YAYINLAMA 22 Ekim 2026 15:34
GÜNCELLEME 22 Ekim 2026 15:35
CHP Genel Başkanlığı Koordinatörü Gürsel Tekin, “Siyasetin Gölgesinde Servet, Fonların Ardında Kim Var?” başlığıyla yaptığı açıklamada, siyasette zenginleşme ve yatırım fonları üzerinden ortaya atılan yolsuzluk iddialarının şeffaf biçimde araştırılması çağrısında bulundu.
Türkiye'de vatandaşların geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirten Tekin, bir yanda ay sonunu getirmekte zorlanan emekliler ve borçla ayakta kalmaya çalışan esnafın, diğer yanda ise kaynağı ve ilişkileri sorgulanması gereken büyük servetlerin bulunduğunu ifade etti.
Tekin, “Vatandaş simidin hesabını yaparken, milyonların hesabını kim verecek?” diye sordu.
“Siyaset halka hizmet etmek için mi, servet büyütmek için mi?”
Siyasetçilerin mal varlıklarındaki artışların sorgulanmasının halkın hakkı olduğunu vurgulayan Tekin, şu ifadeleri kullandı:
“Siyaset halka hizmet etmek için mi yapılır, yoksa güç ve nüfuz üzerinden servet büyütmenin kapısını açmak için mi? Bir siyasetçinin mal varlığı açıklanması gereken ölçüde artmışsa, bunun kaynağını sormak kimseye düşmanlık değildir. Bu, halkın en doğal hakkıdır.”
Fonlardaki para trafiğinin incelenmesini istedi
Yatırım fonları üzerinden yürütülen işlemlere ilişkin usulsüzlük iddialarına da değinen Tekin, şüpheli işlemlerin ve bağlantıların ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini belirtti.
Tekin, fonlardaki kazanç ve kayıpların yanı sıra denetim ve sorumluluk mekanizmalarının da incelenmesi çağrısında bulunarak şunları söyledi:
“Fonlar üzerinden yürütülen işlemlerde usulsüzlük şüphesi varsa, para trafiği ve bağlantılar son kuruşuna kadar incelenmelidir. Kim para kazandı, kim zarar gördü, kim denetledi, kim sorumluluk taşıyor? Bu soruların cevabı siyasi hesaplarla değil, belgelerle ve bağımsız soruşturmalarla verilmelidir.”
Tekin, “Kimsenin makamı dokunulmazlık zırhı, hiçbir siyasi bağlantı adaletin önünde kalkan olmamalıdır” ifadelerini kullandı.
“Toplumda çifte standart duygusu oluşuyor”
Açıklamasında toplumdaki adalet ve eşitlik algısına da değinen Tekin, yolsuzluk iddialarının yanı sıra kamuoyunda oluşan çifte standart duygusuna dikkat çekti.
Vatandaşların borçları nedeniyle karşı karşıya kaldığı yaptırımları hatırlatan Tekin, kamu kaynaklarının ve büyük tutarlı finansal işlemlerin de aynı kararlılıkla denetlenmesi gerektiğini ifade etti.
Tekin, “Vatandaşın borcu gecikince kapısına dayanılıyor da kamu kaynaklarının hesabı sorulunca neden aynı kararlılık görülmesin? Sıradan insanın her kuruşu sorgulanırken büyük paraların izini sürmek neden zor olsun?” sorularını yöneltti.
“İddia, kanıtlanmış suç değildir”
Yolsuzluk iddialarının hukuki süreçler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, iddiaların tek başına suçun kanıtlandığı anlamına gelmediğini vurguladı.
Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
“Elbette iddia, kanıtlanmış suç değildir. Ancak bu gerçek, hiçbir şüphenin araştırılmaması için bahane de olamaz. Somut bulgular varsa soruşturulmalı, suç kanıtlanırsa sorumlular kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir.”
“Devletin kasası kimsenin şahsi cüzdanı değildir”
Kamu kaynaklarının kullanımında hesap verebilirlik ve şeffaflık çağrısını yineleyen Tekin, açıklamasında sert ifadeler kullandı.
“Bu ülke kimsenin çiftliği, devletin kasası da kimsenin şahsi cüzdanı değildir” diyen Tekin, siyasette güç ve nüfuz sahibi kişilerin servetlerinin de fonlarda gerçekleşen büyük tutarlı işlemlerin de sorgulanması gerektiğini belirtti.
Tekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık mesele açık: Siyasette güçlenenlerin serveti de fonlarda dönen büyük paralar da şeffaf biçimde sorgulanmalıdır. Çünkü adalet, yalnızca güçsüzden hesap sormak değildir. Herkes için hukuk, herkes için hesap verebilirlik! Peki, bu hesabı gerçekten soracak cesaret ve kararlılık nerede?”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.