YAYINLAMA 24 Ekim 2026 08:52
GÜNCELLEME 24 Ekim 2026 08:54
Küresel denklemde APEC Zirvesi kapsamında gerçekleşecek ikili ve üçlü liderler görüşmelerinin kritik bir eşik olduğunu ifade eden Zeynep Gürcanlı; Çin, Rusya ve ABD arasındaki temasların yalnızca Asya'yı değil; Orta Doğu, Ukrayna, Tayvan ve küresel ticareti doğrudan etkileyecek sonuçlar doğuracağını belirtti. ABD'nin bölgedeki büyükelçiliklerini boşaltmasının dikkat çekici bir gelişme olduğuna işaret eden Gürcanlı, Trump yönetiminin havuç-sopa politikasıyla İran üzerindeki baskıyı artırmayı hedefleyebileceğini dile getirdi.
Doğu Akdeniz ve Körfez'de dengeleri değiştiren hamleler
Orta Doğu'daki güç bloklarının henüz oturmadığını kaydeden Gürcanlı, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun yayımladığı harita ile İran tehdidine ve Sünni blok yapılarına dikkat çektiğini hatırlattı. İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) eksenine Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) de eklenmesi gerektiğini savunan Gürcanlı, Türkiye'nin bölgedeki gücü arttıkça Atina ve Kıbrıs tarafında alarm zillerinin çaldığını belirtti.
Bölgede Mısır'ın son derece esnek adımlar attığına dikkat çekildi. Mısır'ın Mekke Anlaşması'na doğrudan imza koymamasına rağmen toplantılara katılarak Suudi Arabistan'a askeri destek taahhüdünde bulunduğu ifade edilirken, diğer taraftan Libya Parlamentosu'nun Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasını onaylaması üzerine harekete geçtiği aktarıldı. Mısır'ın, Yunanistan ile mevcut deniz anlaşmasını Türkiye sınırlarına doğru genişletme arayışına girmesi, aktörlerin farklı coğrafyalarda hem müttefik hem de rakip konumuna gelebildiğini gösteriyor.
Suudi Arabistan'ın güvenlik çıkmazı
Suudi Arabistan'ın muazzam petrol gelirlerine ve gelişmiş silahlara sahip olmasına rağmen savunmasını yıllarca ABD'ye ihale ettiğini belirten Gürcanlı, ABD'nin Orta Doğu'dan kademeli olarak çekilme eğilimiyle birlikte büyük bir güvenlik boşluğunun doğduğunu söyledi. Bu boşluğu doldurmak için küresel ve bölgesel güçler arasında ciddi bir rekabetin yaşandığı vurgulandı.
İsrail'in; Filistin meselesinde iki devletli çözümden vazgeçilmesi ve İbrahim Anlaşmaları'na katılım şartıyla Suudi Arabistan'a şemsiye olmayı teklif ettiğini kaydeden Gürcanlı; Türkiye'nin ise Pakistan (nükleer güç) ve Suudi Arabistan ile Mekke Anlaşması zemininde üçlü bir birlik kurma önerisiyle gittiğini aktardı. Fransa'nın da bölgeye askeri destek göndererek bu denklemde yer aldığı belirtildi.
"Bu pilav daha çok su kaldırır"
İran füzelerinin ve olası deniz yolu blokajlarının Suudi petrol tesislerini tehdit ettiği bir ortamda, güvenlik sağlanmadığı sürece ekonomik zenginliğin tek başına yeterli olamayacağı ifade edildi. Türkiye ile İsrail arasında ciddi siyasi gerilimler yaşansa da, istihbarat ve güvenlik alanında Suudi Arabistan'ı korumaya dönük fiili veya dolaylı müttefiklik tablolarının ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Gürcanlı, Orta Doğu'daki ittifak arayışları için "Bu pilav daha çok su kaldırır" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.