Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >Soruşturma haberi Göknur Gıda’yı vurdu: Hisseler devre kesti >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI Faiz üçgeninde kritik hafta: Fed–ECB–BoJ Enerji fiyatları faiz indirimlerinin hızını kesebilir Faiz indirimi borsayı neden desteklemedi? Piyasalarda faiz hesabı: Karar kadar mesajlar da önemli Fon tasfiyesinde ara ödeme için 3 kritik sınır! Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ HSBC’den Türk bankaları için “Al” tavsiyesi! Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ Sigortada 7 şirketin piyasa değeri 242 milyar TL’yi aşıyor Otomotivde 8 hissenin tamamı ekside! Kayıp yüzde 50’yi aştı İşlem adedinde yüzde 690 artış 10 hissede hareketlilik CCI ve MACD sinyalleri hangi hisselerde 'AL' veriyor? BİST'te dört göstergede öne çıkan 10 hisse Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
26 Ekim 2026 - 07:51 borsaningundemi.com
A1 Capital günlük bültenine göre, Fed, ECB ve BoJ’un faiz kararlarının izleneceği haftada ABD büyümesi, enflasyon verileri ve teknoloji bilançoları piyasaların yönünü belirleyecek. Petrol fiyatları ve jeopolitik riskler de oynaklığı artırabilir.
Bu hafta küresel piyasaların ana gündemi merkez bankaları olacak. Fed, ECB ve Japonya Merkez Bankası aynı hafta içinde faiz kararlarını açıklayacak. Buna ABD
büyümesi ve PCE enflasyonu, Euro Bölgesi büyümesi, Çin PMI verileri ve büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları eklenecek. Dolayısıyla önümüzde, hem para politikası
hem makroekonomik veriler hem de şirket karlılıkları açısından oldukça yoğun ve oynaklığa açık bir hafta var. ABD’de 3 Kasım ara seçimleri öncesindeki son tam
hafta olması nedeniyle bütçe, enerji fiyatları, Çin politikası ve İran’a yönelik açıklamalar piyasada daha hızlı fiyatlanabilir.
Petrol fiyatları yükselirken ve enflasyon yeniden güçlenirken merkez bankaları büyümedeki yavaşlamaya ne ölçüde tolerans gösterecek? Brent petrolün yaklaşık 117
dolar, ABD 10 yıllık tahvil faizinin % 5 civarında olduğu bir ortamda Fed ve ECB’den belirgin şekilde güvercin mesaj gelmesi kolay görünmüyor. Bu nedenle faiz
kararlarının kendisinden çok, merkez bankalarının bundan sonraki adımlara ilişkin kullanacağı dil önemli olacak.
ABD tarafında haftanın merkezi 27–28 Ekim’deki Fed toplantısı. Fed’in politika faizini %3,75–4,00 aralığında sabit bırakması bekleniyor ve bu karar büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Dolayısıyla piyasa, Fed’in aralık ayında yeni bir faiz artırımı ihtimalini açık tutup tutmadığına bakacak. Eylül tüketici enflasyonu yıllık %3,7’ye
yükseldi. Ekim ayı öncü PMI verileri ekonomik faaliyetin hala güçlü olduğunu, şirketlerin satış fiyatlarını artırmaya devam ettiğini gösteriyor. Buna karşılık tüketici
güveni tarihsel olarak oldukça düşük. Yani ABD ekonomisi resesyona girmiyor ama hane halkının satın alma gücü yüksek enerji ve gıda fiyatları nedeniyle aşınıyor.
Fed, enflasyonun kalıcı hale gelme riskini öne çıkarır ve aralık ayında faiz artırımına açık kapı bırakırsa ABD iki yıllık tahvil faizi ile dolar yükselir. Bu senaryo Nasdaq,
altın ve gelişmekte olan ülke varlıkları açısından olumsuz olur. Fed daha dengeli konuşur ve yeni bir artırım için acele etmeyeceği mesajını verirse tahvil faizleri
gerileyebilir; teknoloji hisseleri ve altın rahatlayabilir.
29 Ekim’de ise üçüncü çeyrek ABD büyümesi ile kişisel gelir, harcama ve PCE enflasyonu aynı anda açıklanacak. ABD ekonomisinin yıllıklandırılmış yaklaşık %1,7
büyümesi, yıllık PCE enflasyonunun ise %3,4’ten %3,7 civarına yükselmesi bekleniyor.
Burada en olumlu senaryo, büyümenin %1,5–2 bandında kalırken çekirdek PCE’nin beklentiyi aşmaması. Böyle bir sonuç ekonominin sert biçimde daralmadığını,
ancak enflasyonun da yeniden kontrolden çıkmadığını gösterir. Tahvil faizleri ve dolar gerilerken hisse senetleri ile altın destek bulabilir.
Enflasyon yüksek, büyüme de güçlü gelirse piyasa aralık ayında faiz artırımını daha güçlü fiyatlar. Dolar ve kısa vadeli tahvil faizleri yükselirken yüksek çarpanlı
teknoloji şirketleri baskı altında kalabilir. Büyüme zayıf, enflasyon yüksek gelirse daha problemli bir tablo ortaya çıkar; piyasa stagflasyon riskini fiyatlamaya başlar.
ABD piyasalarında bir diğer önemli başlık büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları olacak. Alphabet, Microsoft, Amazon ve Intel’in sonuçlarında piyasa yalnızca gelir
artışına bakmayacak. Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının büyüklüğü, bu yatırımların ne kadarının borçla finanse edildiği ve şirketlerin serbest nakit akışı daha
önemli hale geldi.
Bulut gelirleri güçlü, yatırım harcamaları kontrol altında ve nakit üretimi sağlıklı gelirse Nasdaq toparlanabilir. Buna karşılık yatırım harcamaları hızla büyürken bu
yatırımların gelire dönüşmesi gecikiyorsa, yapay zeka hisselerinde yeni bir değerleme düzeltmesi görebiliriz. Yaklaşık S&P 500 şirketlerinin üçte birinin bilanço
açıklayacağı bir haftada endeks genelinden çok şirket ve sektör bazında ayrışma beklemek gerekiyor.
Avrupa tarafında ise ECB 29 Ekim’de toplanacak. Ana beklenti mevduat faizinin %2,50’de sabit tutulması yönünde.
ECB’nin önünde birbirine zıt iki veri seti bulunuyor. Euro Bölgesi enflasyonu % 3,8 ile hedefin belirgin üzerinde. Buna karşılık ekim ayı bileşik PMI 53,1’den 51,9’a geriledi
ve Fransa ekonomisi yeniden daralma bölgesine geçti. Enerji fiyatları maliyetleri artırırken büyüme ivme kaybediyor.
ECB’nin faizleri sabit tutup büyümenin yavaşladığı ancak enerji kaynaklı enflasyona güçlü vurgu yapması halinde Alman ve Fransız tahvil faizleri yükselebilir; euro
kısa vadede destek bulabilir. Ancak Fransa’nın bütçe ve siyasi riskleri nedeniyle eurodaki yükseliş sınırlı kalabilir.
ECB, büyüme ve finansal istikrar risklerini daha fazla öne çıkarırsa tahviller rahatlar, fakat euro baskılanabilir. Özellikle Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizinin % 5’i aşmış
olması ECB’nin iletişimini zorlaştırıyor. ECB’nin Fransa’ya özel bir destek vermesi şu aşamada beklenmiyor; ancak Fransa–Almanya tahvil faiz farkının hızlı biçimde
açılması durumunda finansal istikrar araçları yeniden tartışmaya açılabilir. Avrupa bankaları açısından da karar iki yönlü: yüksek faiz net faiz gelirini desteklerken
Fransa tahvillerindeki değer kayıpları ve artan kredi riski bilançoları zorlayabilir.
Cuma günü açıklanacak Euro Bölgesi üçüncü çeyrek büyümesi de önemli. Beklentinin altında bir büyüme tahvil piyasasını destekleyebilir, Güçlü büyüme ise euroyu
desteklerken ECB’nin daha uzun süre sıkı kalacağı beklentisiyle tahvil faizlerini yukarı taşıyabilir.
Asya tarafında odak Japonya Merkez Bankası ve Çin olacak. BoJ 29–30 Ekim’de toplanacak ve politika faizini %1,25’te sabit bırakması bekleniyor. Kararla birlikte
ekonomik büyüme ve enflasyon tahminleri de yayımlanacak.
Japonya’nın enerji ithalatına bağımlı olması, yüksek petrol ve zayıf yen nedeniyle enflasyon riskini artırıyor. BoJ enflasyon tahminlerini yukarı çeker ve yıl sonuna
kadar yeni bir faiz artırımına açık kapı bırakırsa yen güçlenebilir, Japon tahvil faizleri yükselebilir. Bu durum, yenle düşük maliyetli borçlanarak küresel riskli varlıklara
yatırım yapan carry trade pozisyonlarının çözülmesine neden olabilir.Böyle bir hareket yalnız Japon hisselerini değil, ABD teknoloji şirketlerini ve gelişmekte olan ülke
piyasalarını da etkileyebilir. BoJ daha temkinli davranırsa yen yeniden zayıflayabilir; fakat dolar/yen paritesinin 160’a yaklaşması Japon makamlarının kur
müdahalesi ihtimalini artırır.
Çin’de 26–29 Ekim tarihleri arasındaki Komünist Parti Merkez Komitesi toplantısı izlenecek. Toplantının resmi ağırlığı parti yönetimi ve kadro düzenlemeleri olsa da
piyasalar teknoloji politikası, yerel yönetim borçları, gayrimenkul sektörü ve iç talebin desteklenmesine ilişkin mesaj arayacak. ABD’nin Çin’e yönelik yatırım
sınırlamalarını biyoteknoloji ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına genişletme hazırlığı, toplantının piyasa önemini artırıyor. Çin’den sert bir karşılık gelmesi
yarı iletken, teknoloji ve otomotiv hisselerinde oynaklık yaratabilir.
Yurtiçinde ise Salı günü eylül işsizlik oranı, Çarşamba günü eylül dış ticaret verileri gelecek. Beklenti yaklaşık 26 milyar dolar ihracat, 31,2 milyar dolar ithalat ve 5,2
milyar Dolar dış ticaret açığı yönünde.
Emtialarda haftanın ana göstergesi Brent petrol olacak. Yaklaşık 117 dolardan haftaya giren Brent için 120 dolar kritik psikolojik eşik. İran ve Körfez enerji altyapısına
yönelik yeni saldırı haberi Brent’i 120–130 dolar bandına taşıyabilir. Gerilimin azalması veya arz güvenliğinin güçlenmesi halinde 110 doların altına doğru düzeltme
görülebilir.
Altın açısından Fed mesajı ve ABD reel faizleri belirleyici olacak. Fed aralık artırımına açık kapı bırakır, PCE de yüksek gelirse altın baskı altında kalır. Fed dengeli
konuşur ve PCE beklentiyi aşmazsa altın jeopolitik riskin de yardımıyla toparlanabilir. Gümüşte ise Fed’e ek olarak Çin PMI ve küresel sanayi talebi önemli olacak. (M. BAKİ ATILAL )
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.