24 Ekim 2026, Cumartesi · 15:53 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

DOSYA | Peru'da yeni güvenlik doktrini ve polis reformu (3): Fujimori'nin yeni güvenlik mimarisi halkta nasıl karşılık bulacak?

Peru'da devletin zirvesinden sokaktaki zırhlı araçlara kadar uzanan bu radikal güvenlik mimarisini ve polis reformunu masaya yatırırken, işin teorik ve operasyonel boyutları kadar belki de en hayati olan diğer cephesini,…

Lima'nın merkezinden And dağlarının eteklerindeki küçük yerleşimlere kadar uzanan bu geniş coğrafyada yaşayan sıradan bir vatandaşın gözünden baktığımızda, sokaklardaki artan asker ve polis varlığı iki farklı ve keskin duygunun aynı anda tetiklenmesine yol açıyor. Bir tarafta artan şiddet olaylarından, şantaj çetelerinden ve günlük hayatı kabusa çeviren gasp dalgasından bunalmış milyonların devlete duyduğu güvenlik açlığı yer alırken, diğer tarafta ise Latin Amerika'nın acı dolu tarihi geçmişinden kalan otoriterlik ve hak ihlalleri travması bütün ağırlığıyla duruyor. Keiko Fujimori hükümetinin inşa etmeye çalıştığı bu yeni güvenlik mimarisinin toplumsal meşruiyeti, tam da bu hassas psikolojik eşiğin nasıl yönetileceğine bağlı olarak şekilleniyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Şu bir gerçek ki, Peru halkı artık teorik özgürlük tartışmalarından ziyade can ve mal güvenliğinin somut garantisini istiyor. Son yıllarda tırmanan organize suç dalgası, dükkanını açan esnafın ödediği haraçlar, toplu taşıma araçlarında yaşanan silahlı soygunlar ve cinayetler, Peru toplumunun kılcal damarlarına kadar korku salmış durumda. Devletin bu noktada sessiz kalması veya klasik bürokratik yöntemlerle süreci idare etmeye çalışması halk nezdinde tam bir acziyet olarak kodlanıyordu. İşte tam bu noktada Keiko Fujimori'nin polise ve orduya verdiği olağanüstü yetkiler, sokaktaki vatandaş tarafından bir kurtuluş reçetesi, devletin nihayet masaya yumruğunu vurması olarak algılanıyor ve çok yüksek bir kitle desteği görüyor. İnsanlar, zırhlı araçların mahallelerine girmesini, çetelerin sabaha karşı basılmasını ve polisin sokakta ağırlığını hissettirmesini korkunun yarattığı o çaresizlik psikolojisiyle, gayet olumlu karşılıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzüne baktığımızda, bu durumun toplumsal tabanda sadece bir rahatlama yaratmadığını, aynı zamanda derin bir kutuplaşmayı ve kimlik bazlı siyasi kamplaşmaları da körüklediğini görüyoruz. Peru'nun özellikle orta sınıf aydınları, üniversite gençliği, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları, devletin bu sert ve ordu destekli güvenlik modeline oldukça şüpheci ve endişeli bir gözle yaklaşıyor.

Geçmişteki “Baba Fujimori” dönemlerinin yarattığı siyasi travmalar, hafızalardan henüz silinmiş değil. Dolayısıyla polisin ve ordunun bu derece iç içe geçmesi, sokaktaki denetim mekanizmalarının esnetilmesi ve bireysel hak alanlarının daraltılması, yarının otoriter rejiminin ayak sesleri olarak değerlendiriliyor. Toplumun bu kesimi, güvenliğin özgürlüğe feda edilerek sağlanamayacağını, geçici bir huzur uğruna demokratik kazanımların ve sivil denetim kanallarının feda edildiğini yüksek sesle dile getiriyor. Bu da Peru halkını güvenlikçi pragmatistler ile hak ve özgürlük savunucuları olmak üzere iki sert kampa bölmüş vaziyette.

Fujimori yönetiminin bu süreçteki en büyük sınavı, halkta yarattığı bu ilk rüzgârı ve güvenlik memnuniyetini kalıcı bir toplumsal mutabakata dönüştürüp dönüştüremeyeceğidir. Eğer başlatılan bu operasyonlar sadece geçici bir göz boyama olarak kalır, suç şebekeleri yer altındaki sığınaklarından bir süre sonra yeniden çıkmayı başarır ve ekonomik adaletsizlik derinleşmeye devam ederse, halkın şu an duyduğu o coşkulu destek çok kısa süre içinde hayal kırıklığına ve sert bir öfkeye dönüşebilir.

Öte yandan, polisin ve ordunun ortak operasyonları çetelerin finansal ve lojistik damarlarını kalıcı olarak kurutur, sokaklardaki haraç ve şantaj çarkı tamamen kırılırsa, Fujimori bu modeli siyasi kariyerinin en büyük zaferi ve toplumsal meşruiyetinin ana direği haline getirmeyi başaracaktır. Nihayetinde halk sonuç odaklıdır. Teorilere değil, akşam evine sağ salim dönmesine ve dükkanını huzurla açmasına bakar.

Netice itibarıyla, Keiko Fujimori'nin yeni güvenlik mimarisinin halktaki karşılığı, korku ile umut arasında gidip gelen çok katmanlı bir toplumsal sosyolojiye dayanıyor. Vatandaş, bir yandan devletin gücünü ve otoritesini arkasında hissederek rahat bir nefes almak isterken, diğer yandan geçmişin karanlık günlerine dönme korkusunu yüreğinde taşımaya devam ediyor.

Bu projenin Peru toplumunun tamamını kucaklayan ortak bir huzur iklimi yaratıp yaratamayacağını, önümüzdeki dönemde atılacak adımların adilliği, hukuki dengeyi gözetme becerisi ve suçla mücadeledeki kararlılığın dozu belirleyecek. And coğrafyasında yaşanan bu büyük sosyal ve siyasi dönüşüm, sadece bir asayiş operasyonu değil, bir halkın güvenlik ile özgürlük arasında yeniden kendi kimliğini bulma mücadelesi olacak.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA OKU

Hakkında daha ayrıntılı: PeruUmut Berhan Şen

DAHA FAZLA HABER OKU

TÜRKİYE'DEN SESLER

Gürol Baroncelli Sağıroğlu Sanat, para ve iktidar... Mesenliğin doğuşundan Rönesans dâhilerine ve Doğu'nun devlet aklına hamilik tarihi

TÜRKİYE'DEN SESLER

Gürsel Tokmakoğlu Türkiye'nin Libya'daki hibrit stratejisi

TÜRKİYE'DEN SESLER

Gürbüz Evren Brezilya'daki seçimlerde Lula'nın karşısında sadece Bolsonaro yok, Trump ve Netanyahu da var

TÜRKİYE'DEN SESLER

Prof. Dr. Levent Eraslan Çocuklarımızın dikkati kimin elinde?

İlgili Haberler
Makroekonomi SON DAKİKA | Fon soruşturmasında 15 şüpheli daha tutuklandı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Buğday üretiminde yıllık ihtiyaç aşılacak: Kişi başına 288 kilogram bekleniyor CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Bakan Uraloğlu açıkladı! Hatay Havalimanı'nda yeni tesisler için geri sayım CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Üniversitelerin 2027 bütçeleri belli oldu: En yüksek pay Ankara Üniversitesine CNN Türk Ekonomi · 2 dk önce Makroekonomi BofA’dan YKBNK’ta 2,08 milyar TL alış, ASELS’de 2,30 milyar TL’lik satış Paratic · 38 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.