Suudi Arabistan, Orta Doğu'daki savaşın petrol sevkiyatında yarattığı risklere karşı yeni bir adım attı. Saudi Aramco, Singapur'daki 150 metre derinlikte bulunan depolama tesisini kullanmaya hazırlanıyor. Planın 2027'de devreye alınması hedefleniyor.
Murat Ali Oral 26 Ekim 2026 09:18 26 Ekim 2026 09:22 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından Suudi Arabistan, Orta Doğu'daki savaşın enerji sevkiyatında yarattığı sorunlara karşı petrol stoklarını Asya pazarlarına daha yakın noktalarda tutmak için harekete geçti. Suudi petrol şirketi Saudi Aramco, Singapur'da yerin 150 metre altında bulunan dev depolama tesisini kullanmaya hazırlanıyor. İki ülke arasında 26 Ekim Pazartesi günü imzalanan mutabakat zaptı, petrol tedarikinde yaşanabilecek yeni kesintilere karşı güvence oluşturmayı amaçlıyor.
Singapur Uluslararası Enerji Haftası kapsamında duyurulan anlaşmaya göre Saudi Aramco, Singapur Enerji Piyasası Kurumu ve kamuya ait JTC Corporation ile işbirliği yapacak. Petrolün Jurong Adası'ndaki yer altı tesislerinde depolanmasına 2027'nin ikinci yarısında başlanması hedefleniyor. Ancak ticari görüşmeler henüz tamamlanmadığı için depolanacak petrolün miktarı ve anlaşmanın mali koşulları kesinleşmiş değil.
Bu girişim, petrol üreticilerinin yalnızca üretim kapasitesine değil, stoklarının nerede tutulduğuna da önem vermeye başladığını gösteriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki sevkiyat sorunları, Asya'daki rafinerilere ulaşacak petrolün güvenliğini önemli bir konu haline getirdi. Suudi Arabistan'ın yeni planı, bölgedeki müşterilere daha hızlı ve esnek tedarik sağlayabilecek bir depolama ağı oluşturmayı hedefliyor.
150 metre derinlikte 9 milyon varillik kapasite
Anlaşma kapsamında kullanılması planlanan Jurong Rock Caverns, Singapur'un Jurong Adası'nda bulunan ve yerin yaklaşık 150 metre altına inen bir depolama tesisi. Güneydoğu Asya'nın ilk ticari yer altı sıvı hidrokarbon depolama merkezi olan tesis, ham petrol ve kondensat gibi ürünleri muhafaza etmek için tasarlandı. JTC Corporation'ın verilerine göre toplam depolama kapasitesi 1,47 milyon metreküpe, yani yaklaşık 9 milyon varile ulaşıyor.
Ancak 9 milyon varil, Saudi Aramco'ya tahsis edilen petrol miktarını değil, tesisin toplam kapasitesini ifade ediyor. Şirketin bu alanın ne kadarını kullanacağı henüz açıklanmadı. Dolayısıyla anlaşmanın doğrudan 9 milyon varillik yeni bir Suudi petrol stoku oluşturduğu söylenemiyor.
Jurong Rock Caverns'ın önemli özelliklerinden biri, depolama alanının yer üstünde geniş bir saha gerektirmemesi. Tesisin yer altında kurulması sayesinde yaklaşık 60 hektarlık arazi başka endüstriyel faaliyetler için kullanılabiliyor. Bu durum, arazi maliyetlerinin yüksek olduğu Singapur gibi yoğun sanayi merkezlerinde önemli bir avantaj sağlıyor.
Yer altındaki depolama alanları ayrıca petrol stoklarının fiziksel güvenliğini ve tedarik zincirinin dayanıklılığını artırmaya yönelik altyapının bir parçasını oluşturuyor. Bununla birlikte tesisin yer altında bulunması, petrolün nakliye güzergâhlarındaki bütün risklerden korunacağı anlamına gelmiyor. Stokların kullanılabilmesi için liman, boru hattı ve dağıtım bağlantılarının da işler durumda kalması gerekiyor.
Hürmüz'deki kriz petrol ticaretini değiştirdi
Suudi Arabistan'ın Singapur ile yaptığı anlaşmanın arkasında, İran ile yaşanan savaşın uluslararası enerji ticaretine etkileri bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndan yapılan sevkiyatın ağır biçimde aksaması, petrol ithalatına bağımlı Asya ülkelerini stoklarını kullanmaya ve yeni tedarik seçenekleri aramaya yöneltti. Savaş öncesinde Asya'nın petrol ithalatının yaklaşık üçte ikisi Orta Doğu'dan karşılanıyordu.
Petrolün üretildiği ülkeden binlerce kilometre uzaklıkta depolanması, bu koşullarda ticari bir tercih olmaktan çıkarak arz güvenliği meselesine dönüşüyor. Singapur gibi büyük rafineri ve ticaret merkezlerinde hazır stok bulundurulması, yeni bir sevkiyat kesintisi yaşandığında piyasaya petrol sağlanmasını kolaylaştırabilir. Bu yaklaşım özellikle deniz taşımacılığı güzergâhlarının uzun süre aksaması ihtimaline karşı önem kazanıyor.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, petrolün önemli Asya pazarlarına yakın tutulmasının ülkenin tedarik ağını daha esnek hale getireceğini belirtti. Singapur Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Tan See Leng de düzenlemenin Güneydoğu Asya'daki Suudi petrol tedarik zincirinin dayanıklılığını artırmasını beklediklerini ifade etti. Taraflar ticari görüşmeleri önümüzdeki birkaç ay içinde sonuçlandırmayı hedefliyor.
Bu düzenleme henüz petrol sevkiyatının başladığı veya stokların doldurulduğu anlamına gelmiyor. Mutabakat zaptı ilk aşamayı oluştururken uygulama miktarları, operasyonel koşullar ve kesin depolama takvimi ilerleyen müzakerelerle belirlenecek. Ancak iki ülkenin resmî düzeyde ortak irade açıklaması, enerji tedarikinin güvenliğine ilişkin yeni planın somutlaşmasını sağlıyor.
Japonya ve Güney Kore'den sonra üçüncü ülke
Saudi Aramco'nun yurt dışında petrol depolama faaliyetleri Singapur ile başlamıyor. Şirket, uzun süredir Japonya ve Güney Kore'deki tesisleri kullanarak Asya pazarlarına yakın stok bulunduruyor. Singapur anlaşmasının tamamlanması halinde ülke, Suudi petrolünün bu modelle depolandığı üçüncü Asya ülkesi olacak.
Japonya'nın Okinawa bölgesindeki depolama kapasitesi, 2017 yılında yapılan anlaşmayla 8,2 milyon varile çıkarılmıştı. Güney Kore'de ise Saudi Aramco ile Korea National Oil Corporation arasında 2023 yılında beş yıllık bir anlaşma imzalanmış, Ulsan limanındaki tesislerde 5,3 milyon varil petrol depolanması kararlaştırılmıştı. Bu ülkelerdeki düzenlemelerde, olağanüstü arz sıkıntısı yaşanması halinde yerel yönetimlerin stoklardaki petrolü öncelikli satın alma imkânı bulunuyor.
Japonya ve Güney Kore'deki mevcut uygulamalar, petrol üreticisiyle ithalatçı ülke arasında karşılıklı güvence sağlayan bir işbirliği modeli oluşturuyor. Suudi şirketi müşterilerine yakın stok tutma olanağı kazanırken ev sahibi ülke de arz kesintisi durumunda kullanılabilecek bir petrol kaynağına erişebiliyor. Singapur'daki yeni anlaşmanın aynı satın alma önceliğini içerip içermeyeceği ise henüz açıklanmadı.
Asya'da petrol rezervlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yalnızca Suudi Arabistan'la sınırlı değil. Japonya, bölgedeki ülkeler arasında enerji ve ham madde arzının dayanıklılığını artırmak amacıyla yeni işbirlikleri geliştirmeye çalışıyor. Bu kapsamda gündeme getirilen POWERR Asia girişimi, 10 milyar dolarlık finansman desteğiyle bölgesel enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Türkiye'deki akaryakıt fiyatları için ne anlama geliyor?
Suudi Arabistan'ın petrolü Asya'da depolama kararı, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarında doğrudan bir indirim ya da zam anlamına gelmiyor. Anlaşmanın ilk aşamasında yeni bir üretim artışı, petrol ihracat tarifesi veya Türkiye'ye yönelik tedarik değişikliği açıklanmadı. Bu nedenle gelişmenin Türkiye piyasasına etkisi, esas olarak küresel petrol arzının güvenliği üzerinden değerlendirilmeli.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar ve Orta Doğu'daki üretim tesislerinin güvenliği, petrol fiyatlarını etkileyen önemli riskler arasında bulunuyor. Asya'da daha güçlü stok mekanizmaları oluşturulması, gelecekte yaşanabilecek bazı arz kesintilerinin bölgesel etkilerini sınırlayabilir. Bununla birlikte stok oluşturmak, küresel petrol üretimini artırmakla aynı anlama gelmediği için uluslararası fiyatlarda kendiliğinden düşüş sağlamıyor.
Benzin ve motorin fiyatlarında ise uluslararası ürün fiyatlarıyla döviz kuru, vergi yapısı ve rafineri maliyetleri birlikte belirleyici oluyor. Bu nedenle ham petrolün Singapur'da depolanması ile Türkiye'de pompa fiyatlarının değişmesi arasında doğrudan bir ilişki kurmak doğru değil. Ancak küresel arz güvenliğini artıran uygulamalar, uzun vadede petrol piyasasının olası kesintilere karşı daha dayanıklı hale gelmesine katkıda bulunabilir.
Suudi Arabistan ile Singapur arasındaki görüşmelerin önümüzdeki aylarda tamamlanması bekleniyor. Bundan sonraki önemli aşama, Saudi Aramco'nun ne kadar depolama kapasitesi kullanacağının, hangi ticari koşulların uygulanacağının ve stokların nasıl yönetileceğinin açıklanması olacak. Planın hedeflenen takvimde uygulanması halinde Suudi Arabistan, 2027'nin ikinci yarısından itibaren Asya'daki petrol depolama ağını yeni bir merkezle genişletecek.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.