterli olmadığını vurgulayan Eğilmez, iktidarın nasıl kullanıldığı ve ekonomik kaynakların hangi kurallarla dağıtıldığının da belirleyici olduğunu ifade etti.
'AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİLERİ EKONOMİK DÜZENİ ŞEKİLLENDİREBİLİR'
Eğilmez’in ele aldığı çerçevede, ekonomik fırsatlara erişimin genel ve eşit kurallara mı yoksa siyasi bağlantılara mı dayandığı kritik bir ayrım oluşturuyor.
Siyasi ilişkilerin kamu kaynaklarının dağıtımı ve ekonomik kararlar üzerindeki etkisinin artması halinde piyasa rekabetinin koşulları da değişebiliyor.
Bu nedenle bir ülkede piyasa ekonomisinin bulunması, tek başına rekabetin adil ve kurallara dayalı biçimde işlediği anlamına gelmiyor.
SİSTEMİN NİTELİĞİNİ YALNIZCA PİYASA YA DA DEVLET BELİRLEMİYOR
Eğilmez, ülkelerin siyasi ve ekonomik yapılarının tek bir kategori altında değerlendirilmesinin yetersiz kalabileceğine işaret etti.
Demokratik bir yönetimin piyasa ağırlıklı ya da devlet ağırlıklı bir ekonomik model benimseyebileceğini, otoriter yönetimlerde de piyasa ekonomisinin uygulanabileceğini belirtti.
Bu çerçevede ekonomik düzeni anlamak için devletin ekonomideki ağırlığının yanı sıra kamu gücünün nasıl kullanıldığı ve ekonomik kaynakların kimlere, hangi koşullarda aktarıldığının da incelenmesi gerektiğini vurguladı.
ÜÇ TEMEL BOYUTA DİKKAT ÇEKTİ
Eğilmez’in değerlendirmesinde ülkelerin yapısını anlamak için üç temel eksenin birlikte ele alınması gerektiği belirtildi:
- Siyasal sistem: Demokrasi ile otoriterlik arasındaki yapı
- Ekonomik örgütlenme: Piyasa ağırlıklı model ile devlet ağırlıklı model arasındaki yapı
- Devlet ile çıkar grupları arasındaki ilişki: Kurallara dayalı rekabet ile kayırmacılık arasındaki yapı
Bu üç başlığın birbirinden farklı olduğunu belirten Eğilmez, devletin ekonomide güçlü rol üstlenmesinin tek başına kayırmacılık anlamına gelmediğini ifade etti.
Benzer şekilde piyasa ekonomisinin varlığının da ekonomik fırsatlara eşit erişimi garanti etmediğine dikkat çekti.
'SEÇİM YAPILMASI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL'
Eğilmez’in değerlendirmesinde siyasi sistem açısından seçimlerin varlığının da tek başına yeterli olmadığına işaret edildi.
Siyasi iktidarın sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı, kurumların işleyişi ve kamu gücünün hangi kurallarla kullanıldığı da sistemin niteliğini belirleyen unsurlar arasında gösterildi.
Bu nedenle ekonomik ve siyasi düzenlerin yalnızca resmi kurumlar üzerinden değil, karar alma süreçlerinde ayrıcalık ve bağlantıların ne ölçüde etkili olduğu üzerinden de değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
KAYIRMACILIK AYRI BİR SİSTEM DEĞİL
Eğilmez, ahbap-çavuş ilişkilerinin başlı başına ayrı bir siyasi veya ekonomik sistemden çok, farklı sistemlerin içinde ortaya çıkabilen bir ilişki biçimi olduğunu belirtti.
Kayırmacılığın yaygınlaşarak siyasi kararları, piyasa ilişkilerini ve ekonomik kaynakların dağılımını belirleyen temel unsurlardan biri haline gelmesi durumunda ise bu yapıların “ahbap-çavuş demokrasisi” veya “ahbap-çavuş kapitalizmi” kavramlarıyla tanımlanabileceğini ifade etti.
Bu kavramların, siyasi kurumların ve ekonomik düzenin resmi niteliğinden çok, sistemin fiilen nasıl işlediğini anlamaya yönelik bir çerçeve sunduğunu vurguladı.
İlgili Konular: #Mahfi Eğilmez #Kapitalizm
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.