Tarım ürünlerinde daralan kâr marjı, çiftçileri ne ekeceği konusunda kara kara düşündürüyor. Özellikle son iki yıldır ürün fiyatlarından memnun olmayan çiftçiler, bazı bölgelerde tatlı mısır, çerezlik ayçiçeği ve kabak çekirdeği gibi alternatif ürünlere yöneliyor. Sektör temsilcileri, çiftçinin elinde hangi ürünün tohumu varsa onu ekeceğini ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle bazı bölgelerde sulu tarımdan uzaklaşıldığını ifade ediyor.
30 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Mehmet H. GÜLEL
Çiftçiler, 2026 yılında rekor üretimlere imza atarken, yeni ekim sezonu döneminde hangi ürünü ekeceği konusunda derin bir kararsızlık yaşıyor. Özellikle son 2 yıldır ektiği ürünlerden kâr edemeyen çiftçiler, artan girdi maliyetlerinden dolayı ektikleri ürünlerden para kazanamıyor. Bazı bölgelerde alternatif ürünlere yönelen çiftçiler ise tatlı mısır, çerezlik ayçiçeği ve kabak çekirdeği ekimine yöneldi. Söz konusu ürünlerde sözleşmeli ekim yapmayan üreticiler, fiyat konusunda yine sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Sektör temsilcileri, Güneydoğu’da yüksek girdi maliyetleri nedeniyle sulu tarımdan uzaklaşıldığını belirtiyor.
Ürünlerin %80’inde fiyatlar beklentiyi karşılamadı
Çoğu tarım ürününde kâr marjının daraldığına dikkat çeken Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, bu durumun geçen yıl da kısmen yaşandığını belirterek çiftçilerin; standart ürünler yerine tatlı mısır, çerezlik ayçiçeği ve çerezlik kabak gibi alternatif ürünlere yönelmeye başladığını ifade etti. Bu ürünlerde de sözleşmeli ekim yapılmadığı, doğrudan açık alana ekildiği takdirde fiyat sorunlarıyla karşılaşıldığını aktaran Soylu, “Çiftçiler genellikle piyasada kazandıran ürüne yöneliyor; ancak o ürün ertesi yıl para etmeyince aynı sıkıntı yeniden baş gösteriyor.
Nitekim bu yıl çiftçinin yöneldiği ürünlerin yüzde 80’inde fiyatlar beklentiyi karşılamadı. Yalnızca soğan ve patateste açık alana ekenler iyi sayılabilecek bir fiyatla satış yapabildi, sözleşmeli ekenlerin fiyatı ise yine düşük kaldı. Sebze grubunda ise patlıcan ve kapya biber üreticiye biraz kazandırırken, diğer ürünlerin neredeyse tamamında fiyatlar başa baş kaldı veya çok düşük kârlar elde edildi. Girdi maliyetlerinin ürün fiyatlarının çok üzerine çıkması ve fiyatların enflasyon oranında artmaması, çiftçinin kârını eritti” dedi.
Diğer yandan, iklim değişikliği nedeniyle Konya Ovası’nda ekim faaliyetlerinin son 2-3 yıldır kasım ayına kaydığını belirten Soylu, tarlalarda bir hareketlilik yaşandığını; ancak İç Anadolu’da toprak neminin düşmemesi yüzünden mısır hasadının oldukça geciktiğine dikkat çekti. Soylu, benzer şekilde şeker pancarında da yağışlar sebebiyle hasat süreçlerinin yavaş ilerlediğini ifade etti.
“Çiftçiler elinde hangi tohum varsa onu ekecektir”
Tarım ürünlerindeki fiyat istikrarsızlığına dikkat çeken Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, hiçbir ürünün hak ettiği değeri bulamaması nedeniyle ürün çeşitleri arasında büyük bir geçiş beklenmediğini kaydetti.
Çiftçilere sağlanan desteklerin yetersiz kaldığını vurgulayan İpar, 2027 bütçesinde doğrudan verilmesi öngörülen destek miktarının 235 milyar TL olarak belirlendiğini, oysa bu tutarın yasal olarak milli gelirin yüzde 1’ine denk gelmesi gerektiğini hatırlattı. “Çiftçiler piyasadaki imkânları değerlendirerek elinde ne tohum varsa onu ekecektir” diyen İpar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Piyasada normal buğday veya arpa tohumu (ilaçsız ve sertifikasız) 20-24 TL civarında alıcı bulurken, sertifikalı tohumluk fiyatları 34-35 TL’ye kadar çıkıyor.
Bu ağır şartlar altında birçok çiftçi sertifikalı tohum alamamakta, kendi ürettiği buğdaydan ayırdığı tohumluğu ekmek zorunda kalmaktadır. Bölgemizde ekimler başladı ve şu an yüzde 10 ile yüzde 15 oranında tamamlandı. Eskiden çiftçiler erken sürüm yapıp yağmur yağmasını bekler, yağmurdan sonra topraktaki yabancı ot tohumlarının çimlenmesini sağlayarak ikinci bir sürümle yabancı otlanmayı (ekolojik dengeyi gözetip daha az ilaç harcayarak) engellerdi. Ancak maliyetler ve süreçler nedeniyle çiftçi bu ikinci sürümü göze alamamakta, yağmurun yağmasını bekleyip tek seferde ekimi bitirmeye çalışmaktadır.”
Mardin Kızıltepe Ziraat Odası Başkanı Bedirhan Dinler ise girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle çiftçilerin ne ekeceği konusunda kararsız kaldığını vurguladı. Dinler, “Şu anda tarlada ikinci ürün olarak mısır ve ayçiçeği bulunuyor. Çiftçilerimizin bunların yerine buğday ile arpa ekeceği öngörülüyor; ancak ne ekeceklerine henüz tam olarak karar verebilmiş değiller” diye konuştu.
“Ürün para etmediği için kimse ekmek istemiyor”
Diyarbakır Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Mehmet Cevat Delil, Türkiye genelinde çiftçilerin bu yıl ne ekecekleri konusunda büyük bir kararsızlık yaşadığını belirtti. Girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Delil, “Başta gübre, mazot ve ilaç olmak üzere tüm girdi maliyetleri yükseldi. Buna karşın çiftçi buğdayı geçen yıl 13,50 TL’den satmışken, bu yıl protein düşüklüğü nedeniyle 15 TL’ye satabildi. Bir önceki yılla arasındaki bu fiyat farkıyla çiftçi nasıl ekim yapsın? Durum böyle olunca, girdi maliyetleri yüzde 50’ye varan oranlarda artarken, ürün para etmediği için kimse ekmek istemiyor. Yine bölgemizde yüksek maliyetler nedeniyle üreticiler sulu tarımdan uzaklaşıyor. Arpa, buğday ve mercimeğe yöneliyorlar. Bölgemizde ekimler başladı ve şu an yüzde 10 civarında tamamlandı” dedi.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.