Konya Ovası’nda kurulan 60 kW’lık pilot TarımGES projesinde ilk karabuğday hasadı yapıldı. Kontrol sahasına göre verim yüzde 7 artarken su kullanımı yüzde 20 azaldı. Tarım ve enerjiyi aynı arazide buluşturan model, kuraklıkla mücadele eden çiftçinin maliyetini düşürürken gıda güvenliği ve iklim krizine karşı stratejik bir kalkan sunuyor.
28 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Güneş enerjisi alanında çalışan düşünce kuruluşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Konya Ovası’nda kurdukları 60 kW’lık pilot TarımGES (Tarıma Entegre Güneş Enerjisi Santrali) projesinde ilk ürünler hasat edildi.
Güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve karabuğdaydan ilk olarak karabuğday hasat edildi. İlk sonuçlara göre, karabuğday üretiminde verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken su tüketimi yüzde 20 oranında azaldı. Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken bu sonuçlar, tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini bir araya getiren TarımGES uygulamalarının su kaynaklarının korunmasını sağlarken verimi artıracağını ortaya koyuyor. Tarımsal üretim ve enerji üretimi arasında denge kurmayı amaçlayan TarımGES’lerin, özellikle su güvenliğinin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum açısından önemli bir potansiyel taşıdığı değerlendiriliyor.
TarımGES’ler çiftçinin ekonomik yükünü azaltabilir
Pilot projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojieri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve iklim belirsizliğinin tarımsal üretimi zorlaştırdığını söylerken artan sulama ve enerji maliyetlerinin de çiftçiler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti.
Özden, TarımGES’in bu sorunların önüne geçebileceğini vurgulayarak “Aynı arazi üzerinde eş zamanlı gıda ve enerji üretimi, tarımın karşı karşıya olduğu bu çok boyutlu sorunlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip. Doğru ürün seçimi, uygun iklim koşulları ve tarımsal ihtiyaçları esas alan sistem tasarımlarıyla arazi kullanım verimliliğini artırmak, su kullanım etkinliğini iyileştirmek ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün olabilir.
Ancak burada temel önceliğimiz, tarım arazilerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirmek olmalıdır. TarımGES sistemlerinin başarısını yalnızca ürettikleri elektrikle değil, tarımsal üretime sağladıkları somut katkılarla da değerlendirmeliyiz. Çünkü bu teknolojinin gerçek değeri, enerji üretirken tarımı koruyabilmesinde ve mümkün olduğunda güçlendirebilmesinde yatıyor” dedi.
TarımGES Kazan-Kazan modelidir
TarımGES sistemlerinin çiftçilere, tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de gelir sağlama imkanı verdiğini vurgulayan Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, “Ürün çeşidine, yerel piyasa koşullarına göre değişiklik göstermekle birlikte bazı yüksek katma değerli ürünlerde geleneksel tarımsal üretime kıyasla daha yüksek gelir artışları sağlanabilir.
Ancak burada bir yanlış anlaşılma var: Çiftçiler, TarımGES uygulamaları nedeniyle tarım arazilerini kaybedeceklerinden endişe ediyor. Konya’daki pilot uygulamamız, bu konudaki yanlış anlaşılmaların giderilmesine de katkı sağlayacak. Hatta olağanüstü hava koşulları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerde güneş panelleri konulmasıyla ekim ve dikim mümkün olacak. Tarım arazisi korunurken güneş panelleriyle sayesinde üretilecek ucuz enerjiyle çiftçinin kazan-kazan durumu var. Tarım arazisi korunacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek” diye konuştu.
Ölçek ekonomisiyle büyük fayda sağlanabilir
Turhan, enerji arz güvenliği için güneş enerjisi yatırımlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekerek mevcut mevzuatın, tarım arazilerine GES kurulmasına izin vermediğini, sadece öztüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmamak kaydıyla kurulum yapılabildiğini söyledi. Turhan’ın TarımGES mevzuatı için önerisi ise şöyle: “Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırsak ve buna özel alanlar belirleyip bunları TarımGES YEKA’ları olarak ihale etsek, ölçek ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Tarım arazilerimizin sadece yüzde 1’ini TarımGES YEKA olarak kullansak, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir TarımGES potansiyelimiz ortaya çıkıyor.
Bu rakam halihazırda toplam GES kurulu gücümüzün 7 katına denk geliyor.’’
Her ülke kendine göre strateji geliştiriyor
Her ülke TarımGES teknolojisine kendi ekonomik, coğrafi ve politik koşullarına göre farklı stratejilerle yaklaşıyor. ODTÜ GÜNAM’ın ‘Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026 ‘ raporuna göre, İtalya son yıllarda TarımGES alanında Avrupa’nın en kapsamlı teşvik mekanizmalarından birini geliştirdi. Yaklaşık 1,1 milyar euroluk bir teşvik programı oluşturuldu ve 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 GW yeni TarımGES kapasitesinin devreye alınması planlanıyor. Japonya’da 2013 yılında düzenlenen yönetmelikler sonucunda ülkede TarımGES projeleri hızla yaygınlaştı.
2024 yılında TarımGES’lere, Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık bir statü tanınarak arazi kullanımına ilişkin düzenlemeler sıkılaştırıldı. Hindistan’ın ise 2040 yılına kadar toplam kurulu TarımGES kapasitesinin 783 GW’a kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor. Toplam potansiyelinin 1,2 TW’tan fazla olduğu tahmin ediliyor. Çin ise 2022 yılı itibarıyla ülkede bin 678 adet TarımGES projesinin bulunduğunu ve toplam kurulu gücün 134,55 GW’a ulaştığını görülüyor.
TarımGES yatırımları 8-10 yılda kendini amorti edebilir
Türkiye’nin TarımGES’lere ihtiyacı olduğunu, maliyetinin ise düşünüldüğü kadar yüksek olmadığını ifade eden Yusuf Bahadır Turhan, “Yatırım orta vadede kendini amorti edebilir. Güneş panellerinin konulacağı konstrüksiyonlar nedeniyle maliyet yüzde 30-40 oranında artabiliyor. Normal güneş santrali kurulumunun megavatı 400 bin dolar iken TarımGES’lerde maliyet 550-560 bin dolara çıkar ama tarımsal verimliliği artırması ve enerji üretimiyle bu maliyet zaten karşılanabilir. Bir TarımGES yatırımı kendisini 8-10 yıl içinde amorti edebiliyor. Bu diğer güneş yatırımlarıyla hemen hemen aynı” dedi.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.