Siemens, yapay zekâyla fabrikalardaki otomasyon düzeyini mevcut yüzde 30-40 aralığından yüzde 70-80'e yükseltmeyi hedefliyor. Nvidia ile geliştirilen uygulamalar üretimde süreyi ve maliyeti azaltırken, istihdam sorularını da gündeme taşıyor.
Murat Ali Oral 20 Ekim 2026 07:00 20 Ekim 2026 07:10 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Alman teknoloji ve mühendislik şirketi Siemens (SIE), fabrikalarda insan müdahalesine duyulan ihtiyacı azaltabilecek yeni yapay zekâ uygulamalarını tanıttı. Almanya'daki Erlangen tesisinde açıklanan hedefler, üretim maliyetleri ve çalışanların geleceği açısından dikkat çekiyor.
Siemens otomasyonu yüzde 80'e çıkarmayı hedefliyor
Siemens Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Endüstriler Başkanı Cedrik Neike, 19 Ekim'de Almanya'nın Erlangen kentindeki elektronik üretim tesisinde yapay zekânın sanayide sağlayabileceği verimlilik artışına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Neike, fabrikalardaki otomasyon düzeyinin bugün genel olarak yüzde 30-40 aralığında bulunduğunu, yapay zekâ uygulamalarıyla bu oranın yüzde 70-80 seviyesine çıkarılabileceğini belirtti.
Bu hedef, üretimde kullanılan makinelerin yalnızca önceden programlanmış işlemleri yapmasıyla sınırlı değil. Siemens, yapay zekâ sayesinde üretim hatlarının değişen siparişlere, malzeme ihtiyaçlarına ve kalite koşullarına daha bağımsız biçimde uyum sağlamasını amaçlıyor.
Şirketin bu alandaki en önemli teknoloji ortaklarından biri ise ABD merkezli çip üreticisi Nvidia.
İki şirket, fabrikaların fiziksel üretim süreçlerini dijital ortamda canlandıran ve üretim başlamadan önce olası sorunları belirleyebilen sistemler üzerinde çalışıyor.
Mühendislik iş yükü yüzde 85'e kadar azalabilecek
Siemens ve Nvidia'nın 19 Ekim'de tanıttığı uygulamalardan biri, elektronik kartların üretime hazırlanması sırasında kullanılan kalite kontrol sistemlerini ilgilendiriyor.
Geleneksel yöntemlerde mühendislerin yeni bir elektronik kartın kalite kontrolünü hazırlayabilmesi için fiziksel örneklerin üretilmesini beklemesi gerekiyor. Daha sonra kontrol sistemleri bu örnekler üzerinden eğitiliyor.
Yeni uygulamada ise elektronik kartların dijital modelleri kullanılarak gerçeğe yakın görüntüler oluşturuluyor. Yapay zekâ, kalite kontrol sistemlerini henüz fiziksel üretim başlamadan eğitebiliyor.
Siemens'in açıklamasına göre bu yöntem, ilgili üretim hazırlıklarında mühendislik iş yükünü yüzde 85'e kadar, ürünün pazara çıkış süresini ise yüzde 40'a kadar azaltabiliyor. Böylece yeni ürünlerin üretim hattına alınması için gereken hazırlıklar hızlanırken, mühendislerin tekrarlanan işlemlere ayırdığı zaman da azalıyor.
Ancak bu oranlar fabrikanın tamamında veya bütün mühendislik faaliyetlerinde sağlanmış bir verimlilik artışını ifade etmiyor. Açıklanan kazanımlar, belirli elektronik kart üretim süreçlerine yönelik uygulamalarla ilgili.
Üretim maliyetinde yüzde 20 tasarruf mümkün
Siemens'in üzerinde çalıştığı bir diğer alan ise yapay zekânın üretim planlamasında kullanılması. Normal koşullarda fabrikalar yeni bir sipariş aldığında üretim kapasitesi, mevcut malzemeler, teslimat tarihleri ve çalışanların görev dağılımı birlikte değerlendiriliyor.
Bu işlemler, özellikle çok sayıda farklı ürünün üretildiği tesislerde karmaşık hale gelebiliyor. Siemens'in geliştirdiği yapay zekâ destekli sistem, yeni siparişler geldiğinde farklı üretim senaryolarını otomatik olarak hazırlıyor.
Ardından bu senaryolar, fabrikanın dijital kopyası üzerinde test ediliyor. Böylece üretim hattında değişiklik yapılmadan önce hangi seçeneğin daha düşük maliyetli veya daha hızlı olduğu değerlendirilebiliyor.
Şirket, bu tür yapay zekâ destekli üretim planlaması uygulamalarının ilgili maliyetlerde yüzde 20'ye kadar tasarruf sağlayabileceğini belirtiyor. Sistem aynı zamanda malzeme sıkıntıları veya beklenmedik sipariş değişiklikleri karşısında üretim planlarının daha hızlı yenilenmesine yardımcı oluyor. Bununla birlikte nihai üretim kararlarında insan denetiminin sürdüğü bir yapı kullanılıyor.
Almanya'daki fabrikaya 500 milyon euro yatırım
Siemens, yapay zekâ uygulamalarını geliştirdiği Erlangen tesisini diğer fabrikalar için örnek bir üretim merkezine dönüştürmeyi planlıyor. Yaklaşık 1.000 kişinin çalıştığı elektronik üretim tesisinde güç elektroniği ve endüstriyel otomasyon sistemlerinde kullanılan ürünler üretiliyor.
Fabrikada üretim, lojistik, kalite kontrol ve bakım alanlarında 100'den fazla yapay zekâ algoritması hâlihazırda kullanılıyor. Şirket, Erlangen bölgesindeki üretim ve teknoloji altyapısının dönüşümü için 500 milyon euro yatırım öngörüyor.
Ancak bu tutar yeni açıklanan bir yatırım değil. Siemens, söz konusu yatırımın temelini oluşturan teknoloji kampüsü projesini Eylül 2025'te duyurmuştu.
Mevcut plana göre ilk aşamada lojistik, hizmet ve esnek otomasyon faaliyetleri için kurulacak merkezin 2027 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor.
Geliştirme, araştırma ve ileri teknoloji üretimine yönelik diğer tesislerin ise 2030 yılına kadar hayata geçirilmesi planlanıyor. Erlangen fabrikasında elde edilen sonuçların başarılı olması durumunda geliştirilen sistemlerin farklı sektörlerdeki üretim tesislerine uyarlanması amaçlanıyor.
Otomasyon işsizliği artıracak mı?
Siemens'in yüzde 80 otomasyon hedefi, fabrikalarda çalışanların geleceği konusunda da önemli soruları gündeme getiriyor. Cedrik Neike'ye göre yapay zekâ sayesinde üretimde verimliliğin artırılması, Almanya gibi ücretlerin yüksek olduğu ülkelerde sanayi istihdamının korunmasına yardımcı olabilir.
Neike, üreticilerin uluslararası rekabette ayakta kalabilmek için her yıl yüzde 7-9 arasında verimlilik artışı sağlamaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Siemens'in Erlangen fabrikasında ise yıllık verimlilik artışı yaklaşık yüzde 7 düzeyinde bulunuyor.
Şirketin yaklaşımına göre daha yüksek otomasyon, fabrikaların üretimi işçilik maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere taşımadan rekabet edebilmesini sağlayabilir. Bununla birlikte otomasyonun artması, mevcut işlerin tamamının aynı şekilde devam edeceği anlamına gelmiyor.
Tekrarlanan üretim işlemlerinde insan müdahalesinin azalması, çalışanların görev tanımlarını ve ihtiyaç duyulan mesleki becerileri değiştirebilir.
Siemens'in açıkladığı yüzde 80 hedefi de çalışanların yüzde 80'inin işten çıkarılacağı anlamını taşımıyor. Bu oran, üretim süreçlerinin otomasyon düzeyini ifade ediyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
teknoloji
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.