24 Ekim 2026, Cumartesi · 12:58 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

“Atığın farklı değerlerini ekonomiye kazandıracağız”

Atığın farklı değerlerini ekonomiye kazandıran ‘döngüsel ekonomi’ yatırımlarına odaklandıklarını belirten Biotrend Yönetim Kurulu Başkanı Mevhibe Canan Özsoy, “Biyometan, batarya geri dönüşümü, ileri dönüşüm teknolojiler…

EKONOMİST YAZARI Özlem Bay Yılmaz obay@ekonomist.com.tr Profil Yazılar → “Atığın farklı değerlerini ekonomiye kazandıracağız”

Atığın farklı değerlerini ekonomiye kazandıran ‘döngüsel ekonomi’ yatırımlarına odaklandıklarını belirten Biotrend Yönetim Kurulu Başkanı Mevhibe Canan Özsoy, “Biyometan, batarya geri dönüşümü, ileri dönüşüm teknolojileri, karbon piyasaları ve entegre çevre çözümlerinde büyüyeceğiz” diyor.

24 Ekim 2026 | 11:10

2025 yılında 2 milyar 943 milyon TL olarak gerçekleşen net satış geliri, 2026 yılının ilk altı ayında 1 milyar 483 milyon TL’ye ulaşan Biotrend, önümüzdeki dönemde büyüme odağını döngüsel ekonomiye ve atığın farklı değerlerini ekonomiye kazandıran entegre çözümlere çevirdi.

Ekonomist’in 27 Eylül - 10 Ekim 2026 tarihli sayısından

Önümüzdeki dönemde özellikle biyometan, batarya geri dönüşümü, ileri dönüşüm teknolojileri, karbon piyasaları ve entegre çevre çözümlerinde büyümeyi hedefleyen şirket; enerji üretiminin yanı sıra atığın ham maddeye, yakıta ve farklı ekonomik değerlere dönüştürülmesini merkeze alıyor. Aliağa Plastik İleri Dönüşüm Tesisi şirketteki bu dönüşümün öne çıkan örneklerinden biri. Proje kapsamında 9,2 milyar TL tutarında proje bazlı teşvik desteği bulunuyor. Tesisin devreye alınmasıyla yılda yaklaşık 60 bin ton plastik atığın işlenmesi ve yaklaşık 55 bin ton sürdürülebilir polimer ham maddesi üretilmesinin planlandığını söyleyen Biotrend Yönetim Kurulu Başkanı Mevhibe Canan Özsoy, “Hedefimiz, enerji üretiminin ötesine geçerek atığı yüksek katma değerli bir ham maddeye dönüştüren bir döngüsel ekonomi altyapısı oluşturmak” diyor. Özsoy, sorularımızı şöyle yanıtlıyor:

Şirketinizin bugün biyogaz alanındaki toplam kurulu gücü nedir?
Bugün 835 kişilik bir ekiple, Türkiye’nin beş bölgesinde, dokuz ilde 17 tesisle faaliyet gösteriyoruz ve toplam 114,2 MWe kurulu güce sahibiz. Burada önemli olan, biyogazın yalnızca elektrik üretiminde kullanılan bir kaynak olarak kalmaması. Önümüzdeki dönemde biyogazın biyometan gibi farklı ürünlere dönüştürülmesiyle aynı kaynağın kullanım alanlarını genişletmeyi hedefliyoruz. Bu da atık yönetiminde enerji üretiminin ötesine geçen yeni bir değer yaratma alanı açıyor.

2026’da üretiminizde ve kapasite kullanım oranınızda nasıl bir değişim oldu?
2026 yılının ilk yarısında toplam 248,95 GWh net elektrik üretimi gerçekleştirdik. Mevcut lisanslı elektrik üretim kapasitesinin maksimum kullanılması da operasyonel verimlilik hedeflerimizin başında geliyor. Ancak kapasite kullanımını yalnızca daha fazla elektrik üretmek olarak değerlendirmiyoruz. Mevcut tesislerde malzeme geri kazanım oranlarını artırmak, atıktan türetilmiş yakıt (ATY) kapasitesini ve kalitesini geliştirmek gibi operasyonel iyileştirmeler de kapasitenin daha etkin kullanılmasının bir parçası.

Ham maddeyi nereden temin ediyorsunuz?
Biyogaz tesislerimizde kullanılan atıkların temininde belediyeler önemli bir paydaş. Atığın tesise düzenli ve sürdürülebilir şekilde ulaşması, tesis ekonomisinin temel unsurlarından biri. Bu nedenle ham maddeyi yalnızca bir girdi olarak değil, atık yönetimi zincirinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Kaynağın niteliği, miktarı, tesise olan mesafesi ve lojistik koşulları, biyogaz üretiminin ekonomik verimliliğini doğrudan etkiliyor. Ham madde maliyetinin toplam işletme maliyeti içindeki payı ise tesisin ve kullanılan atığın özelliklerine göre değişiyor.

Yatırım kararı alırken, hangi parametrelere odaklanıyorsunuz?
Biyogaz yatırımlarını bugün de ekonomik açıdan değerlendiriyoruz ancak yatırım kararında artık yalnızca elektrik üretim kapasitesine bakmıyoruz. Atığın sürekliliği ve niteliği, tesisin ölçeği, lojistik maliyetleri, mevcut altyapının verimliliği ve elektrik dışındaki gelir potansiyeli birlikte değerlendiriliyor. Son beş yıldaki yatırım yönelimimiz de bu dönüşümü gösteriyor. Plastik ileri dönüşüm, batarya geri dönüşümü, biyometan, atık su arıtma çamuru, mekanik geri dönüşüm ve atıktan türetilmiş yakıt gibi alanları yatırım gündemimize aldık. Önümüzdeki dönemde de özellikle biyometan, batarya geri dönüşümü, ileri dönüşüm teknolojileri, karbon piyasaları ve entegre çevre çözümlerinde büyümeyi hedefliyoruz.

Son yıllarda ne kadarlık bir yatırım gerçekleştirdiniz?
Son üç yıldaki yatırımlarımız ağırlıklı olarak atık yönetimiyle entegre yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi alanlarında yoğunlaştı; plastik ileri dönüşüm, biyometan, batarya geri dönüşümü, mekanik geri dönüşüm, ATY ve entegre enerji çözümleri bu dönemin öne çıkan yatırım başlıkları oldu. Özellikle Aliağa Plastik İleri Dönüşüm Tesisi bu dönüşümün önemli bir örneği. Proje kapsamında 9,2 milyar TL tutarında proje bazlı teşvik desteği bulunuyor; tesisin devreye alınmasıyla yılda yaklaşık 60 bin ton plastik atığın işlenmesi ve yaklaşık 55 bin ton sürdürülebilir polimer ham maddesi üretilmesi planlanıyor. Buradaki hedefimiz, enerji üretiminin ötesine geçerek atığı yüksek katma değerli bir ham maddeye dönüştüren bir döngüsel ekonomi altyapısı oluşturmak.

YEKDEM sonrası döneme nasıl hazırlanıyorsunuz?
30 Haziran 2026 itibarıyla portföyümüzün ortalama kalan YEKDEM süresi 3,7 yıl. Bu dönemi mevcut tesislerde operasyonel verimliliği artırmak, lisanslı kapasitenin daha etkin kullanılması ve elektrik üretiminin yanında geri kazanım, ATY, karbon kredileri ve biyometan gibi alanları büyütmek için değerlendiriyoruz. Bu hazırlık yalnızca mevcut tesislerin verimliliğini artırmakla sınırlı değil. Son yıllardaki yatırımlarımızda da görüldüğü gibi, atık yönetimiyle yenilenebilir enerjiyi bir arada ele alan ve atığın farklı değerlerini ekonomiye kazandıran daha çeşitlendirilmiş bir yapı kuruyoruz. Aliağa Plastik İleri Dönüşüm Tesisi, biyometan ve batarya geri dönüşümü gibi alanlar bu yaklaşımın önemli örnekleri.

Bugün hala biyogaz tesislerinin fizibl olduğunu söyleyebilir miyiz?
Biyogaz yatırımlarında tek bir MW maliyetinden söz etmek yanıltıcı olabilir. Tesisin kullandığı atığın niteliği, ölçeği, lojistik mesafesi, gazın elektrik üretiminde mi kullanılacağı yoksa biyometana mı dönüştürüleceği ve mevcut altyapı maliyeti doğrudan etkiliyor. Sektöre ilişkin güncel bir referans vermek gerekirse, Avrupa Komisyonu’nun 2025 tarihli raporunda anaerobik çürütmeye dayalı bir biyogaz tesisinin sermaye maliyeti yaklaşık 1.500-2.000 Euro/kW, yani kabaca 1,5-2 milyon Euro/MW seviyesinde veriliyor. Bu rakamı Türkiye’deki her proje için birebir yatırım maliyeti olarak görmemek gerekir. Son yıllarda ekipman, finansman, inşaat ve işletme tarafındaki maliyet baskıları yatırım ekonomisini daha hassas hale getirdi. Dolayısıyla yatırım kararında artık yalnızca MW başına maliyete değil, yatırımın hangi atık kaynağıyla ve hangi ürünleri üreterek çalışacağına bakmak gerekiyor.

“Sektör yeni bir aşamaya giriyor”
“Son iki yılda sektörde belirgin bir maliyet baskısı oluştu. Özellikle emek yoğun operasyon yapısı, bakım ve işletme giderleri ile finansman koşulları tesis ekonomisini doğrudan etkiliyor. Türkiye atık yönetiminde son 20 yılda önemli bir altyapı ve tesisleşme kapasitesi oluşturdu. YEKDEM bu dönüşümün hızlanmasında önemli bir rol oynadı. Bugün ise artan maliyetler, finansman koşulları ve YEKDEM sonrası dönemle birlikte sektör yeni bir aşamaya giriyor. Bence önümüzdeki 5-10 yılın temel değişimi, atığın yalnızca bertaraf edilip elektrik üretildiği modelden, içindeki farklı değerlerin birlikte değerlendirildiği döngüsel ekonomi modeline geçiş olacak. Biyometan ve diğer gaz bazlı ürünler, ATY, mekanik ve ileri dönüşüm, karbon piyasaları, ısı ve buhar gibi alanlar daha fazla önem kazanacak. Biotrend olarak biz de 10’dan fazla faaliyet alanını kapsayan yapımızla bu dönüşümün içinde yer alıyoruz.”

EKONOMİST YAZARI Özlem Bay Yılmaz obay@ekonomist.com.tr Profil Yazılar →
İlgili Haberler
Makroekonomi TİGEM 211,9 ton yağlık ayçiçeği satacak: İhale tarihi açıklandı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Borsa ve altın haftayı kayıpla kapattı: Dolar ve avro yükseldi CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi ABD’den Kanada ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinde değişiklik CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Bakan Şimşek: Türkiye, IMF’nin mali şeffaflık değerlendirmesinde üst sıralarda CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Orta Koridor demir yolu projesinde ihale tarihi belli oldu CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.