YAYIN TARİHİ, 28 Ekim 2026 10:08 GÜNCELLEME, 28 Ekim 2026 10:17
- Stratejist Cüneyt Paksoy, altın fiyatlarında yaşanan düzeltme sürecinin ardından 4 bin 200-4 bin 300 dolar seviyelerinin aşılması durumunda yükselişin hız kazanabileceğini belirterek, ons altında 2026 sonu ve 2027'nin ilk yarısı için 5 bin dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini söyledi.
Stratejist Cüneyt Paksoy, CNBC-e canlı yayınında altın piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altın fiyatları üzerinde güçlü dolar, yüksek petrol fiyatları ve yükselen tahvil faizlerinin baskı oluşturduğunu belirten Paksoy, mevcut düzeltme sürecinin dinamiklerine dikkat çekti.
'Ciddi bir kar yaşanmıştı'
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + EklePaksoy, "Güçlü dolar, güçlü petrol, yüksek tahvil faizi altındaki beklentileri ve getirileri etkiler, yukarı yönlü bir altın hareketinden ziyade aşağı yönlü bir altın hareketi anlamına gelir." dedi.
Ancak altının 5 bin 600 dolara yükselmesinin ardından yaşanan geri çekilmenin yalnızca bu korelasyonlarla açıklanamayacağını ifade eden Paksoy, kar realizasyonlarının da etkili olduğunu belirtti.
Paksoy, "Ama burada dikkat çekeceğimiz nokta şu: Biz 5600'e gittikten sonra yaşadığımız düzeltme sürecine bir bakarsak, oradaki geri çekilmenin dinamikleri önemli. Yani ciddi bir kar yaşanmıştı." diye konuştu.
Altının söz konusu geri çekilmenin ardından destek bulduğunu ve tepki hareketi geliştirdiğini kaydeden Paksoy, piyasa üzerinde baskı oluşturan kısa vadeli dinamiklerin yanı sıra uzun vadeli temel unsurların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
'Altının ana hikayesi yukarı yönlü'
Altının uzun vadeli görünümünde küresel borçluluk ve borçlanma maliyetlerinin belirleyici olabileceğini ifade eden Paksoy, 2008 küresel finansal krizi öncesindeki fiyat hareketlerine işaret etti.
Paksoy, "Çünkü hikayenin bir tarafı, dediğin gibi, baskı üzerine ve korelasyonlar üzerine. Ama diğer tarafı, ana hikaye dediğimiz bölümde, buradaki problemin elinde sonunda altına yaradığı bir hikaye." değerlendirmesinde bulundu.
2008 krizi öncesinde yüksek faiz, güçlü dolar ve yüksek petrol fiyatları nedeniyle altın fiyatlarında önce geri çekilme, ardından sert yükseliş görüldüğünü hatırlatan Paksoy, şöyle devam etti:
"Çünkü iki sebebi vardı: Bir, riskler, borçlanma maliyetlerinin getirdiği tahvil piyasasındaki potansiyel riskler, bir de merkez bankalarının genişleme tarafına geçme mecburiyeti ve bilanço arttırmaları."
Söz konusu gelişmelerin altını hem güvenli liman hem de emtia olarak desteklediğini belirten Paksoy, mevcut dönemde de benzer bir hikayenin bulunduğunu ifade etti.
Paksoy, "Altını iki taraflı desteklemişti. Hem güvenli liman, hem de emtia gömleğinin giymesi altını iki yönlü desteklemişti." dedi.
Küresel borçluluğun altının uzun vadeli görünümünde önemli bir unsur olmaya devam ettiğini vurgulayan Paksoy, merkez bankalarının ve büyük kurumsal yatırımcıların fiziki altın alımlarını sürdürdüğüne dikkati çekti.
'Ciddi bir yükseliş getirdiğini izlemiştik'
Paksoy, "Yani biz bunu dönemsel grafiklerle izah etmeye çalışırsak, ben 2008 krizi öncesi bir gevşeme değil, geri çekilme değil, oradaki yüksek faiz, yüksek dolar sebebiyle hatta yüksek petrol sebebiyle önce bir geri çekilme yaşadığını bu korelasyonlarla, daha sonrasında da sert bir hareket gördüğümüzü, ciddi de bir yükseliş getirdiğini izlemiştik." ifadelerini kullandı.
Gelişmiş ekonomilerdeki borç yüküne işaret eden Paksoy, "Çünkü ana hikaye bu. Çünkü fiziksel alım devam ediyor merkez bankaları tarafında ve büyük kurumsallar tarafında. Orada da o dönemki borçla bu dönemki borç arasında ciddi fark var." diye konuştu.
Paksoy, ABD'nin borcunun 40 trilyon dolara ulaştığını, Avrupa'da da yüksek borçluluk sorununun gündemde olduğunu belirterek, küresel borç dinamiklerinin altının uzun vadeli seyrini desteklediğini kaydetti.
Altında 4 bin 200-4 bin 300 dolar seviyeleri izlenecek
Altın fiyatlarında düzeltme sürecinin devam edebileceğini ancak bunun ana yükseliş trendini değiştirmediğini belirten Paksoy, 3 bin 800-4 bin 200 dolar bandını ve 4 bin dolar seviyesini yakından izlediğini söyledi.
Paksoy, "Bu düzeltme kalıbı en sonunda bir seviyede netleşecek. 3800-4200 bandı, 4000 pivotun çevresinde bir altın fiyatlaması normal bir fiyatlama." dedi.
Söz konusu bölgenin altına inilmediği sürece hareketin konsolidasyon ve güç toplama süreci olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Paksoy, yükselişin yeniden hız kazanması için 4 bin 200-4 bin 300 dolar seviyelerinin aşılmasının önem taşıdığını vurguladı.
Paksoy, "Bu bölgenin altına gelmedikçe trend zaten burada güç toplama, burada bir konsolidasyon süreci olarak okunur. Hareketin başlayacağı seviyede altın için 4200-4300 seviyesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Bu seviyelerin aşılması halinde ons altında daha güçlü ve hızlı fiyat hareketleri görülebileceğini kaydeden Paksoy, "Oranın üzerinde bir ons altın daha sert, daha hızlı momentum hareketleri anlamına gelir ki tekrar 4500 devamında da 5000 dolara doğru bir hareket potansiyeli bu yıl sonu ve 2027'nin ilk çeyreği, ikinci çeyreği için potansiyel senaryodur" ifadelerini kullandı.
Altının yalnızca getiri sağlama amacıyla değil, portföy risklerini dengeleme aracı olarak da değerlendirildiğini belirten Paksoy, merkez bankalarının rezerv yönetiminde de bu yaklaşımın etkili olduğunu sözlerine ekledi.
Paksoy, "Altının ana trendi yukarısıdır ve sadece getiri odaklı değil, tüm portföyleri hani belli bir riske karşı dengeleme odaklı da bütün piyasa Merkez Bankaları kendi rezervleri dahil bunu bu şekilde kullanıyor. Stratejilerini de bu yönde belirliyor." dedi.
POPÜLER HABERLERCevdet Yılmaz açıkladı: Tasfiye edilen fonlarda 125 milyar TL’lik geri ödeme süreci başlıyor!
Borsada bilanço fırtınası! Devlerin kar zarar tabloları belli oldu: İşte o şirketler
Altında hesaplar değişti: Avrupa'nın devinden dikkat çeken tahmin
Altın kritik seviyede tutunmaya çalışıyor: Gözler yarınki Fed kararında
İstanbul trafiğinde 50 gün sürecek çalışma: Şeritler daralıyor
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.