29 Ekim 2026, Perşembe · 01:37 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Özgener: İndirim reel sektörün sorunlarını çözmeye yetmez

İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, faiz indirimlerine rağmen yüksek finansman maliyetleri ve likidite sıkışıklığının sürdüğünü belirterek üretim ve yatırımların devamı için finansmana erişimin kolaylaştırılmasın…

Özgener: İndirim reel sektörün sorunlarını çözmeye yetmez

İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, faiz indirimlerine rağmen yüksek finansman maliyetleri ve likidite sıkışıklığının sürdüğünü belirterek üretim ve yatırımların devamı için finansmana erişimin kolaylaştırılmasını istedi.

29 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, ekim ayı meclis toplantısında ekonomi­deki gelişmeleri ve reel sektörün sorunlarını değerlendirdi. Enf­lasyondaki gerilemenin para po­litikasında hareket alanı yarattı­ğını ancak faiz indirimlerinin iş dünyasının finansman ihtiyacı­nı karşılamakta yetersiz kaldı­ğını belirten Özgener, ekonomik güven ve öngörülebilirliğin güç­lendirilmesi gerektiğini söyledi.

Finansman maliyetleri yüksek

Yıllık enflasyonun eylülde yüzde 29,73'e gerileyerek yak­laşık beş yıl sonra ilk kez yüzde 30'un altına indiğini hatırlatan Özgener, eğitim, sağlık ve kira gi­bi kalemlerde fiyat artışlarının yüksek seyrini koruduğunu kay­detti. Merkez Bankasının poli­tika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirmesini de değerlen­diren Özgener, kararın enflasyo­nun ana eğilimindeki iyileşme ve iç talepteki zayıflamayla birlikte ele alınması gerektiğini ifade et­ti. Faiz indiriminin üretim ve ya­tırım koşullarına yansımasının önemine dikkat çeken Özgener, “Özel sektörümüz faaliyetleri­ni sürdürmekte zorlanıyor ve fi­nansman maliyetleri hâlâ olduk­ça yüksek. Bunun yanında liki­dite sıkıntısı da devam ediyor” dedi. Finansal piyasalarda güve­nin korunmasının yabancı yatı­rımcı ilgisi ve uzun vadeli finans­man açısından önem taşıdığını belirten Özgener, son dönemde gündeme gelen fon soruşturması ve MSCI'ın Türkiye piyasaları­na ilişkin açıklamalarının da bu çerçevede değerlendirilmesi ge­rektiğini söyledi.

İhracatçıların finansman ih­tiyacına değinen Özgener, dö­viz dönüşüm desteğinde yapılan düzenlemelerin bazı kolaylıklar sağlasa da firmaların beklenti­lerini karşılamadığını belirtti. Uygulamanın başladığı 2023'ten bu yana yaklaşık 44 bin firmanın destekten yararlandığını, destek alanların toplam ihracatçı fir­malar içindeki payının 2026'da yüzde 34'e ulaştığını aktardı.

Döviz almama taahhüdünün kaldırılmasının özellikle ithal girdi kullanan ve döviz kredi­si bulunan işletmelerin desteğe erişimini kolaylaştırdığını kay­deden Özgener, yeni satış limi­ti ve destek üst sınırının ise ba­zı firmaların alabileceği tutarı düşürdüğünü ifade etti. Mevcut yüzde 3'lük destek oranının ar­tırılmasını isteyen Özgener, sektörlerin üretim yapısı ve ya­rattığı katma değere göre fark­lı oranlar uygulanmasını öner­di. Yerli üretime ağırlık veren ve emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmaların daha yük­sek oranlarda desteklenmesi ge­rektiğini belirten Özgener, yıllık 100 milyon liralık destek üst sı­nırının kaldırılması veya ihracat hacmine göre yükseltilmesi çağ­rısında bulundu.

KOBİ'lerin karmaşık hesapla­malar ve bürokratik koşullar ne­deniyle desteklerden yeterince yararlanamadığını da dile geti­ren Özgener, yerli girdiler ile fa­son üretim yoluyla yaratılan kat­ma değerin hesaplamalara dahil edilmesini istedi.

Karbon maliyeti rekabetin bir parçası

Avrupa Birliği'nin gümrük re­formu ve Sınırda Karbon Düzen­leme Mekanizması'nın (SKDM) ihracatçılar açısından yeni yü­kümlülükler getirdiğini belirten Özgener, firmaların değişen ko­şullara hazırlanması gerektiğini söyledi. SKDM'nin mali yüküm­lülük döneminin 1 Ocak 2026'da başladığını hatırlatan Özgener, demir-çelik, alüminyum, çimen­to, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerinde karbon emisyon­larının doğru hesaplanması ve raporlanmasının önem kazandı­ğını kaydetti.

“Karbon maliye­ti artık ihracatçının rekabet gü­cünün bir parçası” diyen Özge­ner, düşük karbonlu ham madde kullanımı, ürün bazında emis­yon hesaplaması ve tedarik zin­cirinde veri izlenebilirliğinin Avrupa pazarında rekabet açı­sından belirleyici olacağını ifa­de etti. AB'nin “Made in Euro­pe” yaklaşımına da değinen Öz­gener, Türkiye'nin yeni sanayi destekleri ve kamu alımlarında hangi statüde değerlendirilece­ğinin henüz netleşmediğini be­lirtti. Avrupa'da üretim şartının Türk firmalarının bazı ihalele­re erişimini zorlaştırabileceği­ni söyleyen Özgener, Gümrük Birliği kapsamında kazanılan hakların korunması gerektiğini vurguladı.

Yüksek katma değerli üretim vurgusu

Küresel ekonomide enerji maliyetleri, ticaret politikaları ve teknolojik dönüşümün rekabet koşullarını değiştirdiğini belirten Özgener, Türkiye'nin uzun vadeli üretim ve ihracat stratejisi oluşturması gerektiğini söyledi.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ekim ayı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 2,7'ye indirildiğini hatırlatan Özgener, Orta Doğu'daki savaşın enerji fiyatlarına etkisine dikkat çekti. Brent petrolün varil fiyatının 110 doların üzerine çıkmasının üretim ve taşımacılık maliyetleri üzerinde yeni baskı oluşturduğunu belirtti.

Avrupa'nın verimlilik ve teknoloji yatırımlarında sorunlar yaşadığı, Çin ve Asya ekonomilerinin ise yüksek teknolojili üretimde güçlendiği bir dönemde Türkiye'nin ekonomik konumunu yeniden belirlemesi gerektiğini ifade eden Özgener, mevcut üretim kapasitesini korumanın yeterli olmayacağını kaydetti. Türkiye'nin tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesi, ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi ve orta-yüksek teknolojili üretime ağırlık vermesi gerektiğini belirten Özgener, kalıcı rekabet gücünün verimlilik ve katma değer artışıyla sağlanabileceğini dile getirdi.

İzmir'in yeni dönem projeleri 4 Kasım’da

İZTO'nun yeni dönem çalışmalarına ilişkin bilgi veren Özgener, kentin stratejik önceliklerini ve projelerini 4 Kasım'da düzenlenecek toplantıda açıklayacaklarını belirtti.

Özgener, İZTO'nun 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31'e yönetim kurulu düzeyinde üç delegeyle katılacağını da açıkladı. Organizasyonda kurulacak stantta “Senin Atığın Benim Hammaddem” ve “Kurumsal Karbon Ayak İzi” projelerinin yanı sıra Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi başta olmak üzere İzmir'deki tarıma dayalı organize sanayi bölgesi yatırımları tanıtılacak.

Kaynak: DÜNYA - İZMİR

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Altın fiyatları fed kararı sonrası yön değiştirdi Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Makroekonomi SON DAKİKA | Piyasaların gözü bu haberdeydi: Fed faiz kararı belli oldu CNN Türk Ekonomi · 1 saat önce Borsa Para piyasalarında rota değişiyor Ekonomim · 1 saat önce Borsa Fed kararı sonrası New York borsası günü yükselişle kapattı Ekonomim · 1 saat önce Borsa Fitch’ten küresel risk uyarısı: Yapay zeka, enerji ve faiz baskısı artıyor Finans Gündem (ing) · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.