Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
Sel felaketi oldu, Kocaeli’de 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. Akıllı olan insan, eğer yağmur yağdığında sel oluyorsa oraya karşı önlem alır. Ne yapar? Oraya bariyer yapar ama ev yapmaz. Ama rant bazen insanın gözünü köreltiyor. Para, insanların sağlıklı karar almasının önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Derelere, sellerin geldiği yerlere ev yapıyor, apartman yapıyor. İnsanlar hayatını kaybediyor. Sonra bir bakıyorsunuz, Çevre ve Şehircilik Bakanı arkasında bürokratlar, yanında belediye başkanları, oraları geziyor. Nereyi geziyorsunuz siz? Orada neyi görüyorsunuz siz? Siz herhangi bir ilde yapılan binanın kaç katlı olacağına Ankara’da oturup karar verebiliyorsunuz. Belediyenin bütün kararlarına müdahale edebiliyorsunuz. 25 yıldır iktidardasınız. Dere yataklarına ev yapılmasına neden izin verdiniz? Hangi gerekçeyle izin verdiniz? Geziyorsunuz, acıları paylaşıyorsunuz. Göstermelik geziler olmaz, olmaz! Siz önlem alırsınız, ondan sonra bakarsınız. Önlem almıyorsunuz, insanlar hayatını kaybediyor. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Riski önceden görmeyen ve bunun önlemini almayan bir iktidara da halk için çalışan iktidar denmez. O iktidarın adı, rantiye için çalışan, vurgunlar için çalışan iktidardır.
Muhtarlar Günü’nü kutluyorum. Sizin hakkınızı her yerde savundum, her yerde. CHP’nin sizin için düşündüğü çok güzel şeyler var. Sizin mahallenizle ilgili bir karar belediye meclislerinde görüşülecekse siz de ona katılacaksınız; söz ve oy sahibi olacaksınız. Bunu sağlayacağız. Sizden habersiz mahallede bir şey yapılmayacak. Belediye meclisinde sizin yeriniz, kararınız, oyunuz olacak.
"AKP iktidarı demek, vurguncuların iktidarı demek"
Fon vurguncuları var. Diyeceksiniz ki vurguncular sadece fonda mı oluyor? Hayır. AKP iktidarı demek, vurguncuların iktidarı demek. AKP iktidarı demek, vurguncuları korumak demek. AKP iktidarı demek, insanların onuruyla oynamak demek. Bu fon olayı nasıl ortaya çıktı diye bir soru sormuştum. Sorum şuydu: Acaba Erdoğan sonrası hesap yapan insanların bu işi kaşıdığı bir olay mı var? Erdoğan sonrasında AKP içinde bir hesaplaşma yürüyor. Ama bu ülkeyi felakete sürükleyecek tabloyu önümüze koymasınlar. Soruyoruz: 455 bin 758 mağdurun soyulmasına göz yumdular. Bunların haklarını, hukuklarını teslim edecek misiniz? Ama teslim ederken hazineden bir kuruş alırsanız, bu milletin vergisinden bir kuruş alırsanız dünyayı size dar ederiz, dar! Fonculardan alacaksınız, götürüp haklarını teslim edeceksiniz.
"Siyasetçiyle bürokratın el ele verdiği bir sürecin içindeyiz"
SPK ve BDDK yöneticileri yerlerinde duruyor. Bunları ne zaman alacaksınız? Ne zaman bir yerlere koyacaksınız? Ne zaman bunlardan hesap soracaksınız? Bekliyorlar, beyefendiler istifa etsin. Ne istifası? Derhal görevden alacaksınız ve hesabını soracaksınız. Takasbank'ta borç alanla borç veren birbirini tanımaz; bir şaibe bulaşmasın diye. E ama bazıları bu riski görüyor, malı görüyor, nasıl götüreceğini gayet iyi biliyor. Nasıl oluyor bu? Bu düzen nasıl inşa edildi? Yurt dışındaki kredi derecelendirme kuruluşu bunu görüyor ama bizim SPK, BDDK görmüyor. Neden? Onlar da vurgunun bir parçası. Siyasetçiyle bürokratın el ele verdiği ve milleti soyduğu bir sürecin içindeyiz. Bunun da önüne geçeceğiz.
Ayrıca bunları denetlemesi gereken kişiler, bu kurumların yönetim kurullarında görev alıyorlar. Kimi kime teslim ediyorsunuz? Bu nasıl denetlenecek? Zaten sorumlu. Bu atamayı hangi ahlaki temele dayandırarak yaptınız, bunu da soruyoruz. Denetçiyi, denetlenecek kurumun yönetim kuruluna hangi ahlaki temellere dayanarak atadınız? Yahu devleti çürütüyorsunuz siz. Denetçi de malı götürürse ne olacak? Kime denetleteceğiz? Hadi Saray götürüyor, bakanlar götürüyor, bürokratlar götürüyor. Yahu bu millet, götürenlerin ülkesi mi acaba? Size hesap sormazsak namert olacağız.
Bu malı götürenlerin listesini açıklayın ya! Bu hırsızların adını açıklamak niye bu kadar zor oluyor? Gidiyorsunuz sanatçıları gözaltına alıyorsunuz, belediye başkanlarını alıyorsunuz, televizyonları çağırıyorsunuz, gazetecileri çağırıyorsunuz. Dünyanın soygununu yapan insanların isimlerini açıklamıyorsunuz. Neden? Yoksa siz de mi o sürecin parçasısınız? Yoksa siz de mi malı götürenlerin parçasısınız? Siyasetçilerle bürokratların iş birliği yaptığı düzen, düzen değildir. Bu düzende çark çalışmaz. Çalışmıyor da zaten.
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: KEMAL KILIÇDAROĞLUCHP
DAHA FAZLA HABER OKU
Üsküdar Belediye Başkan Vekilliğine AK Partili Sarıoğlu seçildi
MHP lideri Bahçeli: Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir
DEM Parti’den siyasi partilere ziyaret: Süreç, 2027 bütçesi ve "fon krizi" gündemde
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.