YAYINLAMA 19 Ekim 2026 21:22
GÜNCELLEME 19 Ekim 2026 21:36
Nasıl Bir Ekonomi Medya Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Ece Göksedef’in sunduğu Günden Kalanlar programında Avrupa Birliği’nin Made in EU düzenlemesini ve Türkiye’nin otomotiv sektöründeki konumunu değerlendirdi.
Türkiye’nin düzenlemeye dahil edilmesine yönelik umudun sürdüğünü ancak henüz somut bir adım görülmediğini belirten Güldağ, Avrupa’nın kendi otomotiv sanayisini koruma çabasının Türkiye açısından belirleyici olabileceğini söyledi.
Made in EU belirsizliği sürüyor: Türkiye’nin durumu zorlaşabilir
Avrupa Birliği’nin Made in EU düzenlemesine ilişkin tartışmaları değerlendiren Güldağ, Türk otomotiv sektöründe beklentilerin sürdüğünü ancak sürecin henüz somut bir aşamaya ulaşmadığını belirtti.
Geçen hafta Brüksel’de Mehmet Ali Yalçındağ ile bulunduğunu anlatan Güldağ, iş dünyasının Avrupa’yla birlikte hareket etmenin önemini anladığını ifade etti. Güldağ, “Çok ümitli konuşuyorlar. İş insanlarının özellikle Avrupa’yla birlikte iş yapmanın önemini anladığını vurguluyorlar ama pratikte somut bir adım da göremiyoruz” dedi.
Türkiye’nin düzenlemeye dahil edilip edilmeyeceği konusunda belirsizliğin sürdüğüne dikkat çeken Güldağ, Türk otomotiv sektöründeki beklentileri, “Türk otomotiv sektöründe ümit korunmaya devam ediyor” sözleriyle anlattı.
Sürecin Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği Konseyi ve Avrupa Parlamentosu arasındaki müzakerelere bağlı olduğunu belirten Güldağ, Avrupa Parlamentosu’nun önünde karara bağlanmayı bekleyen çok sayıda dosya bulunduğunu hatırlattı. Güldağ, bu nedenle düzenlemeye ilişkin sürecin ertelenebileceği değerlendirmelerinin de gündemde olduğunu aktardı.
Almanya’nın daha önce Türkiye, İngiltere, Kanada ve Japonya gibi ülkelerin güvenilir ortaklar olarak sürece dahil edilmesini istediğini hatırlatan Güldağ, son gelişmelerin Türkiye açısından daha zor bir tablo ortaya çıkarabileceğini söyledi.
Güldağ, “Fransa ile Almanya’nın anlaşması önemli” değerlendirmesinin ardından Türkiye’nin durumuna ilişkin görüşünü “Türkiye’nin durumu biraz daha zorlaştı gibi görüyorum ben.” sözleriyle dile getirdi.
"Avrupa, otomotiv sanayisini Çin rekabetine karşı korumak istiyor"
Made in EU tartışmasının arka planında Avrupa’nın sanayi gücünü koruma çabasının bulunduğunu belirten Güldağ, otomotiv sektörünün bu yaklaşımda özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği’nin dünya ithalatındaki payına dikkat çeken Güldağ, “Dünyanın en büyük ithalatçısı Avrupa Birliği. Amerika’dan çok daha büyük bir ithalatçı. Dünya ithalatı içindeki payı yüzde 22. Amerika’nınki yüzde 14 civarında, Çin ise yüzde 10’un altında” dedi.
Avrupa’nın büyük bir pazara sahip olmasının yanı sıra kendi sanayisini korumak istediğini vurgulayan Güldağ, otomotiv sektörünün önemini, “Avrupa’yı Avrupa yapan en önemli sektörlerden bir tanesi otomotiv sektörüydü” sözleriyle anlattı.
Avrupa otomotiv sanayisinin Çin karşısında zorlandığını belirten Güldağ, rekabetin yalnızca Çin’den gelen araçlarla sınırlı olmadığını, otomotiv tedarik zincirindeki gelişmelerin de belirleyici hale geldiğini ifade etti. Çinli şirketlerin Avrupa’daki otomotiv tedarikçileri üzerinde satın almalar ve ortaklıklar yoluyla daha fazla etkili olmaya başladığına dikkat çekti.
“Bizi Çin’in arka kapısı gibi görme eğilimindeler”
Güldağ, Türkiye’nin Çin’in Avrupa’ya açılan bir arka kapısı olarak görülmesi ihtimaline de dikkat çekti. Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik yaklaşımı ile Çin’in Avrupa otomotiv sektöründeki artan etkisi arasında bir çelişki bulunduğunu belirten Güldağ, “Bizi Çin’in arka kapısı gibi görme eğilimindeler ama asıl kendileri bu noktada giderek daha fazla Çin’in, otomotiv sektörünün de stratejisini Avrupa’da belirler hale gelmesine ortam oluşuyor.” dedi.
Çin’in Avrupa’daki otomotiv tedarik zincirinde giderek daha fazla yer edinmesine dikkat çeken Güldağ, şirketlerin tedarikçiler üzerindeki etkisinin önemini “Çin, bir cepten öbür cebe koyacak gibi. Çünkü yan sanayine epey bir hâkim olmaya, kontrol etmeye başlamış vaziyette.” sözleriyle anlatıt.
Güldağ’ın değerlendirmesine göre Avrupa, bir yandan kendi otomotiv sanayisini korumaya çalışırken diğer yandan Çinli şirketlerin sektördeki etkisinin artmasıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu yaklaşımın Türkiye’nin Made in EU düzenlemesine dahil edilmesine ilişkin tartışmalarda da etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Yabancı otomotiv üreticileri alternatif ülkeleri de değerlendiriyor
Güldağ, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki konumu açısından yabancı yatırımcıların üretim planlarının da yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Yabancı şirketlerin Türkiye’den hemen ayrılmasının söz konusu olmadığını ancak farklı ülkelerde yeni fırsatları araştırdıklarını ifade etti.
Avrupa’ya yönelik beklentiler konusunda temkinli yaklaşan bir sektör temsilcisinin sözlerini aktaran Güldağ, “Avrupa’dan çok ümitli değilim. Çok da güvenmememiz gerekir” ifadesini paylaştı.
Yabancı şirketlerin alternatif üretim merkezlerine yönelme ihtimalini değerlendiren Güldağ, yatırımcıların mevcut durumunu şu sözlerle anlattı:
“Bunların çoğu bavullarını toplama noktasında değil belki ama yan odada ne var diye sürekli oralara bakıyorlar. Avrupa’da Romanya’da, Bulgaristan’da, başka bir yerde bir şeyler daha yapmanın, oralarda bir şeyler açmanın yollarına bakıyorlar.”
Güldağ, Avrupa’daki üretim kapasitesinin kullanılması ve yeni yatırımların hangi ülkelerde yapılacağı konularının Türkiye açısından önem taşıdığını belirtti. Avrupa’daki düzenlemelerin yaratabileceği belirsizlikle birlikte yatırımcıların alternatif ülkelere yönelme ihtimalinin de Türkiye’nin rekabet koşullarını etkileyebileceğine işaret etti.
Sektördeki bekleyişin herkesi aynı ölçüde etkilemediğini belirten Güldağ, bazı kesimlerin düzenlemenin erteleneceğini düşündüğünü, bazılarının ise daha temkinli davrandığını “Bir sıkışma ve orada bir tedirgin bekleyiş var. Biraz bazıları rahat, ‘Bu nasıl olsa ertelenecek’ diye bakıyorlar. Ama bir kısım da tedirgin.” ifadeleriyle aktardı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.