Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik ve sanayi gruplarından Limak, 50. kuruluş yılını bu akşam özel bir davetle kutlayacak. Yıllar önce iki üniversite asistanının ‘proje işi’ yapmak için kurduğu şirket zaman içinde büyüdü, farklı sektörlere yayıldı ve bugün üç kıtada faaliyet gösteren küresel bir gruba dönüştü. 1976 yılında Limak İnşaat ile temelleri atılan Limak Şirketler Grubu bugün inşaat, enerji, turizm, çimento, altyapı, gıda ve teknoloji sektörlerinde, 14 ülkede faaliyet gösteriyor. Holding 2025’i 4.5 milyar dolar ciroyla kapatırken binlerce kişiye istihdam sağlıyor.
Limak İnşaat bugüne kadar toplam değeri 25 milyar doları aşan 200’ün üzerinde projeyi tamamladı. ENR’nin 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 51. sırada yer alan Limak, dünyanın önde gelen uluslararası inşaat şirketleri arasında gösteriliyor. Limak’ın tamamladığı önemli projeler arasında dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprülerinden biri olan 1915Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Projesi, İstanbul Havalimanı, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi TCMB Yerleşkesi ve Yusufeli Barajı yer alıyor. Grubun uluslararası projeleri arasında ise Kuveyt Havalimanı Terminal II Binası, FC Barcelona’nın Spotify Camp Nou Stadyumu’nun yenileme ve genişletme projesi ile Dubai Metro Mavi Hat Projesi bulunuyor.
Limak Holding’in iki kurucusu Nihat Özdemir ve Sezai Bacaksız, üniversiteden sınıf arkadaşı. O zamanki Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir’in deyişiyle, şimdi Ankara’da Gazi Üniversitesi olan yerdeki mühendislik okulunu birlikte bitirmişler. Birlikte asistan kalmışlar. Birlikte Ege Üniversitesi’ne gidip master yapmış, asistanlığa devam etmişler. Şirketi de o dönemde birlikte kurmuşlar.
İlk günler Özdemir, Radikal Gazetesi için 2011 yılında yaptığım röportajda, ortağı Sezai Bacaksız ile birlikte kurdukları şirketin ilk günlerini şöyle anlatıyordu:
“O zamanlar üniversite memuriyetinde, asistanlıkta tam gün (full time) tazminatı diye bir şey vardı. Yalnız okulda çalışırsan, başka yere iş yapmazsan maaşının yüzde 40’ı kadar bir ödeme yapıyorlardı. Doktora da, profesöre de bu para veriliyordu. Örneğin maaşın 1000 lira, full time tazminatı da 400 lira 1400 lira veriyorlardı. Biz o 400 lirayı almayarak üniversitedeki birimimizi, tecrübemizi, projeciciliğimizi değerlendirmek için dışarıda bir proje firması kurduk. Ama o zamanlar en büyük sıkıntı terördü. Çalıştık, çalıştık ama artık okulda kalmamızın mümkün olmadığını gördük. Çünkü okulda hem sağcı, hem solcu öğrenciler olduğu için çok kavga çıkardı. Biz ders anlatırdık. Sınıfın ortasında o zaman Fruko denen toplum polisleri otururdu, sağında sağcılar solunda solcular. Ama o dersi yine tamamlayamazdık. Sınıfta polis olmasına rağmen yine kavga çıkardı. Bizleri de tehdit etmeye başladılar, o noktaya geldik. 1979 yılının sonunda da bıraktık. Dışarıda da işlerimiz, projelerimiz yürümeye başlamıştı bıraktık çıktık. Gidelim artık dışarıda çalışalım dedik. Gördük dışarıda iyi iş olduğunu. Doktorayı tamamlamaya az kalmıştı. Sekiz ay sonra da ihtilal oldu. Eşim hem benim sınıf arkadaşımdı, hem de okulda asistandı. O devam etti.”
İki asistan arkadaşın kurduğu şirket, aradan geçen 50 yılda dev bir holding haline geldi. Bugün iki ortak da Limak’taki günlük yönetimden biraz geriye çekilmiş durumda.
İkinci kuşak, yani ortakların çocukları işin başında. Nihat Özdemir’in kızı Ebru Özdemir holdingin yönetim kurulu başkanı. Kardeşi Batuhan ile Sezai Bacaksız’ın oğulları Serhan ve Serdar da hem holdingin yönetim kurulunda yer alıyorlar hem de bünyedeki belli gruplarla özel olarak ilgileniyorlar.
O günkü röportajda Nihat Özdemir’e “Bir anayasa hazırlayıp, yavaş yavaş kendinizi tasfiye etmeyi, işlerin dışına çıkmayı mı planlıyorsunuz?” diye sormuş ve yanıtı almıştım:
“İnşaallah tasfiye oluruz. Allah bize sağlık sıhhat verirse, yaşayabilirsek şirket yönetimindeki etkimizi kademe kademe azaltıp 2015 yılından itibaren yani 2016’nın başında bu işlerden tamamen çekilmeyi planlıyorum kafamda. Benim o zaman Ankara’da veya İstanbul’da bir bürom olacak, gelip orada vakit geçireceğim. Gelip okuyacağım, edeceğim ama işlere karışmayacağım. Çocuklar da çekirdekten yetiştiği için zaten bize ihtiyaç olmayacak.”
Nitekim zaman içinde Limak’taki gelişmeler bu öngörüyü kısmen doğruladı. İki ortak bugün biraz geri çekilerek tribünlerdeler ve sahadaki ikici kuşağı izliyorlar.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.