28 Ekim 2026, Çarşamba · 09:31 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

25 yılın birikimi, gelecek 25 yılın sınavı

25 yılın birikimi, gelecek 25 yılın sınavı

İngiltere merkezli Carbon Trust, 25 yıllık deneyiminden çıkardığı dersleri yakın zamanda yayımladı. Çalışma, insanların dönüşüme katılması, hedeflerin yatırıma çevrilmesi, mevcut çözümlerin yaygınlaştırılması, gelişmekte olan ekonomilerin desteklenmesi ve iş birliği üzerinde duruyor. Ortak mesaj açık: Elimizdeki birikimi sahada uygulanabilir sonuçlara dönüştürmeliyiz.

Teknoloji ilerledi ama mesafe kapanmadı

Son 15 yıldaki gelişme küçümsenemez. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı verilerine göre 2010-2024 arasında büyük ölçekli güneş santrallerinin kurulum maliyeti %87, batarya depolama sistemlerinin kurulu maliyeti %93 geriledi. 2024’te devreye alınan büyük ölçekli yenilenebilir elektrik kapasitesinin %91’i, en ucuz yeni fosil yakıtlı santral seçeneğinden daha düşük üretim maliyeti sağladı. Teknolojinin ekonomik gerekçesi güçlendi. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre dünya ekonomisinin enerji yoğunluğu da son 25 yılda yaklaşık %30 iyileşti. Ancak bu iyileşmenin yıllık hızı son dönemde yavaşladı.

Buna karşın Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) 2026 raporu, ülkelerin mevcut iklim taahhütlerinin eksiksiz uygulanması halinde bile bu yüzyıldaki sıcaklık artışının yaklaşık 2,6 dereceyle sınırlanabileceğini öngörüyor. Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefiyle aramızdaki mesafe, taahhütlerin ve teknolojik ilerlemenin tek başına yeterli sonuç üretmediğini gösteriyor.

Gövde gösterisinden uygulama bilançosuna

COP toplantıları ülkeleri bir araya getirmek, ortak kurallar oluşturmak ve finansmanı harekete geçirmek için önemli. Ancak bu toplantıları başarılı kılan, katılımcı sayısı, duyurulan hedefl erin iddiası veya iletişim kampanyalarının görünürlüğüyle sınırlı kalmamalı. Her bildirinin ardından uygulanacak projeler, finansman sorumluları ve izleme takvimi açıklanırsa bu toplantıların değeri de artar. Asıl sorular toplantılar bittikten sonra sorulmalı: Hangi karar uygulandı, ne kadar yatırım gerçekleşti, kaç ton emisyon önlendi, hangi sektörün rekabet gücü arttı?

Şirketler açısından da benzer bir değerlendirme gerekli. Net sıfır taahhüdü açıklamak başlangıçtır. Hangi tesiste, hangi tarihte, hangi bütçeyle ve hangi teknolojiyle azaltım sağlanacağının ortaya konması ise yatırım yönetimidir. Hedeflerin yıllık yatırım programlarına, sorumlulara, finansman modellerine ve ölçülebilir performans göstergelerine bağlanması gerekiyor. Aksi halde kapsamlı raporlar hazırlanırken sahadaki uygulamalar sınırlı kalabiliyor.

Sanayide doğru proje, doğru finansman

Örneğin sıcak su ve buhar kullanan bir gıda tesisinde yalnızca yakıt tüketimini başka bir enerji kaynağına taşımak yeterli olmayabilir. Önce tüketimin ölçülmesi, kayıpların belirlenmesi, prosesin ihtiyaç duyduğu sıcaklığın analiz edilmesi, atık ısının geri kazanılması ve uygun yerde ısı pompasının değerlendirilmesi gerekiyor. Ardından yatırım maliyeti, nakit akışı, işletme riski ve doğrulanabilir tasarruf aynı dosyada buluşmalı. Bu sıra, yanlış teknolojiye bağlanan kaynakları ve beklenen faydanın gerçekleşmeme riskini azaltır.

Büyük işletmelerin teknik ve finansal ekipleri bu hazırlığı daha kolay yapabiliyor. KOBİ’lerin ise proje geliştirme desteğine, uygun vadeli finansmana ve uygulama güvencesine daha fazla ihtiyacı var. Enerji hizmet şirketleri ve enerji performans sözleşmeleri, ölçme ve doğrulama ile risk paylaşımını birleştirerek burada önemli rol üstlenebilir. Nitelikli mühendis ve teknisyenlerin yetiştirilmesi de aynı derecede kritik. Teknoloji yaygınlaşırken uygulama kalitesini korumamız şart.

Son söz

Açıkçası önümüzdeki 25 yıla geçmişteki kadar iyimser bakmakta zorlanıyorum. Son çeyrek yüzyılda bilgi birikimi, teknoloji ve finansman araçları gelişmesine rağmen, emisyon azaltımında ihtiyaç duyulan hızın hâlâ gerisindeyiz. Jeopolitik gerilimler, kısa vadeli ekonomik öncelikler ve ertelenen yatırımlar bu açığı daha da büyütebilir.

COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye açısından da asıl başarı, açıklanan taahhütlerin sahadaki karşılığını oluşturmak olacak. Gerçekleşen yatırımları, azaltılan enerji tüketimini, önlenen emisyonları ve doğrulanan tasarrufları somut olarak ortaya koymalıyız. Aksi halde 25 yıl sonra yine aynı sorunları, gerçekleşmeyen hedefleri ve kaçırılmış fırsatları konuşuyor olabiliriz. En büyük endişemiz de bu olmalı.

İlgili Haberler
Makroekonomi Dolar ve Euroda Günün İlk Rakamları Belli Oldu: Piyasalarda Sabah Fiyatları Belli Oldu Gerçek Gündem Ekonomi · az önce Makroekonomi "Muhteşem Kasım" indirimleri mercek altında! Sahte fiyat oyununa 40 milyon TL ceza Star Ekonomi · 2 dk önce Makroekonomi Altın güne düşüşle başladı Star Ekonomi · 3 dk önce Makroekonomi Dolar ve euro bugün ne kadar? 28 Ekim 2026 güncel döviz kurları Ekonomist · 3 dk önce Makroekonomi Kiracılara Yargıtay güvencesi! Erken tahliyede dava masrafı tartışmasına son Star Ekonomi · 6 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.