YAYINLAMA 24 Ekim 2026 17:16
GÜNCELLEME 24 Ekim 2026 17:22
ESKİŞEHİR/EKONOMİM
Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) İhracat Komitesi, 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe giren döviz dönüşüm desteğine ilişkin düzenlemenin ihracatçılar üzerindeki muhtemel finansal ve operasyonel etkilerini değerlendirdi. Çalışmada, döviz dönüşümünü teşvik ederken firmaların finansal ve operasyonel hareket kabiliyetini koruyacak bir uygulama modelinin oluşturulması gerektiğine dikkat çekildi.
Çalışmaya ilişkin ortak değerlendirmede bulunan DIŞYÖNDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Çınar ile İhracat Komitesi Başkanı ve DIŞYÖNDER Başkan Yardımcısı Umut Rallas, düzenlemenin yüksek katma değer, istihdam ve döviz dönüşümünü teşvik eden yaklaşımını olumlu bulduklarını belirtti. Çınar ve Rallas, “Ancak uygulama etkinliğinin artırılabilmesi amacıyla sistemde bazı iyileştirmelerin yapılmasının faydalı olduğunu tespit ettik. DIŞYÖNDER çatısı altında ihracatçılardan bankacılara, akademisyenlerden gümrük müşavirlerine kadar çok zengin bir üye yapısına sahibiz. Bu sebeple gerçekleştirdiğimiz çalışmanın başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığına da önemli bir rehber olacağı kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.
Belge geçerlilik süresi uzatılmalı
Dokuz maddede toplanan çalışmada, SMMM/YMM onaylı döviz pozisyon bildirimlerinin 15 günlük geçerlilik süresinin düzenli döviz dönüşümü yapan ihracatçılara ilave maliyet ve iş yükü getirdiği belirtildi. Sürenin en az bir aya, mümkün olması halinde üç aya çıkarılması önerildi.
Destekten yararlanma koşullarında brüt döviz varlığı yerine net döviz pozisyonunun esas alınmasını isteyen DIŞYÖNDER, firmaların döviz cinsi kredi geri ödemeleri, ithalat yükümlülükleri, ham madde ödemeleri ve kur riskinden korunma ihtiyaçlarının hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini bildirdi. Yüzde 10 döviz pozisyon sınırı değerlendirilirken de spekülatif amaçlı varlıklarla operasyonel faaliyetler için tutulan döviz rezervlerinin ayrıştırılması istendi.
Dış ticaret firmalarının limitleri daralabilir
Faaliyet kârı ve iş gücü maliyetlerine dayalı yeni limit yapısının, üretici olmayan ancak yüksek ihracat hacmine sahip dış ticaret firmalarının destek kapasitesini azaltabileceğine dikkat çekildi. Mevcut ihracatçıların limitlerini daraltmak yerine yüksek katma değerli, teknoloji yoğun, yüksek istihdam sağlayan veya stratejik sektörlerdeki ihracatçılara ilave destek oranları tanımlanması önerildi.
Firma limitleri, döviz pozisyonları ve belgelerin manuel kontrolünün ihracatçı, banka ve mali müşavir arasında yoğun belge trafiği oluşturabileceği belirtilen çalışmada, kamu kurumlarının dijital sistemlerindeki verilerin entegrasyonuyla merkezi doğrulama altyapısı kurulması talep edildi.
Reeskont kredisiyle destek birbirini tamamlamalı
Saat 11.00’de tek dönüşüm kuru açıklanmasının işlemleri belirli bir zaman diliminde yoğunlaştırabileceği belirtilerek gün içinde birden fazla referans kur açıklanması veya işlem zamanını genişleten alternatiflerin değerlendirilmesi istendi.
TCMB döviz reeskont kredisi kullanan firmaların kredi vadeleri boyunca destek dışında tutulmasının iki mekanizmayı birbirini sınırlayan araçlara dönüştürebileceği ifade edildi. İhracat finansmanı ile döviz dönüşüm desteğinin birbirini tamamlayacak şekilde yapılandırılması önerildi.
Uygulamanın ihracatçılar, bankalar, mali müşavirler ve kamu kurumlarının katılımıyla değerlendirilmesini de isteyen DIŞYÖNDER; destek kullanım oranları, işlem süreleri, belge maliyetleri ve firma ölçeğine göre oluşan farklılıkların ölçülmesi gerektiğini bildirdi. Çınar ve Rallas, “Destek mekanizmasının erişilebilirliği, öngörülebilirliği, işlem hızı, idari maliyeti ve uygulama sadeliği en az destek oranı kadar önem taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.