Cumhuriyet’in temel vaatlerinden birinin tebaanın yurttaşa dönüşmesi olduğunu belirten Hatimoğulları ve Bakırhan, yurttaşlığın herkesin dili, kimliği, kültürü, inancı ve düşüncesinin eşit biçimde güvence altına alınmasıyla anlam kazanacağını ifade etti.
Cumhuriyet’in 103’üncü yılının yalnızca geçmişi hatırlamak için değil, nasıl bir ülkede yaşanmak istendiğini yeniden düşünmek için de bir fırsat olduğunu kaydeden Eş Genel Başkanlar, Cumhuriyet fikrinin eşitlik, özgürlük ve ortak gelecek açısından önemli bir imkân sunduğunu belirtti. Açıklamada, bu imkânın herkesin kendisini ait hissedebildiği, hiçbir kimliğin ve kültürün diğerinden üstün ya da aşağı görülmediği demokratik bir zeminde hayata geçirilebileceği vurgulandı.
“Bütün halklar ve inançlar bu ülkenin eşit sahibidir”
Türkiye’deki farklı siyasi görüşlere, kimliklere ve inançlara sahip kesimlerin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşaması gerektiğini belirten Hatimoğulları ve Bakırhan, açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Sağcısı, solcusu, muhafazakârı, seküleri, Sünnisi, Alevisi, Türk'ü ve Kürt'ü; bütün halklar ve inançlar bu ülkenin eşit sahibidir. Demokratik bir gelecek de ancak hepimizin eşit söz ve karar sahibi olduğu ortak bir yaşamla kurulabilir.
Kadınların eşit, emekçilerin güvenceli, gençlerin umutlu yaşadığı ve hukukun herkes için eşit işlediği bir Türkiye’nin mümkün olduğunu ifade eden Eş Genel Başkanlar, demokratik bir gelecek için toplumun bütün kesimlerinin eşit söz ve karar hakkına sahip olması gerektiğini kaydetti.
“Demokratik Cumhuriyet, kimsenin kimseye benzemek zorunda kalmadığı Cumhuriyettir”
Demokratik Cumhuriyet anlayışının farklılıkların özgürce var olabildiği ve halkın iradesine saygı duyulduğu bir yönetim biçimi olduğunu belirten Hatimoğulları ve Bakırhan, bunun daha huzurlu bir ülkede birlikte yaşamanın da temel koşulu olduğunu ifade etti.
Açıklamada, demokratik bir Cumhuriyet için bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü, evrensel insan hakları, özgür basın, kuvvetler ayrılığı ve güçlü yerel demokrasinin gerekliliğine dikkat çekildi.
Cumhuriyet’in kurucu fikrinin değerli olduğunu ancak günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmesi gerektiğini belirten Eş Genel Başkanlar, mevzuattan kurumsal yapıya kadar her alanda demokratik ilkelerin esas alınması çağrısında bulundu.
“Geçmişin acılarını inkar etmeden yeni bir sayfa açabiliriz”
Cumhuriyet’in farklı kimlikleri kapsamasının ortak yurttaşlığı ve toplumsal değerleri zayıflatmayacağını, aksine güçlendireceğini belirten Hatimoğulları ve Bakırhan, geçmişin acılarıyla yüzleşmenin önemine işaret etti.
Açıklamada, “Geçmişin acılarını inkâr etmeden, ama onların içine hapsolmadan, yanyana durarak yeni bir sayfa açma imkânı elimizdedir” denildi.
Cumhuriyet fikrini demokrasiyle güncellemeyi ve taçlandırmayı hedeflediklerini belirten Eş Genel Başkanlar, özgürlüğün yalnızca belli bir kesim için değil, herkes için güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Eşitlik, adalet ve özgürlüğün birlikte güvence altına alınmasıyla Demokratik Cumhuriyet’in herkesin ortak evi olabileceği ifade edildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
Cumhuriyetin fikrinin en kıymetli vaatlerinden biri, tebaanın yurttaşa dönüşmesiydi. Yüz yılı aşan tecrübe gösterdi ki, yurttaşlık, herkesin dili, kimliği, kültürü, inancı ve düşüncesi eşit ölçüde güvence altında olmadığında eksik kalıyor.
Cumhuriyetin 103. yılını, yalnızca geçmişi hatırlamak için değil nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi yeniden düşünmek için de bir vesile olarak görüyoruz. Cumhuriyet fikri bugün de eşitlik, özgürlük ve ortak gelecek için büyük bir imkândır. Bu imkân, Cumhuriyetin herkesin kendisini ait hissettiği, hiçbir kimliğin ve kültürün bir diğerinden üstün ya da aşağı görülmediği demokratik bir zeminde hayat bulur ve gelişir.
Sağcısı, solcusu, muhafazakârı, seküleri, Sünnisi, Alevisi, Türk'ü ve Kürt'ü; bütün halklar ve inançlar bu ülkenin eşit sahibidir. Demokratik bir gelecek de ancak hepimizin eşit söz ve karar sahibi olduğu ortak bir yaşamla kurulabilir. Kadınların eşit, emekçilerin güvenceli, gençlerin umutlu yaşadığı, hukukun herkes için eşit işlediği bir Türkiye mümkündür.
Demokratik Cumhuriyet, kimsenin kimseye benzemek zorunda kalmadığı ve halkın iradesine saygı duyulduğu bir Cumhuriyettir. Bu aynı zamanda birlikte ve daha huzurlu yaşanacak bir ülkenin tarifidir. Bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü, evrensel insan hakları, özgür basın, kuvvetler ayrılığı ve güçlü bir yerel demokrasi bunun gereğidir.
Cumhuriyet’in kurucu fikri kıymetlidir ve bugünün ihtiyaçlarıyla buluşması için güncellenmesi gerekir. Mevzuattan kurumsal mimariye kadar her alanda demokratik ilkeyi esas aldığımızda Cumhuriyet, huzurla anılan bir ülkenin zemini olacaktır. Cumhuriyet’in çoğul kimlikleri kapsaması ortak yurttaşlığı ve değerleri zayıflatmaz, güçlendirir. Geçmişin acılarını inkâr etmeden, ama onların içine hapsolmadan, yanyana durarak yeni bir sayfa açma imkânı elimizdedir.
Bu anlayış ve yaklaşımla Cumhuriyet fikrini demokrasiyle güncellemeyi ve taçlandırmayı hedefliyoruz. Özgürlük sadece belli bir kesim için değil herkes için olmalıdır. Eşitlik, adalet ve özgürlük birlikte güvence altına alındığında, Demokratik Cumhuriyet hepimizin ortak evi olacaktır.
Barışın, demokratik siyasetin ve toplumsal uzlaşmanın önünü açmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
İkinci yüzyılda Cumhuriyet daim, demokrasi kaim, halkların kardeşliği baki olsun.
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: DEM PARTİTuncer BakırhanTÜLAY HATİMOĞULLARICUMHURİYET
DAHA FAZLA HABER OKU
CHP Grup Başkanvekili Kılıç’tan Cemil Tugay hakkında suç duyurusu
Numan Kurtulmuş: İzleme komisyonunu en kısa sürede kuracağız
Mustafa Sarıgül, soruşturma sonuçlanana kadar YENİ Parti üyeliğini askıya alacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye'nin çıkarlarıdır
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.