Emtia tarafı hâlâ sıkıntılı ve fiyatlar yukarı yönde baskılanıyor. Vadeli petrol kontratlarının Brent nezdinde Cuma gecesi bizim kapalı olduğumuz işlem diliminde $110 bölgesini test etmesi, zaten problemli ve aksak ilerleyen fiyatlama mekanizmalarını baskılamak için yeniden öne çıktı. Yatırımcıların, mevcut ABD yönetiminin iş başına geldiği süreçten bu yana enflasyonda yukarı yönlü risklere farklı birçok gerekçe ile daha hassas durumda yaklaşmaları ve bunun pozisyonlanmayı da farklı tarafa sürüklemesi, para politikasında yapılan ayarlamalar ile beraber hepimizin durduğu noktanın farklılaşmasına zemin hazırlıyor. İşlemciler, Cuma gününün ardından Fed açısından gelecek dönem beklentilerini Ekim ayını pas geçme ve Aralık’ta +25bp ile yeniden topa girme şeklinde belirlemiş durumda. Benzer eğilimi ECB’ye dair OIS fiyatlamaları nezdinde de görmek mümkün. Her iki büyüm merkez bankasının 2027 Haziran’ında bugüne kıyasla para politikası duruşlarının toplamda +60bp civarı daha yukarıda olması, para piyasalarındaki işlemler nezdinde karşımıza çıkmakta. Bu ise, yakın vadede enflasyonist baskıların farklı katalizörler ile ne ölçekte hafifleyeceğinin taşıdığı soru işareti bir yana, globaldeki sıkılaşmanın bir süre daha devam edebileceğine yönelik riskleri canlı tutuyor.
Buradan içeriye doğru geldiğimizde ise fon krizinin fiyatlama tarafındaki olumsuz etkilerinin hissedilmesi durumunda herhangi bir değişiklik maalesef henüz yok. Geçtiğimiz haftaki yazıda sınırlı da olsa fırsat arayışlarına kafa yormuş ve yaklaşan çeyrek dönem finansallarını işaret etmiştik. Ancak, BIST nezdinde işlem hacimlerinin adet ve Türk lirası bazında gerilemeye devam etmesi, düşük emirlerle sert fiyatlamaların oluşmasına neden oluyor ve bu da yatırımcı algısını baskılıyor. Her ne kadar TCMB’den Ağustos sonu itibarıyla fonlama maliyetinde normalleşme-düşüş takip etsek de henüz alternatif getirinin cazibesi masadan kalkabilmiş değil. İlginçtir, yaklaşan PPK toplantısına rağmen tahvil piyasası işlemleri de faizlerde aşağı yönde eğilime imkan tanımıyor, olsa da son derece sınırlı kalıyor. Elbette tüm bu konuştuklarımızda destekleyici olmayan (zorlayıcı) dış koşullar ve gidişat da etkili. Hâlâ daha başta petrol ve türevleri olmak üzere önemli girdi maliyetlerinde bugün ve gelecek döneme ait fiyatlamalar yakın dönem ortalamasının üzerinde seyrediyor ve bu da enflasyonist baskıları canlı tutuyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.