Dokuz yıldır zeytin tüccarlığı yapan 47 yaşındaki iki çocuk annesi Bilir, alıcıların da zor durumda olduğunu anlattı. Daha önce peşin ödeme yapabildiklerini, artık ödemelerin 10 günlük ya da aylık vadelerle yapılabildiğini söyledi. Günlük alımının da 20 tondan bu sezon 7-8 tona düştüğünü belirtti.
734 KİLO ZEYTİNDEN 3-4 BİN LİRA KALDI
Üreticinin kazancını teslim edilen bir ürün üzerinden anlatan Bilir, şu örneği verdi:
“734 kilo zeytin teslim etti. Bu, 21 bin 300 lira tutuyor. İşçi, mazot gibi giderleri düşünce elinde 3-4 bin lira gibi bir para kalıyor. Bu da eşek ve domat zeytini olduğu için kaldı. Kaba zeytin olsa üstüne para da kalmazdı. Bu bölgenin ağırlığı kaba zeytin.”
Bilir, bölgede üreticilerin elinde tonlarca kaba zeytin bulunduğunu, fiyatının 20 lira olduğunu ve işçi yevmiyesini karşılamadığını söyledi. Zeytinyağının da para etmediğini belirten Bilir, yağhanede bir ton zeytinin sıkım bedelinin 4 bin lira olduğunu aktardı.
“ÇİFTÇİ VARSA BİZ VARIZ”
Üreticilerin kredi ve borçlarını nasıl ödeyeceğini soran Bilir, belediye başkanları ile ziraat odası başkanlarının bir araya gelerek sorunları yetkililere iletmesini istedi:
“Kadın alıcı olarak 9 yıldır bu işi yapıyorum. Böyle bir yılı hiç görmedim. Durum anlatılacak gibi değil. Durumlar çok kötü. Devletimiz ne olur, el atsın. Her ilçenin belediye başkanları, ziraat odası başkanları birleşsinler, bir şeyler yapsınlar, yukarılara iletsinler. Yoksa bu işin içinden çıkılmaz. Köylü olmazsa biz yokuz. Çiftçi varsa biz varız, çiftçi yoksa biz yokuz. 2 yıl önce sattığımız paraya bu yıl ürünü satamıyoruz.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.