30 Ekim 2026, Cuma · 09:23 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Siyaset mühendisleri iş başında

Siyaset mühendisleri iş başında

“… Sözün burasında konunun bir başka boyutunu da gözden kaçırmayalım: Ali Babacan’ın kabinede yer alacağı iddiaları…

Babacan’ı, Deva, Yeniden Refah, Fazilet (kendini feshetmeseydi Gelecek) gibi partilerin ortak cumhurbaşkanı adayı göstermeyi planladığı da konuşuluyor, Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı, Babacan’ın başbakan olacağı bir modelden de bahsediliyor. Hal böyleyken Babacan’ın ekonomiden sorumlu koalisyon ortağı olarak kabinede yer alması gerektiği savları nereden çıkıyor?”

Kaldığımız yerden devam edelim…

Önce bir durum tespiti yapalım.

Yeni Parti, CHP, TİP gibi partilerin dışında İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti, Saadet ve Yeniden Refah tarafında da kapalı kapılar arkasında ortak aday çıkarma merkezli yoğun bir trafik yürütülüyor. Adalet Partisi lideri Vecdet Öz de geçenlerde “Hesapları doğru yapın, herkesi şaşırtacak gelişmeler var” diyerek bu arayışların sinyalini verdi.

“Bu neden önemli” derseniz; ortaya çıkacak tablo Cumhur İttifakı’nın kimi bileşenlerini bu yeni ittifaka doğru yönlendirebilir ki iktidar kanadı için hiç istenmeyen bir gelişme olur bu…

Bu arada geçtiğimiz aylarda Saadet Partisi'nin öncülüğünde İstanbul Çırağan Sarayı'nda Gelişen 8 Ülke (D8) Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın 29. kuruluş yıl dönümüne ilişkin programı tekrar hatırlatmak isterim.

O toplantıda da yan yana gelen Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi, (kendini fesheden) Gelecek Partisi ve Deva Partisi Genel başkanları 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile verdikleri fotoğrafta adeta yepyeni bir ittifakın da ipuçlarını kayda geçirmişlerdi.

Ki bu birlikteliğin cumhurbaşkanı adayının da Ali Babacan olacağı öne sürüldü.

Sonradan bu birlikteliğin, özellikle AK Parti’den uzaklaşan muhafazakâr seçmene “iyi bir alternatif” olabileceği değerlendirmeleri yapıldı.

Yine Bülent Arınç’ın AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü için hazırlanan ve yalnızca Recep Tayyip Erdoğan'ı öne çıkaran tanıtım videolarını ve partinin mevcut durumunu eleştirirken Ali Babacan için “Tarihi tersine çeviremezsiniz kardeşim... Orada yeri gelmiş Ali Babacan da var" ifadesini kullandığını da hatırlayın…

Ortada artık Kemal Kılıçdaroğlu’nun 6’lı Masa’sı yok. Bu durumda seçmen aritmetiğine bakarsanız Cumhur İttifakı dışında kalan partilerinin bir bütün olarak muhalefet kanadını temsil etmediği bir evrende oylar iktidar (artı DEM), muhafazakâr muhalefet ve sosyal demokrat muhalefet arasında bölünecek demektir. “Oy kullanmayacağım” diyen seçmeni de (ki oranları son araştırmalara göre yüzde 20’leri geçmiş durumda) göz önüne aldığımızda adeta dörde bölünmüş bir seçmen havuzu ortaya çıkar. Bu durum da ister istemez iktidar bloğunun işine yarar.

İşte böyle bir ortamda Ankara’da hemen (adet olduğu üzere) siyaset mühendisliği devreye giriyor. “Mühendisler”in önündeki temel soru, “muhafaza muhalefet kanadı ile iktidardan kopan/soğuyan muhafazakâr seçmeni nasıl iktidarla barıştırırız?”

Benim şahsi kanaatim boşa çaba ama adamlar da boşuna “mühendis” değil! Bir kaç yöntem üzerine yoğunlaşmışlar.

Bir taraftan Ali Babacan ve Partisi’nin Cumhur İttifakı içinde yer alması ama fiilen hükümette yer almaması (MHP örneğinde olduğu gibi); diğer yandan Deva Partisi’nin İttifakta yer alması ve Babacan’ın ekonomiden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcısı olması gibi fikirleri var.

Bu fikirlere karşılık, Deva Partisi’nin muhalefet cephesinde kalması, seçimde toplayacağı oy oranına göre ittifaka dahil edilmesi gerektiğini dile getirenler de var.

Tabii bir de “artık yarı-başkanlık sistemine geçelim; parlamentodan bir başbakan seçilsin” diyen cephe var. Burada ilginç bir durum ortaya çıkıyor; yarı-başkanlığa geçilsin diyen muhalif kesimler Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı, Babacan’ın başbakan olmasını öneriyorlar, yarı-başkanlığa geçilsin diyen iktidar çevreleri ise cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakan Babacan olsun görüşünü dile getiriyorlar. Mühendislerin hikmetinden sual olmaz ama bu Babacan merakı gerçekten ilginç!

Oysa siyaset mühendisliğinden öte bir şey var; İnsanlar yalnızca değişim istemiyor. Değişimin ehil ellerde yönetilip yönetilemeyeceğini de bilmek istiyor. Ekonomi, dış politika, adalet, eğitim, enerji, tarım, savunma, teknoloji, sağlık ve kamu yönetimi alanlarında inandırıcı, net politikalar duymak istiyorlar. Güvenin, hukukun, liyakatin, üretimin yeniden inşasını hayal ediyorlar. Ve bu talepler tek başına bir ismin kabinede ya da ittifakta yer alarak çözülebilecek talepler değil!

İlgili Haberler
Makroekonomi Kripto piyasasını sarsan dev saldırının ardından Binance TR'den açıklama CNBC-e · 24 dk önce Makroekonomi Kamu İhale Kurumu 25 uzman yardımcısı alacak Sabah Ekonomi · 28 dk önce Makroekonomi ALTIN FİYATLARI NE KADAR? ALTIN DÜŞTÜ MÜ? BUGÜN GRAM ALTIN NE KADAR? 30 EKİM ALTIN FİYATLARI Yeni Asır Ekonomi · 31 dk önce Makroekonomi Otomotiv devi rakiplerine kendi motorunu satarak tarihe geçecek Sözcü Ekonomi · 33 dk önce Makroekonomi Genç kadınların geleceğine umut olan proje, 100 ülkede ilk üçte Ekonomi Gazetesi · 36 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.