Aslında bu tehlikeye fon krizi patlamadan hayli önce dikkat çekilmişti. Sosyal medyadaki bir paylaşım, halka arzların yoğun olduğu dönemde önemli bir uyarıda bulunuyordu:
“Şirket patronları borsayı öğreniyor. Borsa sadece finansman aracı değil kısa vadeli kâr makinesi de olabiliyor. Şirketi yönetmek yerine hisseyi yönetmeyi tercih edenler artıyor. Bu da küçük yatırımcı için uzun vade de en tehlikeli gelişme.”
Bu sözler, sermaye piyasalarının temel sorunlarından birine işaret ediyordu. Bir şirketin borsaya açılması, patronunun şirketine yeni kaynak sağlaması demek. Yatırımcı ise para koyarak şirketin geleceğine ortak oluyor. Beklentisi de şirket büyüdükçe kendisinin de kazanması.
Ancak bazı halka arzlarda yatırım yapmak için toplanan paralar bu amaçla kullanılmadı. Bu durum ortaya çıkınca da patronlar ve yöneticiler komik para cezalarıyla paçayı kurtardılar. Hırsları akıllarının önünde giden bazı patronlar ise hisse fiyatlarını şişirmek için manipülatörlerle iş tuttular, yasal boşluklardan yararlandılar. Bunu herkes biliyordu. Ancak kimse harekete geçmedi ve söyleyenlere de kulak asılmadı. Fon skandalından sonra haklarında soruşturma başlatılan şirketlere baktığınızda bu patronların kimler olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Yani “Kırmızı Pazartesi” tıpkı Gabriel Garcia Marquez’in aynı adlı romanındaki gibi göz göre göre geldi ve fatura ekonomiye, küçük yatırımcıya çıktı..
Borsaya güvenini kaybeden yatırımcı, artık uzunca bir süre gerçekleşmeyecek olsa da bir sonraki halka arzlara da çok temkinli yaklaşır. Bunun bedelini, sermaye piyasasından gerçekten yararlanmak isteyen ve şirketini kaynak sağlayarak büyütmek isteyen patronlar da öder.
Fon kriziyle birlikte denetim ve şeffaflık tartışmaları daha da önem kazandı. Soruşturmaların sonuçlarını beklemek, iddialarla kanıtlanmış gerçekleri ayırmak gerekiyor. Ama yıllar önce yapılan uyarıyı da unutmamak lazım.
Bazı patronlar borsayı bizim paramızla öğrenirken, küçük yatırımcı onların ders ücretini birikiminden ödedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.