21 Ekim 2026, Çarşamba · 12:58 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Doğrudan yatırımlarda böylesine bir çıkış görülmedi

Doğrudan yatırımlarda böylesine bir çıkış görülmedi

Çıkış rekor düzeyde Gelenin neredeyse yarısı kadar çıkış Borsa böyle oldukça…

Türkiye’nin son yıllarda doğrudan yatırım çekmekte nasıl zorlandığı ortada. Bir yandan yabancılar Türkiye’de yatırım yapmaktan kaçınıyor, bir yandan da Türk girişimciler yurt dışında yatırımı tercih ediyor. Hatta hem toplam, hem gerçek anlamda yatırım sayılmayan gayrimenkul hariç tutulduğunda yurt içi yerleşiklerin dışarıdaki yatırımları, yabancıların Türkiye’deki yatırımlarını epeyce aşmış durumda. Bu konuyu 19 Ekim’de detaylı olarak işlemiştim.

Bugün yabancı yatırımcıların Türkiye’deki yatırımlarını daha detaylı irdelemek istiyorum…

Merkez Bankası ödemeler dengesinde yabancıların doğrudan yatırımlarını şöyle detaylandırıyor:

■ Toplam yatırım temelde “sermaye, diğer sermaye ve gayrimenkul” olmak üzere üç kalemden oluşuyor.

■ Sermaye, yapılan yatırımdan tasfiyenin düşülmesiyle bulunuyor.

■ Diğer sermaye kalemi, yurt dışındaki ana ortağın Türkiye’deki şube, iştirak ya da bağlı ortaklığa verdiği veya yurt dışındaki şube ise onun Türkiye’deki ana ortağa verdiği kredileri ve geri ödemeleri kapsıyor. Bu kalemdeki tutar elbette bir döviz girişi ama gerçek anlamda bir doğrudan yatırım değil. Hele hele sıfırdan doğrudan yatırım hiç değil.

Çıkış rekor düzeyde

Sermaye kalemindeki tutarın yapılan yatırımdan, yani gelen dövizden tasfiye edilen yatırımın çıkarılmasıyla bulunduğunu belirttim.

Yani Türkiye’ye gelen ve Türkiye’yi terk eden…

Girişte de vurguladığım gibi Türkiye doğrudan yatırım çekmekte zorlanıyor. Yabancı Türkiye’de yatırım yapmaya eskisi kadar istekli değil. Burada kastettiğim tabii ki diğer sermaye ve gayrimenkul dışında kalan kalem. Diğer sermaye zaten daha önce yapılmış yatırıma kaynak aktarma, gayrimenkul ise malum.

Önemli olan sıfırdan ya da değil, yatırım…

Bu yılın ağustosu itibarıyla yıllık bazda 7,8 milyar dolar düzeyinde olan bu tutar önceki yıllara göre fena değil gibi görünüyor. Türkiye zaten 2015’ten bu yana yıllık bazda 10 milyarın üstünü çoktan unuttu.

Bu yılki yatırım tutarı fena değil ama çok fena olan başka bir gösterge var.

Daha önce yapılmış yatırımların tasfiyesi…

İşte yabancı Türkiye’deki yatırımlarını yangından mal kaçırırcasına tasfiye ediyor.

Tutarlar dramatik bir çıkışa işaret ediyor.

Ağustos itibarıyla son bir yılda 7,8 milyar dolarlık yatırım girişi olmuş ama aynı dönemde 3,4 milyar dolarlık da tasfiye yaşanmış.

3,4 milyar dolar, şimdiye kadarki en yüksek tutar. Bu bir rekor!

Bu yılın ilk sekiz ayında 5,6 milyar dolarlık yatırım girişine karşılık 2,5 milyar dolarlık da tasfiye var.

2025’in ilk sekiz ayındaki tasfiye 766 milyon dolarmış. 766 milyondan 2,5 milyara…

Bu yılki tasfiye de aylara göre şöyle: “Ocak 254 milyon, şubat 333 milyon, mart 320 milyon, nisan 226 milyon, mayıs 46 milyon, haziran 1,3 milyar, temmuz 44 milyon, ağustos 20 milyon dolar.”

Gelenin neredeyse yarısı kadar çıkış

2006’dan bu yılın ağustos sonuna kadar olan veriler tasfiye edilen yatırımların gelen yatırıma oranının 2026’da en yüksek düzeye çıktığını ortaya koyuyor.

Bu yılın ilk sekiz ayında gelen her 100 dolarlık yatırıma karşılık 44,6 dolarlık tasfiye söz konusu.

Son bir yılda ise her 100 dolarlık yatırıma karşılık tasfiye edilen, yani Türkiye’yi terk eden yabancı sermayenin 43,6 dolar olduğu görüldü.

Öyle bir gidişat yaşanıyor ki çok yakın zamanda gelen her 2 dolarlık doğrudan yatırımın 1 doları düzeyinde bir tasfiye yaşanacak gibi…

Bu çok vahim bir durum, üstünde uzun uzadıya düşünülmesi gereken bir durum.

Hem yabancı yatırım çekmekte zorluk yaşa, hatta başarısız ol; hem de daha önce yapılmış yatırımları Türkiye’de tutma başarısı bile göstereme!

Borsa böyle oldukça…

Doğrudan yatırımı tanımlarken şu ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor.

Bir kere her doğrudan yatırım mutlaka yeni yatırım demek değil, sıfırdan yatırım demek hiç değil. Bir tesis komple alınabildiği gibi hisse alımı yoluyla da sermaye getirilebiliyor.

Bu çerçevede borsada yapılan alımlar yüzde 10 sınırı aşıldığı takdirde yabancı sermaye girişi sayılıyor.

Bir yabancı yatırımcının Türkiye’de borsada işlem gören bir şirketin yüzde 10’dan fazla hissesini alması halinde bu döviz doğrudan yatırım çerçevesinde getirilmiş döviz olarak tanımlanıyor.

Dolayısıyla tasfiye kavramı, Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli bir şirketin kapısına kilit vurulduğu ya da o şirketin tümüyle el değiştirdiği anlamına gelmiyor. Yabancı borsadaki hisselerini satıp eline geçen parayı yurt dışına transfer ettiği sürece bu işlem de ödemeler dengesinde tasfiye olarak yer alıyor.

Şimdi durup düşünelim… Sermaye piyasası böyleyken, fon vurgunu yabancıları bile etkilemişken, hisse senetlerinin değerine ilişkin dalgalanma böylesine hızlıyken yabancıların Türkiye’den çıkmasında şaşılacak bir yön var mı?

İlgili Haberler
Makroekonomi Sanayi üretici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,32 arttı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Gram altın 8 bin TL olacak mı? Muhammet Bayram yıl sonu tahminini açıkladı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi EPDK'dan elektrik piyasasında yeni düzenleme: Borcunu ödemeyenlere kısıtlama CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi AKARYAKITA DEV İNDİRİM! Benzine İkinci İndirim Geliyor mu? 21 Ekim 2026 Güncel Benzin, Motorin ve LPG Fiyatları CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi SPK'dan 3 aracı kuruma geçici durdurma kararı CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.