28 Ekim 2026, Çarşamba · 01:32 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Toprağın üstünde güneş altında hasat

Konya Ovası’nda kurulan 60 kW’lık pilot TarımGES projesinde ilk karabuğday hasadı yapıldı. Kontrol sahasına göre verim yüzde 7 artarken su kullanımı yüzde 20 azaldı. Tarım ve enerjiyi aynı arazide buluşturan model, kurak…

Toprağın üstünde güneş altında hasat

Konya Ovası’nda kurulan 60 kW’lık pilot TarımGES projesinde ilk karabuğday hasadı yapıldı. Kontrol sahasına göre verim yüzde 7 artarken su kullanımı yüzde 20 azaldı. Tarım ve enerjiyi aynı arazide buluşturan model, kuraklıkla mücadele eden çiftçinin maliyetini düşürürken gıda güvenliği ve iklim krizine karşı stratejik bir kalkan sunuyor.

28 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Güneş enerjisi alanında çalışan düşünce kuru­luşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gü­neş Enerjisi Araştırma ve Uy­gulama Merkezi (ODTÜ-GÜ­NAM) ve Tarımsal Araştır­malar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Kon­ya Ovası’nda kurdukları 60 kW’lık pilot TarımGES (Ta­rıma Entegre Güneş Enerjisi Santrali) projesinde ilk ürünler hasat edildi.

Güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve kara­buğdaydan ilk olarak karabuğ­day hasat edildi. İlk sonuçla­ra göre, karabuğday üretimin­de verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken su tü­ketimi yüzde 20 oranında azal­dı. Türkiye’nin su stresi yaşa­yan ülkeler arasında yer aldı­ğına dikkat çeken bu sonuçlar, tarımsal üretim ile güneş ener­jisi üretimini bir araya getiren TarımGES uygulamalarının su kaynaklarının korunmasını sağlarken verimi artıracağını ortaya koyuyor. Tarımsal üre­tim ve enerji üretimi arasında denge kurmayı amaçlayan Ta­rımGES’lerin, özellikle su gü­venliğinin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum açı­sından önemli bir potansiyel taşıdığı değerlendiriliyor.

TarımGES’ler çiftçinin ekonomik yükünü azaltabilir

Pilot projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fo­tovoltaik Teknolojieri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden kuraklık, su kıtlığı, aşı­rı sıcaklıklar, değişen yağış dü­zenleri ve iklim belirsizliğinin tarımsal üretimi zorlaştırdığı­nı söylerken artan sulama ve enerji maliyetlerinin de çiftçi­ler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti.

Özden, TarımGES’in bu so­runların önüne geçebileceğini vurgulayarak “Aynı arazi üze­rinde eş zamanlı gıda ve ener­ji üretimi, tarımın karşı karşı­ya olduğu bu çok boyutlu so­runlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip. Doğru ürün seçimi, uygun iklim koşulları ve tarımsal ihtiyaçları esas alan sistem tasarımlarıyla arazi kullanım verimliliğini ar­tırmak, su kullanım etkinliğini iyileştirmek ve iklim değişikli­ğinin tarımsal üretim üzerinde­ki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün olabilir.

Ancak burada temel önceliğimiz, tarım arazi­lerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirmek olmalıdır. TarımGES sistemlerinin başarısını yalnız­ca ürettikleri elektrikle değil, tarımsal üretime sağladıkları somut katkılarla da değerlen­dirmeliyiz. Çünkü bu teknoloji­nin gerçek değeri, enerji üretir­ken tarımı koruyabilmesinde ve mümkün olduğunda güçlen­direbilmesinde yatıyor” dedi.

TarımGES Kazan-Kazan modelidir

TarımGES sistemlerinin çift­çilere, tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de gelir sağlama imkanı verdiğini vur­gulayan Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, “Ürün çeşidine, yerel piyasa koşullarına göre deği­şiklik göstermekle birlikte bazı yüksek katma değerli ürünlerde geleneksel tarımsal üretime kı­yasla daha yüksek gelir artışları sağlanabilir.

Ancak burada bir yanlış anlaşılma var: Çiftçiler, TarımGES uygulamaları nede­niyle tarım arazilerini kaybede­ceklerinden endişe ediyor. Kon­ya’daki pilot uygulamamız, bu konudaki yanlış anlaşılmaların giderilmesine de katkı sağlaya­cak. Hatta olağanüstü hava ko­şulları nedeniyle tarım yapıla­mayan arazilerde güneş panel­leri konulmasıyla ekim ve dikim mümkün olacak. Tarım arazisi korunurken güneş panelleriyle sayesinde üretilecek ucuz ener­jiyle çiftçinin kazan-kazan du­rumu var. Tarım arazisi koru­nacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek” diye konuştu.

Ölçek ekonomisiyle büyük fayda sağlanabilir

Turhan, enerji arz güvenliği için güneş enerjisi yatırımlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekerek mevcut mevzuatın, tarım arazilerine GES kurulmasına izin vermediğini, sadece öztüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmamak kaydıyla kurulum yapılabildiğini söyledi. Turhan’ın TarımGES mevzuatı için önerisi ise şöyle: “Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırsak ve buna özel alanlar belirleyip bunları TarımGES YEKA’ları olarak ihale etsek, ölçek ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Tarım arazilerimizin sadece yüzde 1’ini TarımGES YEKA olarak kullansak, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir TarımGES potansiyelimiz ortaya çıkıyor.

Bu rakam halihazırda toplam GES kurulu gücümüzün 7 katına denk geliyor.’’

Her ülke kendine göre strateji geliştiriyor

Her ülke TarımGES teknolojisine kendi ekonomik, coğrafi ve politik koşullarına göre farklı stratejilerle yaklaşıyor. ODTÜ GÜNAM’ın ‘Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026 ‘ raporuna göre, İtalya son yıllarda TarımGES alanında Avrupa’nın en kapsamlı teşvik mekanizmalarından birini geliştirdi. Yaklaşık 1,1 milyar euroluk bir teşvik programı oluşturuldu ve 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 GW yeni TarımGES kapasitesinin devreye alınması planlanıyor. Japonya’da 2013 yılında düzenlenen yönetmelikler sonucunda ülkede TarımGES projeleri hızla yaygınlaştı.

2024 yılında TarımGES’lere, Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık bir statü tanınarak arazi kullanımına ilişkin düzenlemeler sıkılaştırıldı. Hindistan’ın ise 2040 yılına kadar toplam kurulu TarımGES kapasitesinin 783 GW’a kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor. Toplam potansiyelinin 1,2 TW’tan fazla olduğu tahmin ediliyor. Çin ise 2022 yılı itibarıyla ülkede bin 678 adet TarımGES projesinin bulunduğunu ve toplam kurulu gücün 134,55 GW’a ulaştığını görülüyor.

TarımGES yatırımları 8-10 yılda kendini amorti edebilir

Türkiye’nin TarımGES’lere ihtiyacı olduğunu, maliyetinin ise düşünüldüğü kadar yüksek olmadığını ifade eden Yusuf Bahadır Turhan, “Yatırım orta vadede kendini amorti edebilir. Güneş panellerinin konulacağı konstrüksiyonlar nedeniyle maliyet yüzde 30-40 oranında artabiliyor. Normal güneş santrali kurulumunun megavatı 400 bin dolar iken TarımGES’lerde maliyet 550-560 bin dolara çıkar ama tarımsal verimliliği artırması ve enerji üretimiyle bu maliyet zaten karşılanabilir. Bir TarımGES yatırımı kendisini 8-10 yıl içinde amorti edebiliyor. Bu diğer güneş yatırımlarıyla hemen hemen aynı” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Makroekonomi TD Cowen, yakıt maliyetleri tehdidi altında United ve Delta’yı tercih ediyor Investing Ekonomi · 11 dk önce Borsa Ticari kredilerde faiz yüzde 40'ın altına indi Ekonomim · 1 saat önce Makroekonomi İzmir Körfezi’nin altından raylı sistem mi geçecek? İki dev proje masada CNBC-e · 2 saat önce Makroekonomi Aselsan'ın üçüncü çeyrek net kârı beklentileri aştı Bloomberg HT · 2 saat önce Makroekonomi Gümüşte 40 dolar senaryosu: Saxo Bank kritik seviyeyi açıkladı CNBC-e · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.