Dünyanın önde gelen merkez bankaları faiz artışlarına ara verirken yüksek enerji fiyatları yeni sıkılaşma riskini büyütüyor. Fed, ECB ve Japonya faizleri sabit tuttu; İngiltere, Avustralya, Norveç ve İsveç'te ise gelecek hafta artış bekleniyor.
Murat Ali Oral 30 Ekim 2026 14:00 30 Ekim 2026 14:05 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Küresel para politikasında faiz artışlarının sona erdiğine yönelik beklentiler yerini yeni bir sıkılaşma dalgası ihtimaline bırakıyor. ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası bu haftaki toplantılarında faiz oranlarını değiştirmedi. Ancak Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatlarını yüksek tutması ve enflasyonun birçok gelişmiş ekonomide hedefin üzerinde seyretmesi, merkez bankalarının yeniden harekete geçebileceğine işaret ediyor.
Gelişmiş ekonomilerin oluşturduğu G10 grubunda para politikası giderek farklılaşıyor. Kanada bu hafta üç yılı aşkın aradan sonra ilk faiz artışını gerçekleştirirken Avustralya, Norveç, İngiltere ve İsveç'te kasım ayının ilk haftasında yeni artışlar bekleniyor. Yeni Zelanda'da aralık ayı öne çıkarken Japonya'da da sıkılaşmanın devam edebileceği mesajı verildi. İsviçre ise faizleri sıfırda tutması beklenen ülkeler arasında yer alıyor.
Avustralya ve Norveç'te yeni faiz artışları gündemde
G10 ülkeleri arasında en yüksek politika faizlerinden birine sahip olan Avustralya, 2026 yılında dört kez faiz artırdı. Avustralya Merkez Bankasının politika faizi yüzde 4,60 seviyesinde bulunuyor. Bankanın 3 Kasım'daki toplantısında beşinci artışın yapılabileceği beklentisi güçlenirken son enflasyon verilerinin tahminleri aşması bu olasılığı destekliyor.
Avustralya Merkez Bankası Başkanı Michele Bullock'un enflasyonla mücadelede sıkı duruşu koruyan açıklamaları da piyasalardaki beklentileri artırdı. Özellikle enerji maliyetleri ve yurt içi fiyat baskılarının devam etmesi, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte yeni bir artış kararı henüz alınmış değil.
Norveç'te de benzer bir görünüm bulunuyor. Norveç Merkez Bankası, mayıs ayında piyasaları şaşırtan bir faiz artışına gitmiş, eylül ayında aynı yönde bir adım daha atmıştı. Banka, sonraki toplantılarda ek sıkılaşma ihtimalini açık bırakırken çekirdek enflasyonun yüksek seyretmesi bu beklentiyi destekledi.
Ülkede yıllık çekirdek enflasyon eylül ayında yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, merkez bankasının yüzde 2,9'luk tahmininin üzerinde bulunuyor. Norveç'in petrol ve doğal gaz üreticisi olmasına rağmen iç fiyat baskılarının devam etmesi, para politikasında yeni bir artışı gündemde tutuyor.
Fed ve İngiltere'de gözler bir sonraki toplantıya çevrildi
Fed, 28 Ekim'deki toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tuttu. Banka, enflasyonun yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğine dikkat çekerek ek verileri değerlendirmek istediğini bildirdi. Eylül ayında gerçekleştirilen faiz artışının ardından gelen bu karar, sıkılaşma sürecinin sona erdiği şeklinde yorumlanmadı.
Piyasalarda Fed'in aralık ayında yeniden faiz artırma olasılığı yaklaşık yüzde 80 olarak fiyatlanıyor. Yatırımcılar, 2027 yılında da en az bir, muhtemelen iki ek artış yapılabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu beklentiler piyasa fiyatlamalarına dayanıyor ve yeni ekonomik verilerle değişebilir.
Fed'in kararları Washington'daki siyasi tartışmaların da merkezinde bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, daha düşük faiz çağrılarını sürdürürken son faiz artışının ardından merkez bankası yönetimine yönelik eleştirilerini artırdı. Fed Başkanı Kevin Warsh ise para politikası kararlarının siyasi baskılardan bağımsız biçimde alınması gerektiğini savundu.
İngiltere'de ise gözler 5 Kasım'daki para politikası toplantısına çevrildi. İngiltere Merkez Bankası 2026 yılında henüz faiz artırmazken son enflasyon ve ücret verileri kasım ayında ilk artışın yapılabileceği beklentisini güçlendirdi. Politika faizi yüzde 3,75 seviyesinde bulunuyor.
İngiltere'de eylül enflasyonunun beklentileri aşması ve ücret artışlarının hızlanması, fiyat baskılarının kalıcı olabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının faiz artışı ihtimalini güçlendirdiğini daha önce vurgulamıştı. Piyasalarda kasım toplantısında faiz artışı yapılacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.
Avrupa Merkez Bankası beklemede: Fransa'nın borç riski büyüyor
Avrupa Merkez Bankası, 29 Ekim'deki toplantısında üç temel faiz oranını değiştirmedi. Mevduat faizi yüzde 2,50, ana refinansman faizi yüzde 2,65 ve marjinal borç verme faizi yüzde 2,90 seviyesinde bırakıldı. Ancak açıklamada enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri artırdığı, ekonomik büyüme üzerinde ise baskı oluşturduğu belirtildi.
ECB'nin kararı piyasalar tarafından sıkı para politikasına açık kapı bırakan bir bekleme adımı olarak değerlendirildi. Banka, faizlerin gelecekte izleyeceği yön konusunda önceden taahhütte bulunmadı. Enflasyonun yüzde 2 hedefine dönmesi için gerektiğinde bütün para politikası araçlarının kullanılabileceği mesajı verildi.
Euro Bölgesi'nde özellikle Fransa'nın borçlanma maliyetleri dikkat çekiyor. Ülkenin yüksek kamu borcu ve maliye politikasına ilişkin belirsizlikler, Fransız devlet tahvillerinin diğer Avrupa ülkelerine göre taşıdığı risk primini artırdı. Küresel faizlerin yükseldiği bir dönemde Fransa'nın finansman maliyetlerinin daha da artması, Euro Bölgesi açısından yeni bir sorun oluşturabilir.
ECB'de yönetim değişikliği de gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Başkan Christine Lagarde, görev süresi sona ermeden 7 Şubat 2027'de ayrılacağını açıkladı. Yeni başkanın kim olacağı ve para politikasındaki yaklaşımı, gelecek aylarda piyasaların izleyeceği gelişmeler arasında bulunuyor.
Avrupa'da faizlerin yeniden yükselmesi ihtimali, Türkiye açısından da önem taşıyor. Euro Bölgesi'ndeki yüksek finansman maliyetleri Avrupa şirketlerinin yatırım ve ithalat talebini sınırlayabilir. Buna karşılık euro ve Avrupa tahvil faizlerindeki değişimler, Türk ihracatçılarının rekabet koşullarını ve dış finansman maliyetlerini etkileyebilir.
Kanada faiz artırdı, Yeni Zelanda aralık ayını işaret etti
Bu hafta faiz artıran ülkeler arasında Kanada öne çıktı. Kanada Merkez Bankası, 28 Ekim'de politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 2,50'ye çıkardı. Böylece ülkede üç yılı aşkın sürenin ardından ilk faiz artışı gerçekleştirildi.
Banka, yüksek enerji fiyatları ve küresel ekonomideki dirençli görünüm nedeniyle enflasyon tahminlerini de yukarı çekti. Kanada'nın 2027 enflasyon beklentisi temmuz ayındaki yüzde 2 seviyesinden yüzde 3,1'e yükseltildi. Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ise mevcut faiz seviyesinin ekonomiyi hâlâ bir miktar desteklediğini belirtti.
Kanada Merkez Bankasının ekonomik faaliyeti ne hızlandıran ne de yavaşlatan nötr faiz tahmini yüzde 2,75 seviyesinde bulunuyor. Politika faizinin bunun altında kalması, bankanın gerekli görmesi durumunda ek artışlar yapabileceği şeklinde değerlendiriliyor. Ancak sonraki kararlar enflasyon ve ekonomik büyümenin seyrine bağlı olacak.
Yeni Zelanda Merkez Bankası ise 28 Ekim'de piyasaları şaşırtarak politika faizini yüzde 2,75'te sabit tuttu. Böylece üst üste üçüncü faiz artışı beklentisi gerçekleşmedi. Kararın dar oy farkıyla alınması, para politikası kurulunda enflasyon risklerine ilişkin farklı değerlendirmelerin bulunduğunu gösterdi.
Yeni Zelanda Merkez Bankası Başkanı Anna Breman, aralık ayında faiz artışı ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Piyasalar da bu toplantıda faizlerin yükseltilme olasılığını yaklaşık yüzde 80 olarak fiyatlıyor. Dolayısıyla ekim ayındaki bekleme kararı, sıkılaşma sürecinin tamamlandığı anlamına gelmiyor.
İsveç ve Japonya'da artış beklentisi, İsviçre'de sıfır faiz
İsveç Merkez Bankası, uzun süre düşük faiz politikasını destekleyen ülkeler arasında bulunmasına rağmen yeni bir faiz artışına hazırlanıyor. Ülke ekonomisinin beklentilerden güçlü performans göstermesi ve enflasyonun hedefi aşma riskinin yükselmesi, para politikasında sıkılaşma beklentilerini artırdı. Piyasalar gelecek haftaki toplantıda faiz artışı yapılmasına yaklaşık yüzde 80 olasılık veriyor.
İsveç Merkez Bankası yönetimi de ekim ayında yaptığı değerlendirmelerde yeni bir faiz artışı için güçlü gerekçeler bulunduğunu belirtmişti. Ekonomik toparlanmanın devam etmesi, bankanın enflasyonla mücadelede daha sıkı bir duruş benimsemesine olanak sağlayabilir. Ancak fiyat baskılarının hangi ölçüde kalıcı olacağı, faiz artışının büyüklüğünü ve zamanlamasını belirleyecek.
Japonya Merkez Bankası ise 30 Ekim'deki toplantısında politika faizini yüzde 1,25 seviyesinde sabit tuttu. Banka, yaklaşık 14 yıl süren yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşma mücadelesinde önemli ilerleme sağlandığını belirtirken fiyat artışlarının daha geniş ürün ve hizmet gruplarına yayıldığına dikkat çekti. Enflasyon tahminlerinin hafifçe yukarı çekilmesi, yeni bir faiz artışı ihtimalini gündemde tuttu.
Japonya'daki sıkılaşma beklentisi, yenin değeri ve küresel finans piyasaları açısından önem taşıyor. Uzun yıllar düşük Japon yeni faiziyle finanse edilen uluslararası yatırımlar, faizlerin yükselmesi durumunda yeniden değerlendirilebilir. Bu nedenle Japonya'daki kararlar yalnızca ülke içi ekonomi açısından değil, küresel sermaye hareketleri bakımından da izleniyor.
G10 ülkeleri arasında en farklı görünüm ise İsviçre'de bulunuyor. İsviçre Merkez Bankasının politika faizi yüzde 0 seviyesinde ve önümüzdeki aylarda bu oranın korunması bekleniyor. Bankanın eylül toplantısına ilişkin tutanakları, mevcut parasal koşulların orta vadede enflasyonu hedef aralığında tutmak için uygun görüldüğünü ortaya koydu.
İsviçre frangı, jeopolitik gerilim dönemlerinde güvenli liman olarak talep görüyor. Ancak düşük faizlerin para biriminin aşırı değerlenmesini sınırlaması bekleniyor. Böylece G10 içinde birçok merkez bankası faiz artışını değerlendirirken İsviçre farklı bir para politikası izlemeyi sürdürüyor.
Küresel görünüm, merkez bankalarının bu hafta faiz artışlarına ara vermesinin genel bir gevşeme dönemine geçildiği anlamına gelmediğini gösteriyor. Özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek kalması, enflasyon beklentilerinin bozulması ve borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, kasım ve aralık toplantılarında yeni faiz kararlarını gündeme taşıyabilir.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.