26 Ekim 2026, Pazartesi · 13:09 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

COP31, Antalya’ya Akdeniz gündemi yakışır

COP31, Antalya’ya Akdeniz gündemi yakışır

COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da toplanacak. Böylece aslında küresel iklim değişikliği gündemi ilk kez Akdeniz kıyısındaki bir kentte ele alınacak. Akdeniz havzası, küresel ortalamaya kıyasla yüzde 20 daha hızlı ısınan ve iklim değişikliğinden en yoğun etkilenen yerlerden biri. Onu da söyleyeyim.

Manalı aslında. Akdeniz’in derdi çok, iklim değişikliği, kuraklık, çölleşme ve biyoçeşitlilik diye başlayınca.

COP31 ile iklim değişikliği gündemi ilk kez Akdeniz kıyısında bir kentte

Bundan önce de Akdeniz ülkelerinde toplanan COP’lar oldu olmasına ama hiçbiri Akdeniz kıyı şeridindeki bir kentte değildi. Mesela COP7 ve COP22, Fas’ın Marakeş kentindeydi. COP9, İtalya’nın Milano kentinde yapıldı. İklim değişikliğiyle mücadele açısından milat sayılan Paris Anlaşması, yine bir Akdeniz ülkesi olan Fransa’da, COP21 kapsamında imzalanmıştı. COP25 ise İspanya’nın başkenti Madrid’deydi. Ama bunlardan hiçbiri Akdeniz kıyısında değil, hepsi karada. Buralarda deniz kıyısında en son Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentindeki COP27 vardı. Ama orası da Kızıldeniz kıyısındaydı.

Doğrusu ya, böyle bakıldığında COP31, Akdeniz’in iklim değişikliği kaynaklı meselelerini gündeme taşımak için son derece elverişli bir zemin, bana sorarsanız. Akdeniz kıyısındaki bir şehirde düzenlenen ilk taraflar konferansı, COP31.

Akdeniz’in iklim değişikliği derdi çok boyutlu. Mesela, iklim değişikliği nedeniyle yağışların azalması, artan nüfus ve turizm nedeniyle büyüyen su talebi, Akdeniz’in küresel su stresi gündeminde önemini artırıyor.

Aynı zamanda, yağışların azalması, artan sıcaklık ve yaygınlaşan orman yangınları Akdeniz’de pek çok bölgenin, özellikle de Antalya’nın turizme dayalı iş modelini tartışmaya açmak için önemli bir fırsat. Kim yaygınlaşan orman yangınlarının ortasında tatil planı yapmayı düşünür ki?

Antalya’da COP31 demek, bütün bir Akdeniz havzasının, iklim değişikliği gündemi nedeniyle iş modelini olanca ağırlığıyla gündeme yerleştiriyor. Adil geçiş stratejilerinin ne kadar kapsamlı biçimde düşünülmesi gerektiğine de işaret ediyor. Nedir adil geçiş stratejisi? Bu bölgede bundan böyle hayatı idame ettirmek için ne tür yatırımlar yapmak gerekir diye düşünmek demek.

Türkiye’de adil geçiş stratejisi deyince aklımıza hala ilk önce kömürden çıkış sonrası kömür bölgelerinin iş modelinin ne olabileceği konusu geliyor olabilir. Almanya’da adil geçiş komisyonun adının Kömür Komisyonu olması da yanıltıcı elbette. Ama Akdeniz havzasında artan orman yangınları, turizm bölgelerimizi nasıl yeniden yapılandırmamız gerektiğini de tartışmaya başlamamız gerektiğini gösteriyor aslında.

Yalnızca Akdeniz havzasının meselesi değil bu su meselesi. Akdeniz’de şimdilerde iklim değişikliği nedeniyle deniz seviyesinin yükselmesi, kıyılarda heyelan riskinin artması filan bekleniyor. Ama kuzeyde Hazar Denizi’nde su seviyesinin alçalması kaynaklı başka bir problemimiz var. Hazar’da su seviyesinin alçalması demek, Rusya ile Çin arasındaki Orta Asya ekonomilerinin güçlendirilmesi sürecini zorlaştıracak faktörlerden bir tanesi. Kötü yani.

İpek Yolu tek bir koridor değil, bir koridorlar manzumesinin ortak adıydı

Aynı durum, Avrupa’nın iç su yolları için de geçerli. Hem Tuna Nehri’nde hem de Ren Nehri’nde su seviyesinin düşüyor olması, Avrupa sanayisinin lojistik maliyetlerini ciddi surette artırıyor. Bunlar hep Avrupalı şirketlerle birlikte çözüm aramamız gereken meseleler aslında.

Neden? Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz girişindeki Babülmendep Boğazı kapanınca Asya-Avrupa ticaret yolları bir nevi yeniden düşünülmeye başlanmıştı. Akla hemen gelen yollardan biri, Umman’dan karaya çıkıp Kızıldeniz kıyısından Mafrak, Ürdün’e gelmek ve oradan sola dönüp İsrail’in Hayfa limanına varan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (India–Middle East–Europe Economic Corridor, IMEC) fikriydi. Mafrak’tan sola dönmeyip, Ürdün’den Suriye’ye geçerseniz kıyıdan Mersin’e ulaşmak mümkün, bu arada.

Geçenlerde “İpek Yolu tek bir koridordan ibaret değildi, birbirleriyle rekabet eden bir koridorlar manzumesinin ortak adıydı” diye ifade etmeye çalıştığım buydu aslında. Yine öyle olacak IMEC konusunda da. Nasıl İpek Yolu tek bir koridor değilse, IMEC de tek bir koridor olmak zorunda değil. Önem taşıyan husus, her bir rotanın maliyetlerini nasıl düzenlediğiniz.

Yol Mersin’e ulaştıktan sonra da pek çok seçenek var aslında. Ben, Mersin-Filyos hattının önem taşıyabileceğini düşünüyorum. Filyos’tan Köstence’ye ulaştıktan sonra hem demiryolu hem de Tuna Nehri üzerinden gidip, Avrupa’nın iç su yollarını kullanmak da mümkündü alternatif IMEC koridorları için doğrusu. Aynı İpek Yolu’nda olduğu gibi…

Ancak şimdi Avrupa’nın nehirlerinde su seviyesinin düşmeye başlaması, seçenekleri sınırlandırmayı zorunlu kılabilir. Buna da ayrıca bakmak lazım. Su kısıtı yalnızca Akdeniz’e özgü değil sonuçta. Hem Güney Kafkasya’da hem de Avrupa’nın içlerinde benzer bir meselemiz var.

Ama iklim değişikliği kaynaklı etkinin, iş modellerine etkisi ortak aslında… Akdeniz bölgesinde de Avrupa’nın iç bölgelerinde de mevcut iş modellerini yeni baştan ele almak, yeniden düzenlemek gerekecek. Bugüne kadar yapmaya alıştığımız işleri eskisi gibi sürdürmek, artan maliyetler ve azalan talep nedeniyle artık değişebilir.

Son günlerde yoğun biçimde tartışılan Made in Europe sürecinde ve AB Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifine ilişkin tartışmalarda, iş modellerinin nasıl örgütleneceği meselesi önemli aslında. Ben bu nedenle, konunun siyasetçiler tarafından daha az, şirketler kesimiyle daha çok ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum.

Avrupa, sanayisini güçlendirmek için adım atmaya çalışıyor. Türk sanayisi de Avrupa sanayisinin ayrılmaz bir parçası, benim gördüğüm. Özellikle Alman sanayisinin. Şimdi Avrupa sanayisinde öncelikler değişiyorsa, Türk sanayisi için değişeni de partnerlerimizle konuşarak tespit etmemiz gerekir doğrusu. Sektör sektör odaklanmamız gereken konuları listelemekte fayda var.

Bu nedenle TEPAV’da, TOBB iş birliğinde hazırladığımız Made in Europe Raporu’nu 3 Kasım’da düzenleyeceğimiz bir toplantıyla tartışmaya açacağız. Sektörel müzakere başlıklarını belirlemek önemli.

Adil Geçiş Komisyonu yerelde nasıl örgütlenmeli?

Türkiye özelinde baktığınızda, iklim değişikliği gündemi, farklı bölgeleri farklı biçimlerde etkileyeceğine ve kararların yerel düzeyde alınması önemli olduğuna göre, yalnızca ulusal düzeyde değil, il bazında adil geçiş komisyonları ya da Türkiye’deki taslak çalışmada olduğu gibi istişare kurulları oluşturulması son derece önemli. Şimdilerde her bölge için ayrı ayrı düşünmeye başlamakta fayda var.

Dün burada ne yapardık, bundan sonra hayatımızı nasıl örgütlemeliyiz? Made in Europe sürecinde şirketlerimiz Avrupa’daki partnerleri ile müzakere edecekler. Yerel adil geçiş komisyonlarında ise sosyal taraflar ülke içinde birbirleriyle müzakere edecekler. Bunların hepsinin kurumsal altyapısını şimdiden düşünmeye başlamak lazım. Hangi şartlarda? İklim değişikliği sürecinin getirdiği şartlar altında.

Antalya’ya Akdeniz gündemi yakışır derken kastettiğim de bu aslında. Turizmden sanayiye, su kullanımından ticaret yollarına kadar değişen şartlar altında hayatımızı nasıl sürdüreceğimizi birlikte düşünmemiz gerekiyor. COP31’i, Akdeniz’de hangi yatırımlara ve bu kararları birlikte alacağımız hangi yerel yapılara ihtiyaç duyduğumuzu konuşmak için değerlendirebiliriz. Antalya’dan başlayarak.

Yapacak çok işimiz var.

Peki, memleketin gündemini yapılması gereken işlere odaklamak kolay mı?

Hayır.

Çok işimiz var.

İlgili Haberler
Makroekonomi Altın yükseldi, ancak tehlike geçmedi! İşte kritik seviye CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi AJet'ten KKTC uçuşlarında indirimli bilet CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Benzin ve motorine ÖTV zammı bekleniyor Diken Ekonomi · 8 dk önce Makroekonomi Çarşamba günü piyasada dengeler değişebilir: Ekonomistler ayrıştı Sözcü Ekonomi · 12 dk önce Makroekonomi Gübretaş’tan 4 milyar TL’lik pay geri alım kararı Paratic · 16 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.