22 Ekim 2026, Perşembe · 18:49 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Vergi rekabetinde Türkiye ilk 10'da: ABD ve Almanya geride kaldı

Tax Foundation’ın 2026 vergi rekabetçiliği endeksi 38 OECD ülkesini karşılaştırdı. Türkiye, ABD ve Almanya'yı geride bırakarak ilk 10'a yerleşti. Sıralamada dikkat çeken ülkeler ve zirveyi belirleyen kurallar merak konus…

Vergi rekabetinde Türkiye ilk 10'da: ABD ve Almanya geride kaldı

Tax Foundation’ın 2026 vergi rekabetçiliği endeksi 38 OECD ülkesini karşılaştırdı. Türkiye, ABD ve Almanya'yı geride bırakarak ilk 10'a yerleşti. Sıralamada dikkat çeken ülkeler ve zirveyi belirleyen kurallar merak konusu oldu.

Murat Ali Oral 22 Ekim 2026 12:30 22 Ekim 2026 12:41 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

ABD merkezli Tax Foundation, 19 Ekim'de yayımladığı 2026 Uluslararası Vergi Rekabetçiliği Endeksi'nde 38 OECD ülkesini karşılaştırdı. Türkiye'nin çok sayıda büyük ekonomiyi geride bırakması dikkat çekerken listenin iki ucu arasında belirgin bir fark oluştu. Peki hangi ülkeler en alt basamaklarda, Türkiye'nin önünde kimler var ve zirvede hangi vergi sistemi bulunuyor?

Araştırma, ülkeleri verginin yalnızca yüksekliğine göre değil, sistemin rekabetçiliğine ve ekonomik kararları ne ölçüde etkilediğine göre değerlendiriyor. Kurumlar vergisi, kişisel vergiler, tüketim vergileri, mülkiyet vergileri ve sınır ötesi kurallar ayrı ayrı inceleniyor. Dolayısıyla üst sıralarda yer almak, vatandaşların daha az vergi ödediği anlamına gelmiyor. Endekste Temmuz 2026 itibarıyla ulaşılabilen veriler kullanılıyor.

Listenin sonunda 45,7 puanla Fransa bulunuyor. Kolombiya 47,3 puanla 37'nci, İtalya 50,8 puanla 36'ncı, İspanya 57,5 puanla 35'inci sırada. Fransa, kurumlar vergisi kategorisinde de son sırada yer alırken İtalya mülkiyet vergilerinde 38'inci basamağa geriliyor. Avrupa'nın büyük ekonomilerinin listenin sonunda bulunması dikkat çekiyor.

Bir sonraki grupta 59 puanla İzlanda 34'üncü, 59,6 puanla Portekiz 33'üncü, 61,2 puanla Polonya 32'nci, 61,6 puanla Danimarka 31'inci sırada. Polonya tüketim vergilerinde 36'ncı olurken Danimarka kişisel vergilerde 37'nciliğe düşüyor. Bu sonuç, farklı ülkelerin aynı genel sıralama bölgesine farklı vergi düzenlemeleri nedeniyle yerleşebildiğini gösteriyor.

İngiltere 61,9 puanla 30'uncu, İrlanda 62,2 puanla 29'uncu, Japonya 62,3 puanla 28'inci ve Belçika 63,5 puanla 27'nci sırada. İrlanda kurumlar vergisinde dördüncü, Birleşik Krallık sınır ötesi vergi kurallarında birinci olmasına rağmen genel sıralamada alt basamaklarda kalıyor. Japonya'nın tüketim vergilerindeki beşinciliği de genel performansı yukarı taşımaya yetmiyor.

Güney Kore 63,8 puanla 26'ncı, Slovenya 64,5 puanla 25'inci, Şili 65,2 puanla 24'üncü, Yunanistan 65,9 puanla 23'üncü sıraya yerleşti. Güney Kore tüketim vergilerinde ikinci sırada olmasına karşılık kişisel vergilerde sonuncu. Yunanistan ise kişisel vergilerde beşinci sırada bulunuyor. Bir alanda yüksek puan almak, toplam sıralamada aynı başarıyı garanti etmiyor.

Finlandiya 66,2 puanla 22'nci, Meksika 66,9 puanla 21'inci, Norveç 67,5 puanla 20'nci sırada bulunuyor. Meksika mülkiyet vergilerinde ikinci sıraya yükselse de sınır ötesi vergi kurallarında son sırada yer alıyor. Finlandiya'nın kurumlar vergisi kategorisindeki 10'unculuğu da ülkeyi genel sıralamada ilk 20'ye taşımıyor. Bundan sonraki basamaklarda Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden biri var.

Almanya 69,2 puanla 19'uncu, Avusturya 70,9 puanla 18'inci sırada. Almanya kurumlar vergilerinde 30'uncu ve kişisel vergilerde 34'üncü olurken sınır ötesi düzenlemelerde dokuzuncu sıraya yükseliyor. Avrupa ekonomisinin iki önemli merkezi arasındaki puan farkı sınırlı olsa da her iki ülke de ilk 10'un dışında. Bir sonraki sırada ise dünyanın en büyük ekonomisi bulunuyor.

ABD, 71,2 puanla 17'nci sırada yer aldı. Tüketim vergilerinde üçüncü ve kurumlar vergilerinde sekizinci olan ABD, sınır ötesi vergi kurallarında 37'nciliğe kadar geriliyor. Bu tablo, ülkenin bazı vergi alanlarındaki avantajlarının uluslararası vergileme kurallarındaki zayıf sonuçla dengelendiğini gösteriyor. ABD, Türkiye'nin bulunduğu ilk 10 grubuna giremedi.

Hollanda 71,6 puanla 16'ncı, Kanada 72,2 puanla 15'inci ve Kosta Rika 73,3 puanla 14'üncü sırada. Hollanda sınır ötesi vergi kurallarında üçüncü, Kanada tüketim vergilerinde sekizinci basamakta yer alıyor. Kosta Rika ise tüketim vergilerinde altıncı olmasına rağmen kurumlar vergisi kategorisinde 35'inci sırada. İlk 10'a yaklaştıkça ülkeler arasındaki puan farkı azalıyor.

İsveç 74,6 puanla 13'üncü, Slovakya 74,7 puanla 12'nci ve İsrail 75,1 puanla 11'inci sırada bulunuyor. Slovakya kişisel vergilerde ikinci sırayı alırken tüketim vergilerinde 33'üncülüğe düşüyor. İsrail de kurumlar vergilerinde 11'inci, kişisel vergilerde 31'inci basamakta yer alıyor. İlk 10 sınırına gelindiğinde Türkiye'nin konumuna ilişkin merak da artıyor.

İlk 10'un kapısını 75,6 puanla Macaristan açıyor. Ülke kurumlar vergilerinde beşinci, kişisel vergilerde üçüncü ve sınır ötesi kurallarda dördüncü sırada bulunuyor. Buna karşılık tüketim vergileri kategorisinde 38 ülkenin sonuncusu. Macaristan'ın bu farklı sonuçları, listenin tek bir vergi oranına göre hazırlanmadığını gösteriyor. Hemen üstünde Türkiye'nin de yer aldığı bölüm başlıyor.

Türkiye, 76 puanla 38 OECD ülkesi arasında dokuzuncu sırada yer aldı. Böylece ABD, Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa gibi ülkeleri geride bıraktı. Türkiye'nin konumu, 2026 raporunun güncellenmiş yöntemiyle yeniden hesaplanan 2025 sıralamasına göre iki basamak iyileşti; ancak puanı 76'da değişmedi. Dolayısıyla bu yükseliş, Türkiye'de genel vergi yükünün azaldığının kanıtı değil.

Türkiye'nin en iyi sonucu kişisel vergilerde geldi: 86,6 puanla altıncı sıra. Sınır ötesi vergi düzenlemelerinde ise 81,9 puanla sekizinci sırada bulunuyor. Yurt dışından elde edilen temettü gelirlerine yönelik istisnalar ve 94 ülkeyi kapsayan vergi anlaşması ağı olumlu değerlendiriliyor. Öz kaynak kullanımını teşvik eden vergi indirimi de sistemin güçlü yanları arasında gösteriliyor.

Türkiye, tüketim vergilerinde 15'inci, kurumlar vergilerinde 21'inci ve mülkiyet vergilerinde 22'nci sırada. Raporda şirket zararlarının başka dönemlerin kazançlarından düşülmesine ilişkin sınırlamalar eleştiriliyor. Genel KDV oranının potansiyel tüketim matrahının yarısından azını kapsaması ile taşınmaz devirleri ve finansal işlemler üzerindeki farklı vergiler de zayıf alanlar arasında sayılıyor.

Türkiye'nin hemen üstündeki Avustralya, 78,9 puanla sekizinci sıraya yerleşti. Mülkiyet vergilerinde üçüncü ve tüketim vergilerinde dokuzuncu olan ülke, kurumlar vergilerinde 29'uncu sıraya geriliyor. Bu belirgin farklılık, toplam puanın beş kategorinin birlikte değerlendirilmesiyle oluştuğunu gösteriyor. Türkiye ile Avustralya arasındaki puan farkı sınırlı olsa da ülkenin güçlü olduğu vergi alanları farklılaşıyor.

Çekya 79,4 puanla yedinci, Lüksemburg 81,9 puanla altıncı sırada yer aldı. Çekya kişisel vergilerde dördüncü sıraya yükselirken tüketim vergilerinde 32'nci basamakta bulunuyor. Lüksemburg ise tüketim vergilerinde yedinci, sınır ötesi kurallarda beşinci. İki ülkeden sonra liste ilk beşe giriyor; burada Baltık ülkelerinin ağırlığı dikkat çekiyor.

İlk beşin son basamağında 82,6 puanla Litvanya bulunuyor. Ülke kurumlar vergilerinde üçüncü, mülkiyet vergilerinde altıncı ve kişisel vergilerde 10'uncu sırada yer alıyor. Buna karşılık tüketim vergilerinde 23'üncü basamağa geriliyor. Litvanya'nın genel sıralamadaki başarısı, farklı vergi alanlarında dengeli sonuçlar alınmasının rekabetçilik puanına nasıl yansıdığını gösteriyor.

İsviçre 86,8 puanla dördüncü sırayı aldı. Sınır ötesi vergi kurallarında ikinci, tüketim vergilerinde dördüncü olan ülke, mülkiyet vergilerinde 36'ncı sıraya geriliyor. Bu farklılık, yüksek genel puanın bütün vergi kalemlerinde üstünlük anlamına gelmediğini bir kez daha ortaya koyuyor. İlk üçe giren ülkelerdeyse kurumlar vergisi ile tüketim vergisi modelleri öne çıkıyor.

Yeni Zelanda, 88,2 puanla üçüncü sırada yer alıyor. Ülke tüketim vergilerinde 38 OECD üyesinin birincisi; buna karşılık kurumlar vergilerinde 31'inci sırada bulunuyor. Kişisel vergilerde yedinci, mülkiyet vergilerinde sekizinci sırayı alan Yeni Zelanda'nın performansı, geniş kapsamlı tüketim vergisi düzenlemelerinin endeks üzerindeki etkisini gösteriyor. Zirveye kalan iki ülke ise aynı bölgede bulunuyor.

Letonya, 92,5 puanla ikinci sıraya yerleşti. Kurumlar vergisinde birinci, mülkiyet vergilerinde dördüncü ve sınır ötesi kurallarda altıncı sırada bulunuyor. Şirketlerin dağıtılmayan kârlarının vergilendirilmesine ilişkin yaklaşım, ülkenin kurumlar vergisi değerlendirmesinde öne çıkmasını sağlıyor. Bununla birlikte tüketim vergilerinde 22'nci sırada. Birinci sıradaki ülke Letonya'nın hemen kuzey komşusu.

Zirvede 100 puanla Estonya bulunuyor. Ülke 2014'ten bu yana endeksteki birinciliğini koruyor. Şirketlerin dağıtılmayan ve yeniden yatırıma yönlendirilen kârlarının vergilendirilmemesi, bu sonucun önemli nedenlerinden biri. Estonya kişisel vergilerde ve mülkiyet vergilerinde birinci, kurumlar vergilerinde ikinci sırada. Türkiye ise 76 puanla dokuzunculuğa yükselse de iki ülkenin sistemleri farklı alanlarda öne çıkıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Makroekonomi Akaryakıt indirimi pompaya tam yansımadı! Dizelde 3 sent eksik kaldı Sabah Finans Ekonomi · 3 saat önce Borsa 247 milyar dolarlık servet için kritik hamle! Meta’dan Zuckerberg’e özel plan Ekonomim · 4 saat önce Makroekonomi AJet'ten indirimli uçak bileti: 100 bin koltuk sarışta Yeni Şafak Ekonomi · 5 saat önce Makroekonomi AJet'ten indirimli uçak bileti: 100 bin koltuk satışta Yeni Şafak Ekonomi · 5 saat önce Borsa AJet'ten yurt içi uçuşlara yönelik bilet kampanyası Döviz.com · 5 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.