YAYINLAMA 20 Ekim 2026 10:11
GÜNCELLEME 20 Ekim 2026 10:15
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, Ekim 2026’ya ait 31’inci Para Politikası Değerlendirme Notu’nu yayımladı. Değerlendirmede, son Para Politikası Kurulu toplantısının ardından ortaya çıkan fon krizinin ekonomik güveni zedelediği ve para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesi gerektiği ifade edildi.
Enflasyon hedefinin yükseltilmesi ve eylül ayı enflasyon gerçekleşmesinin faiz indirimi için alan oluşturduğu ifade edildi. Kasım ve aralık aylarında baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyondaki iyileşmenin durabileceği değerlendirilmekle birlikte, fon krizi yaşanmasaydı politika faizinin yüzde 35’e indirilebileceği kaydedildi.
Geri dönmeyen krediler artabilir, şirketler likidite sorunu yaşayabilir
Çalışma Grubu, fon krizi nedeniyle geri dönmeyen kredilerde artış yaşanabileceğine, şirketlerin likidite yetersizliği ve bilanço zafiyetleriyle karşılaşabileceğine dikkat çekti.
Bu riskleri hafifletecek ihtiyati önlemlerin TCMB tarafından Finansal İstikrar Komitesi’nde gündeme getirilmesi önerildi. Finans piyasalarında bu tür krizleri önlemekle sorumlu kurumların yasal yetkilerine rağmen krizin yaşanmış olmasının da incelenmesi gerektiği vurgulandı.
MSCI kararı ve fon krizi Türkiye İçin yeni risk oluşturuyor
Notta, MSCI’ın 15 Ekim’de Türkiye endekslerindeki belirli değişiklikleri dondurma kararı aldığı hatırlatıldı. Fon krizine ilişkin belirsizliklerle birlikte bu kararın Türkiye ekonomisi açısından yeni ve önemli bir risk kaynağı oluşturduğu ifade edildi.
Çalışma Grubu, TCMB’nin piyasalarda güveni sağlayacak tedbirler alınana kadar finansal sistemin işleyişine ilişkin riskleri para politikası kararlarında dikkate alması gerektiğini belirtti.
2026 hedefi aşılabilir, 2027 tahmini de risk altında
Notta, eylül ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,73, aylık enflasyonun yüzde 1,84 ve mevsim etkilerinden arındırılmış aylık enflasyonun yüzde 1,61 olduğu aktarıldı. Yıllık enflasyonun Temmuz 2025-Eylül 2026 döneminde yüzde 29,7 ile yüzde 33,5 arasında seyrettiği belirtildi.
Enflasyon beklentilerinin çıpalanamamasının fiyatlama davranışlarındaki ataleti sürdürdüğü değerlendirilirken, 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefi aşmasının beklendiği kaydedildi.
Çalışma Grubu, 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda 2027 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olmasına karşılık TCMB’nin 13 Ağustos tarihli Enflasyon Raporu’nda yüzde 15 hedefini korumasını, para politikasına güveni azaltan bir uyumsuzluk olarak nitelendirdi. Mevcut programın eksiklikleri ve yaklaşan seçimler nedeniyle yüzde 21’lik hedefe ulaşılmasının da zor göründüğü ifade edildi.
TEPAV’dan enflasyonla mücadele için vergi reformu ve yapısal dönüşüm çağrısı
Değerlendirmede, maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi için kapsamlı vergi reformu, kayıt dışılıkla mücadele, kamu harcamalarının etkin biçimde yeniden yapılandırılması ve koşullu gelir garantilerinin gözden geçirilmesi önerildi.
BDDK, SPK, TCMB ve TÜİK’in politik baskılara karşı bağımsızlığını güçlendirecek yasal düzenlemelerin önemine işaret edildi. Hukukun üstünlüğü, etkin bir yargı sistemi ve verimlilik, eğitim, yeşil dönüşüm ile gelir eşitsizliği alanlarındaki yapısal reformlar da öne çıkan başlıklar oldu.
Çalışma Grubu ayrıca, enflasyon hedeflerine öngörülen sürelerde ulaşılamama olasılığı doğduğunda nedenlerin ve alınması gereken önlemlerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini yineledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.