İklim krizi ekosistemi ve ekonomiyi tehdit ederken Avrupa'nın su kulesi İsviçre Alpleri eriyor. Son 5 yılda toplam buz hacminin yüzde 20'sini kaybeden ülkede, 2026'da yüzde 5’ten fazla erime gerçekleşti. Kısa vadeli su bolluğu illüzyonu yaratan bu yıkım, tarım, enerji ve lojistikte krizlerin habercisi olacak.
27 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Başak Nur GÖKÇAM
basaknur.gokcam@dunya.com
İklim değişikliği ve ekolojik kriz, küresel ekonominin sürdürülebilirlik parametrelerini yeniden tanımlarken, gezegenin en hassas ekosistemlerinden biri olan buzul alanları hızla eriyor. Dünya genelinde tatlı su kaynaklarının önemli bir kısmını barındıran buzullar, artan küresel sıcaklıklar nedeniyle kritik eşikleri birer birer aşıyor. İsviçre Bilimler Akademisi (SCNAT) bünyesindeki Buzul İzleme Ağı (GLAMOS) tarafından ETH Zürih, Fribourg ve Zürih üniversiteleri iş birliğiyle hazırlanan son rapor, ekolojik yıkımın boyutlarını net bir şekilde gözler önüne serdi. Veriler, yalnızca bir yıllık bir süre zarfında İsviçre’deki buzul hacminin yüzde 5’inden fazlasının kaybolduğunu gösterdi.
Küresel ölçekte yaşanan bu hızlı erime, ilk bakışta bölgesel bir iklim olayı gibi görünse de, Avrupa’nın hidroelektrik enerjisi, tarımsal sulama ve lojistik hatları üzerinde doğrudan yıkıcı etkilere sahip.
Alpler’de 5 yılda yüzde 20 kayıp
Son dönemde yaşanan aşırı iklim olayları, İsviçre Alpleri’ndeki buz kaybını benzeri görülmemiş bir hıza ulaştırdı. 2022 yılındaki rekor kayıpların ardından, 2026 yılı da buzullar için yıkıcı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Ülke genelindeki buzullar ortalama 2,5 ila 4 metre arasında incelirken, bazı hassas bölgelerde buzulların alt kısımlarındaki erime 10 metreye kadar ulaştı.
Rhône, Aletsch ve Clariden gibi Avrupa’nın su dengesini sağlayan devasa buzullarda tarihin en şiddetli erimeleri gözlemlendi. Bu süreçte küçük ölçekli buzullar ise haritadan tamamen silindi. Valais kantonunda bulunan Bella Tola ve Glarus kantonundaki Griessfirn buzulları eriyerek tamamen yok oldu. Son 5 yıllık sürece bakıldığında, İsviçre’nin toplam buzul kütlesinin yaklaşık yüzde 20’sinin eridiği görülüyor.
İzoterm rekoru buzları savunmasız bıraktı
Araştırma kapsamında edinilen bulgulara göre erimenin arkasındaki ana etkenler, karsız geçen kış mevsimleri ve rekor kıran yaz sıcaklıkları olarak öne çıkıyor. 2025-2026 kışı, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana İsviçre’nin en az kar yağan 10 kışından biri oldu. Buzulları yaz sıcaklarından koruyacak koruyucu kar tabakasının yetersiz kalması, erime sürecini hızlandırdı. Sıcaklığın 0 santigrat dereceye ulaştığı donma noktası yüksekliği (izoterm seviyesi), yaz aylarında tam 76 gün boyunca 4 bin metrenin üzerinde seyrederek tarihi bir rekor kırdı. Bu durum normal gün sayısının iki katından fazlasına denk geliyor. Eylül ayına gelindiğinde 3 bin 500 metre rakımda bile kar tabakası tamamen eridi ve korunmasız kalan buzul kütlesi doğrudan güneş ışınlarına maruz kaldı.
Alpler’deki son durumu değerlendiren Buzul İzleme Ağı (GLAMOS) Direktörü Prof. Dr. Matthias Huss, “İsviçre Alpleri’nde tanıklık ettiğimiz süreç geçici bir iklim dalgalanması değil, geri dönüşü olmayan bir ekolojik kırılmadır. Sadece son beş yılda buzul kütlemizin beşte birini kaybettik. Erimeyle ortaya çıkan su miktarı kısa vadede bir bolluk hissi yaratsa da, bu durum gelecekte yaşanacak çok daha büyük su ve enerji krizlerinin habercisidir” dedi.
Yalancı su bolluğu ekonomiyi yanıltıyor
Eriyen buzullar, Temmuz ve Eylül 2026 ayları arasında yaklaşık 2,2 trilyon litre su salımı gerçekleştirdi.
Bu miktar, İsviçre’deki tüm hanelerin bir yılda tükettiği içme suyunun 4 katından fazlasına karşılık geliyor.
Ancak uzmanlar, bu durumun sürdürülebilir bir kaynak olmadığını, tam aksine sermayeden yiyen bir ‘yalancı bolluk’ dönemi olduğuna dikkat çekiyor.
Buzulların geri dönülemez şekilde küçülmesi, önümüzdeki yıllarda yaz aylarında yaşanan su kıtlığını telafi eden doğal depolama mekanizmasını tamamen devre dışı bırakacak. Bu durum, hidroelektrik santrallerinden yapılan elektrik üretimini, Ren Nehir taşımacılığını ve tarımsal üretimi doğrudan tehdit ediyor.
Ren Nehri ve Avrupa ticareti risk altında
İsviçre buzullarının erimesi sadece yerel bir çevre sorunu değil, aynı zamanda tüm Avrupa’yı etkileyen ekonomik bir tehdit. Ren Nehrini besleyen ana kaynak olan Alpler’deki buzulların tükenmesi, yaz aylarında nehir su seviyelerinin kritik derecede düşmesine neden oluyor. Su seviyesinin düşmesi, Ren Nehir taşımacılığında yük kapasitelerinin sınırlandırılmasına ve navlun fiyatlarının artmasına yol açıyor. Bu durum, sanayi ham maddelerinin ve enerji ürünlerinin taşınmasını zorlaştırarak Avrupa genelinde tedarik zinciri aksamalarına ve üretim maliyetlerinin yükselmesine zemin hazırlıyor.
Hidroelektrik ve enerji güvenliği tehlikede
İsviçre, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını hidroelektrik santrallerinden sağlıyor. Buzulların hızlı erimesi kısa vadede barajlardaki su seviyelerini artırsa da, orta ve uzun vadede su akışının azalacak olması ülkenin enerji arz güvenliğini doğrudan riske atıyor. Buzul hacminin kaybolmasıyla birlikte yaz aylarında düzenli su akışının kesilmesi, enerji üretiminde dalgalanmalara neden olacak. Bu tablo, ülkeyi fosil yakıtlara veya dış kaynaklı enerji alımına bağımlı hale getirme riski taşırken, yeşil dönüşüm hedeflerine de darbe vuruyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.