Scope Ratings, Türkiye'nin kredi notunu ve görünümünü değiştirmedi. Ancak 2027 için enflasyon ve faiz tahminlerini açıklayan kuruluş, tek haneli enflasyona geçiş takvimini riskli buldu. Rezervlerdeki düşüş ve fon piyasasındaki gelişmeler de değerlendirildi.
Murat Ali Oral 24 Ekim 2026 09:23 24 Ekim 2026 09:28 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings, Türkiye'nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notunu BB-, not görünümünü ise durağan olarak teyit etti. 23 Ekim Cuma gecesi açıklanan değerlendirmede sıkı para politikası ve mali disiplin kredi notunu destekleyen unsurlar arasında gösterilirken yüksek enflasyon, döviz rezervlerindeki gerileme ve finansal piyasalardaki kırılganlıklara dikkat çekildi.
Kararın en önemli bölümlerinden biri, Türkiye'nin önümüzdeki iki yıllık faiz ve enflasyon görünümüne ilişkin tahminler oldu. Scope, enflasyondaki düşüşün devam edeceğini ancak hedeflere ulaşmanın zaman alacağını öngördü. Kuruluş, son dönemde yatırım fonlarında yaşanan sorunların finansal sistem üzerindeki etkisini de değerlendirdi.
2027 için faiz yüzde 30, enflasyon yüzde 25 tahmini
Scope Ratings, Türkiye'de ortalama yıllık enflasyonun 2027'de yüzde 25'e, 2028'de ise yüzde 20'ye gerilemesini bekliyor. Kuruluşun para politikası tahmininde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e, 2027 sonunda yüzde 30'a düşeceği öngörülüyor.
TCMB, 22 Ekim'de politika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirmişti. Scope'un yıl sonu tahmini, mevcut faiz düzeyinden 100 baz puanlık ek indirim beklentisine işaret ediyor. Ancak bu oran kuruluşun öngörüsü niteliğinde bulunuyor ve Merkez Bankasının gelecek toplantılarda alacağı kararları kesinleştirmiyor.
Enflasyona ilişkin değerlendirmede, ABD ile İran arasındaki çatışmanın yol açtığı enerji fiyatı baskısının dezenflasyon sürecini yavaşlattığı belirtildi. Buna karşılık ekonomik faaliyetteki yavaşlama, Türk lirasındaki değer kaybının sınırlanması ve akaryakıta yönelik vergi düzenlemelerinin fiyat artışlarını frenleyen unsurlar olduğu değerlendirildi.
Scope, yıllık enflasyonun eylülde yüzde 29,7'ye gerilemesini olumlu bir gelişme olarak ele aldı. Bununla birlikte tek haneli enflasyona ulaşılmasının 2029'a ertelendiğine ve mevcut koşullarda bu takvimin de iyimser göründüğüne dikkat çekti. Böylece kuruluş, enflasyonla mücadelenin yönünü olumlu değerlendirirken sürecin hızına ilişkin belirgin bir uyarıda bulundu.
Fon piyasasındaki sorunların etkisi sınırlı görüldü
Scope'un değerlendirmesinde Türkiye'de son dönemde yatırım fonları ve portföy yönetim şirketleri etrafında yaşanan sorunlara da yer verildi. Bazı yatırım fonlarının işlemlerinin durdurulması ve tasfiye sürecinin gündeme gelmesi, finansal istikrar açısından izlenen gelişmeler arasında gösterildi.
Kuruluş, söz konusu fonların yönettiği varlıkların yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu tahmin etti. Bu tutarın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 0,7 düzeyinde kalması nedeniyle doğrudan ekonomik büyüklük açısından sınırlı olduğuna işaret edildi. Ancak fon piyasasında yaşanan sorunların yatırımcı güveni ve finansal denetim bakımından önem taşıdığı değerlendirmesi de korundu.
Raporda, TCMB'nin likidite desteği ve makroihtiyati önlemler yoluyla piyasaların düzenli işleyişini desteklediği belirtildi. Finansal İstikrar Komitesinin de mevcut riskleri sınırlı ve kontrol altında değerlendirdiği aktarıldı. Bu nedenle Scope, fon piyasasındaki gelişmeleri Türkiye'nin kredi notunu doğrudan değiştirecek ölçekte bir sistemik tehdit olarak ele almadı.
Bununla birlikte kuruluşun finansal sektör değerlendirmesi yalnızca fonlarla sınırlı kalmadı. Yüksek dolarizasyon, kredi büyümesi, şirketlerin döviz pozisyonundaki bozulma ve takipteki krediler üzerindeki baskı, finansal sistemin izlenmesi gereken diğer riskleri arasında sıralandı.
Rezervlerdeki 36 milyar dolarlık gerilemeye dikkat çekildi
Scope, Türkiye'nin uluslararası rezervlerinin ve Türk lirasının iç ve dış gelişmelere duyarlılığını kredi notunu sınırlayan temel unsurlardan biri olarak değerlendirdi. Kuruluşun hesaplamasına göre swap hariç net yabancı varlıklar, Şubat 2026'daki 66 milyar dolardan eylül ayında 30 milyar dolara geriledi.
Yaklaşık 36 milyar dolarlık düşüşte piyasa koşulları ve altın işlemleri etkili oldu. Scope, altın fiyatlarındaki gerileme ile Merkez Bankasının altın satışlarına da dikkat çekti. Buna karşılık 9 Ekim itibarıyla brüt uluslararası rezervlerin 171,6 milyar dolar düzeyinde bulunduğu belirtildi.
Bu iki rezerv göstergesi aynı anlama gelmiyor. Brüt rezervler toplam varlık büyüklüğünü gösterirken swap hariç net yabancı varlıklar, merkez bankasının döviz likiditesini farklı bir açıdan ortaya koyuyor. Bu nedenle brüt rezervlerin yüksek olması, net rezervlerdeki gerilemeye ilişkin bütün riskleri ortadan kaldırmıyor.
Scope, dış finansman ihtiyacının azalmasını ve rezerv yeterliliğinin güçlenmesini kredi notunun gelecekte yükselmesini destekleyebilecek gelişmeler arasında saydı. Buna karşılık rezervlerde belirgin düşüşün sürmesi, dış şoklara karşı dayanıklılığın zayıflaması ve finansal istikrar risklerinin artması not üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek unsurlar olarak gösterildi.
Büyümede toparlanma, cari açıkta baskı bekleniyor
Scope, Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 2,7 büyümesini beklerken 2027 için yüzde 3,5 ve 2028 için yüzde 3,8 büyüme öngördü. Kuruluşa göre 2027'deki toparlanmada seçim öncesinde uygulanabilecek ılımlı mali teşvikler etkili olabilir. Ancak büyüme tahminleri, Türkiye ekonomisinin 2010-2019 dönemindeki yüzde 5,9'luk ortalamasının altında kalıyor.
Cari işlemler açığının milli gelire oranının ise 2025'teki yüzde 1,9'dan 2026'da yüzde 2,5'e yükselmesi bekleniyor. Kuruluş, enerji ithalatındaki artışı bu gelişmenin önemli nedenlerinden biri olarak gösterdi. Enerji fiyatlarının mevcut seviyelerini koruması ve enflasyonla mücadele politikalarının sürdürülmesi halinde cari açığın 2027 ve 2028'de de yüzde 2,5 civarında dengelenebileceği değerlendirildi.
Kamu maliyesi tarafında Scope, 2026-2031 döneminde genel yönetim bütçe açığının milli gelire oranının ortalama yüzde 3,5 olacağını tahmin etti. Aynı dönemde faiz dışı açığın ortalama yüzde 0,5 düzeyinde gerçekleşmesi, kamu borcunun milli gelire oranının ise 2031'e kadar yaklaşık yüzde 25 seviyesinde dengelenmesi bekleniyor.
Bununla birlikte faiz ödemelerinin kamu gelirleri içindeki payının artacağı öngörülüyor. Scope'a göre 2025'te yüzde 8,8 olan bu oran, 2031'de yüzde 10,1'e çıkabilir. Borç stokunun milli gelire oranının görece düşük kalmasına rağmen finansman maliyetlerinin bütçe üzerinde baskı yaratmaya devam etmesi, kuruluşun mali görünümde dikkat çektiği unsurlar arasında bulunuyor.
Kredi notu hangi koşullarda değişebilir?
Scope, durağan görünümün önümüzdeki 12 ila 18 ayda Türkiye'nin kredi notuna yönelik olumlu ve olumsuz risklerin dengede bulunduğu değerlendirmesini yansıttığını belirtti. Türkiye'nin uzun vadeli BB- kredi notu, yatırım yapılabilir seviyenin altında bulunuyor. Kuruluşun not ölçeğinde yatırım yapılabilir en düşük seviye olan BBB-'ye ulaşılması için üç basamaklık yükseliş gerekiyor.
Enflasyonda belirgin ve kalıcı düşüş sağlanması, dış finansman ihtiyacının azalması ve uluslararası rezervlerin güçlenmesi not artışını destekleyebilecek koşullar arasında gösterildi. Kamu maliyesinde iyileşme ve borçlanma maliyetlerinin hafiflemesi de olumlu değerlendirmeye katkı sağlayabilecek gelişmeler olarak sıralandı.
Buna karşılık ekonomide sert yavaşlama, rezervlerde belirgin kayıp ve finansal istikrar risklerinin büyümesi not indirimi ihtimalini artırabilir. İç siyasi istikrarsızlık, güvenlik koşullarındaki bozulma ve uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek ciddi gerilimler de aşağı yönlü riskler arasında yer aldı.
Böylece Scope, Türkiye'nin kredi notunu değiştirmezken önümüzdeki dönemin temel sınavlarını enflasyondaki düşüşün kalıcılığı, rezervlerin yeniden güçlendirilmesi ve para politikasındaki disiplinin sürdürülmesi olarak belirledi. Özellikle 2027 yılına ilişkin faiz ve enflasyon tahminleri, kuruluşun ekonomik normalleşmenin devamını beklediğini ancak bunun hızlı gerçekleşeceğini öngörmediğini ortaya koydu.
Kaynak: HABER MERKEZİ
ekonomi kredi finans
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.