30 Ekim 2026, Cuma · 10:49 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Emekliye müjde!

Emekliye müjde!

Biraz hesap yapmalı Enflasyon herkes için farklıdır En az yüzde 8 kayıp var “Ek artış verilecek, dertler bitecek!”

Kaybedileni, üstelik tümünü de değil bir kısmını bulup yerine koymak ne zamandan beri müjde oldu? Konulup konulmayacağı ya da ne ölçüde konulacağı da kesin değil ya… Bu durum için “ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” mi demeli ki?

Yeni yıl yaklaşıyor ve memur ve memur emeklileriyle işçi emeklileri için müjde üstüne müjde veriliyor. Özellikle de emekliler için. Müjde diye lanse edilenlere, edilmeye çalışılanlara bakıyorsunuz, bu kavramın da içi çoktan boşaltılmış.

Neymiş müjde; emekliler enflasyon farkının üstünde artış alabilirmiş, bütçe buna elverecek şekilde yapılmış.

Seçime giderken memura da, emekliye de, çiftçiye de her zamankinden daha fazla para verildiğini, yine aynısının yapılacağını herhalde bilmeyen yoktur. Acaba yine seçimin ön hazırlığı mı yapılıyor?

Seçim için ya da değil, şöyle dişe dokunur bir ek artışa kimse tabii ki bir şey demez, niye desin. Ama acaba yapılacağı söylenen ek artış emeklinin geçmiş kayıplarını bile telafi etmiyorsa…

Enflasyonun üstünde olacağı ileri sürülen artışla maaşlarda şimdiye kadar oluşan kayıplar telafi mi edilecek yani? Ancak böyle bir durumda müjdeden söz edilebilir.

Biraz hesap yapmalı

Bir kere emekliye 2027 için enflasyonun ne kadar üstünde artış verileceği kesin değil.

Ek bir artış söz konusu olacaksa bile bunun tüm emeklileri kapsayıp kapsamayacağı da belli değil. Çünkü en düşük aylık alanlar için farklı senaryolar, 65 yaş üstü için farklı senaryolar söz konusu.

Dolayısıyla şimdiden bütün emeklileri umutlandıracak şekilde bol keseden müjde dağıtmanın gereği yok.

Kaldı ki diyelim enflasyonun hatırı sayılır ölçüde üstünde bir artış söz konusu oldu ve yine diyelim ki bu tüm emeklileri kapsadı.

Peki bu artış ya ancak şimdiye kadarki kayıpları telafi ediyorsa, hatta tüm kayıpları telafi etmekten bile uzak kalıyorsa…

İşte o yüzden hangi oranın gerçek anlamda müjde olduğunu ifade etmeden önce emeklilerin “enflasyon kadar fark aldıkları halde” enflasyona nasıl yenik düştüklerini irdelemek gerekiyor.

Enflasyon herkes için farklıdır

Enflasyon farkı verilirken esas alınan TÜİK’in enflasyon hesaplamasının eksiksiz yapıldığını varsayalım. Ama önce şunu belirtmeliyim; bu hesaplama kim tarafından yapılırsa yapılsın ve ne kadar gerçeğe yakın olursa olsun herkes için tam doğru oranı yansıtmaz. Çünkü herkesin enflasyonu farklıdır.

Örneğin kendi evinde oturan için kiranın önemi yoktur, örneğin küçük bir şehirde oturan için ulaşım masrafı önemsizdir, çocuğun özel okula mı devlet okuluna mı gittiği fark yaratır; gibi gibi…

Açıklanan oran, tam anlamıyla doğru ve eksiksiz olsa bile Türkiye ortalamasını gösterdiği için herkes için kapsayıcı olmayabilir, kimilerine doğru gelmeyebilir.

Bu kaydı düştükten sonra devam edelim…

Enflasyon oranı tamam, kimse kuşku duymuyor, hükümet de enflasyon farkını maaş ve ücretlere yansıtıyor.

Bu durumda “Daha ne olacak, işte enflasyon kadar fark veriliyor ve çalışanlarla emekliler enflasyona ezdirilmiyor” demek mümkün mü?

İktidar için tabii ki mümkün. Hesap ortada çünkü, fark veriliyor işte.

Ama matematik pek öyle demiyor. Enflasyon farkı adı altında yapılan artışı geride kalan altı ayın enflasyonuyla sınırlı tutmak zaten her altı aylık dönem itibarıyla çalışanın da, emeklinin de gelirini reel olarak azaltmak demek.

Son iki yılı esas alarak oluşturduğum grafikte ne demek istediğim çok somut olarak görülüyor.

2025 yılının ocak ayına gelinmiş, 2024’ün ikinci yarısındaki enflasyon farkı verilmiş, varsayalım çalışan ve emeklilerin daha önceki dönemden hiçbir alacağı yok, beyaz bir sayfa açılmış ve 2025’in ilk altı ayında geçerli olacak artış uygulanmış. Gelir altı ay süreyle sabit, peki bu altı ayda fiyatlar artmış mı, tabii ki artmış.

Yıl ortasına gelinmiş, bu sefer geride kalan altı ayın farkı eklenmiş, ücretler enflasyona dokunur gibi olmuş, sonra fark yine açılmaya başlamış.

En az yüzde 8 kayıp var

2026 enflasyonunu ekim, kasım ve aralık için yüzde 2, yüzde 1,5 ve yüzde 1,5 artış yaşanacağı varsayımıyla hesaplıyorum. Buna göre çalışan ve emeklilerin enflasyon karşısındaki iki yıllık kaybı yüzde en az 8 dolayında.

Şimdi bu orana bakarak “İki yıl için yalnızca yüzde 8 mi, pek bir şey değilmiş” denilemez. Çünkü iki yıldan beri oluşan bir kayıptan söz ediyoruz ve bu oran reele getirildiğinde çok daha yüksek çıkar. Ayrıca TÜİK’in enflasyonunun herkesi eksiksiz kapsadığı gibi bir varsayımla hareket ettiğimi de bir kez daha belirtmek isterim.

“Ek artış verilecek, dertler bitecek!”

Son dönemde iktidar kanadından bile daha aceleci davranıp her şey karara bağlanmış ve emekliyi adeta uçuracak artışlar verilecekmiş gibi tutum takınanlar var.

Birincisi artışın ne boyutta olacağı netleşmiş değil.

İkincisi artışın 2027 başında mı, yoksa ikinci yarıda mı gündeme geleceği de netleşmiş değil.

Unutulmasın, en son yapılan en çok akılda kalandır.

Seçim 2028’de olacaksa bu yılın ilk yarısı için bir düzenleme yapılma olasılığı düşüktür.

Kaldı ki bir kez daha üstüne basa basa vurgulamak gerekir, bu ek artışlar verilse bile geçmişteki kayıplar ancak belli ölçüde telafi edilecektir, o kadar.

İlgili Haberler
Makroekonomi SSK ve Bağ-Kur emeklisine yeni zam hesabı! Ocak ayında maaşlar ne kadar olacak? Yeni Asır Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Memurların zamlı maaş tablosu ortaya çıktı: Polis, öğretmen, doktor... Sözcü Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi TES belirsiz zamana bırakıldı Habertürk Ekonomi · 3 saat önce Makroekonomi Emekliye 450 milyarlık ilave kaynak ayrıldı Yeni Asır Ekonomi · 3 saat önce Makroekonomi Kaynak var, bahane çok Sözcü Ekonomi · 5 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.