1 Kasım 2026, Pazar · 14:41 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Oktay Saral: Aliyev’den veya Azerbaycan’dan özür dileyecek bir şey söylemedim

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı görevinden istifasını açıklayan Oktay Saral, "Azerbaycan Devleti’ni üzecek bir şey yaptığıma inanmıyorum. Sadece bir insan olarak görüşümü söyledim. Benim yazdığımda özür dileyecek bir durum za…

YAYINLAMA 01 Kasım 2026 12:16

GÜNCELLEME 01 Kasım 2026 12:23

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı görevinden istifasını açıklayan Oktay Saral, yeni açıklamalarda bulundu.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk'e konşan Saral, "Azerbaycan benim öz vatanımdır. Azerbaycanlılar benim gardaşımdır. Ben bundan asla zerre kadar imtina etmem. Ben bunu her yerde de söylerim. Söylemeye devam ederim. Ama benim sözlerimde Azerbaycanlıları, Azerbaycan Devleti’ni üzecek bir şey yaptığıma inanmıyorum. Sadece bir insan olarak görüşümü söyledim" dedi.

"Ayrılmamı Cumhurbaşkanı istedi"

Azerbaycan’la krizin nedeni olarak sizin açıklamanız gösteriliyor.

Azerbaycan, Türk devletleri hepimizin canı, kanı, bizim kardeşlerimiz. Devletlerarası münasebetlerde bir takım hassasiyetler olabiliyor. Dolayısıyla tabii böyle bir durum hasıl oldu. Ben hiçbir şekilde Cumhurbaşkanımızın üzülmesini, yani devlet işleyişi noktasında Azerbaycan’la veya diğer Türk Cumhuriyetleri konusunda böyle kırgınlık yaşanmasını asla ve kata istemem. Cumhurbaşkanımız getirdi, Cumhurbaşkanımız istedi, arzu etti ayrılmamı. Başım gözüm üstüne dedim.

Biz bu ülkeye Of belediye başkanlığıyla 12 yıl, milletvekilliğiyle 4 yıl, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı olarak da 10 yıl görev yaptım. 26 yıldır ülkeme, milletime olabildiğince hizmet yapabildiysem ne mutlu bana. Yaşım 59 oldu. Tabii ki arzu ederim ülkeme, milletime, devletime her noktada hizmetkâr olabilmeyi. Ama konjonktür, dönem şimdi böyle. Bakalım ne olur, ileride bekliyoruz.

"Milli görüş camiasında yetiştim"

Azerbaycan ile ilgili paylaşımımı “Keşke yapmasaydım” diyor musunuz?

Ben Karadeniz insanıyım. Trabzon-Of’luyum. Tabii millet hassasiyeti benim için çok önemli. Saral ailesini bilirsiniz. Esasında Cumhuriyet Halk Partisi tandanslı bir ailedir babamız, büyüklerimiz. Fakat ben ilkokul beşinci sınıftan beri Milli Görüş camiası içerisinde yetişmiş bir insanım. Ve o çizgide, o değerler uğrunda da siyaset yaptım. Millet hassasiyeti benim için çok çok önemli.

Milletimizin arzusu, isteği, bizden beklentileri, milletimizin boyasıyla boyanma durumu bende hâkim olan bir karakterdir.

Başörtüsü yasağıyla ilgili Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği önünde toplumsal bir protesto olayı oldu. İşte sosyal medyada, bu yasağın olmaması, dost uyarısı, kardeşlik noktasında, temel insan hak ve özgürlüklerinin de Azerbaycan’da olması noktasında görüşler açıklandı.

"Hasmane niyetiyle yazmadım"

Ben de bir insanım, Cumhurbaşkanı başdanışmanıyım ama her şeyden evvel de bir insanım. Benimde bir vicdanım, kalbim var. Benim de, beni Oktay Saral yapan karakterime uygun değerlerim var.

Dolayısıyla ben bunu hasmane niyetle yazmadım. Bir dost ikazı, 28 Şubat dönemlerinde Türkiye’nin de böyle çalkantılı süreçler, toplumsal ayrışması yaşandı. Türkiye’de 86 milyonun hepsi kardeş, inanın kimseyi şu partili, bu partili diye asla ve kata ayırt etmem. Bizim ülkemizin insanı bizim başımızın tacıdır. Kim hangi görüşten olursa olsun yeter ki bu ülkeye, bu millete bağlı onun değerleriyle hayatını idame ettirsin. Bizim derdimiz o.

Ben de o halet-i ruhiye ile öyle bir paylaşım yapayım dedim. Ama böyle bir şey oldu. “Hayırlısı olsun, hayırdır hayır” diyoruz zaten. “Sağlık olsun” diyoruz. Ülkemiz, milletimiz, devletimiz var olsun diyoruz. Yeter ki Türkiye Cumhuriyetlerimizle bağımız çok çok güçlü de olsun. Azerbaycan’la gerçek kardeşliğimizi yaşayacak o güzel günleri hep beraber görme arzusu temennisindeyim.

"Azerbaycan'ı üzecek sözler değil"

Yani Azerbaycan’la kardeşlik arzunuz bitmiş değil. Özür dilemeyi düşünmediniz mi?

Tabii ki. Ama yani burada özür dilenecek bir şey yok. Saygı Bey, Azerbaycan benim öz vatanımdır. Azerbaycanlılar benim kardeşimdir. Ben bundan asla zerre kadar imtina etmem. Ben bunu her yerde de söylerim. Söylemeye devam ederim. Ama benim sözlerimde Azerbaycanlıları, Azerbaycan Devleti’ni üzecek bir şey yaptığımı inanmıyorum. Sadece bir insan olarak görüşümü söyledim.

Ben hükümet sözcüsü değilim. Cumhurbaşkanlığı adına hükümet sözcüsü bu duygu ve düşünceleri dile getiren adamım. Cumhurbaşkanlığı adına konuşmuş değilim. Ben her ne kadar baş danışman olsam da ben insanım. Yani insanın duygusu yok mu? Biz makine değiliz ki. Benim duygularım var.

Benim duygularım bana hayat veriyor. Benim duygularım beni yaşatıyor. Dolayısıyla benim o duygularımdan ödün vermem. Yoksa ben ne Aliyev’e, ne Azerbaycan’a, ne Azerbaycanlılara karşı zerre kadar hiçbir sorunum yok. Dediğim gibi onlar bizim kardeşlerimiz. Ama benim yazdığımda özür dileyecek bir durum zaten yok.

"Kime uzanırsa uzansın"

Şöyle bir söylenti dolaşıyor: Oktay Saral fondaydı. Aslında bu yüzden görevden alındı. Azerbaycan'la ilgili sözleri alınmaya gerekçe gösterildi. Fonla ilginiz var mı?

Benim fon kepazeliğiyle, borsayla bir ilgim yok. Hatta, fona kim bulaşmışsa bunların üzerine gidilmesi ve isimlerinin açıklanmasını istiyorum. Bu konuda sosyal medya paylaşımım da olmuştu.

Süreç mutlaka şeffaf yürütülmelidir. Ekonomik güvenin en temel şartı, belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır. Süreç nereye giderse gitsin, kime uzanırsa uzansın; devletimizin gereğini yapacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Çünkü mesele yalnızca siyasi bir tartışma değil; vatandaşın devlete, ekonomiye, piyasalara ve adalete olan güven meselesidir. Böylesine ciddi bir süreçte herkes sorumluluğunun gereğini yerine getirmeli, kamuoyunun güvenini zedeleyecek söylemlerden uzak durmalıdır.

"Devlet bana madalya vermeli"

Sizinle ilgili Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı'na gümrüklerle ilgili bir suç duyurusu var. Bu konuda ne diyorsunuz?

Hayatım boyunca gümrüklerle alakalı bir işim olmadı. Sadece bazı atamalarda belki yardımcı olmaya çalışmışımdır. Bakın benim ödül almam lazım. Bana devletin madalya vermesi lazım. Ben gümrüklerde bir sürü hırsızlık, bir sürü yolsuzluk hatta PKK terör örgütünün de içinde olduğu bir sürü olayı meydana çıkarmış bir insanım. Sizlerin beni taltif etmesi lazımdı. Ben ömrü, hayatım boyunca kimsenin hakkını hukukunu Allah göstermesin çiğnemedim, devlet malına el uzatmadım.

Gümrükteki yolsuzluklarla ilgili savcı ve emniyet müdürüne belgeler ulaştırdım. Devletin üst düzeyi onları gördü ve cezaevine attı. Ben çok sevdiğini söyleyen bir gümrük yetkilisi, bana geldiğinde, Of'ta bulunan Mahmut Efendi Külliyesi'nin hocasıyla konuşmama tanık oldu. Yardımcı olmak istediğini söyledi. Bazı iş insanlarından yardım yapmasını istemiş. Hesap numarasına bir miktar para gelmişti. Onun haricinde bir şey yok. Onu da o zaman size açıklamıştım."

Ne oldu?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellendiği yönündeki uygulamalara tepki gösteren açıklamalarının ardından görevinden ayrıldı.

Saral'ın sosyal medya paylaşımı Bakü yönetiminin tepkisini çekerken, Azerbaycan'ın Ankara'dan Saral'ın görevden alınmasını istediği öne sürüldü.

Saral, 26 Ekim'de istifasını kamuoyuna duyurdu.

Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim. Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin.

— Oktay SARAL (@oktay_saral) October 26, 2026

Tartışma, Azerbaycan'da okullarda uygulanan kıyafet düzenlemeleriyle başladı. Okul üniformasının bütünlüğünü bozduğu ve laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle bazı ek kıyafet unsurlarının yasaklanmasının ardından başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin eğitim kurumlarına alınmadığı yönünde haberler gündeme geldi.

Uygulama Türkiye'de de tepki çekerken, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 12 Ekim'de X hesabından yaptığı paylaşımla Azerbaycan yönetimini eleştirdi.

Saral, paylaşımında, "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez!" ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez! Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!

— Oktay SARAL (@oktay_saral) October 12, 2026

Azerbaycan'a uygulamadan vazgeçme çağrısı yapan Saral, gençlerin geleceğine engel konulmaması gerektiğini belirtti.

Saral'ın açıklamaları Bakü yönetiminin tepkisini çekti. İktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi, Türkiye'den gelen eleştirileri ülkenin iç işlerine müdahale olarak değerlendirdi.

Tartışmaların büyümesi üzerine Azerbaycan yönetimi, aralarında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun da bulunduğu 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan ederek ülkeye girişlerini yasakladı.

İngiltere merkezli Middle East Eye'ın haberinde ise Bakü yönetiminin Ankara'dan Oktay Saral'ın görevden alınmasını istediği öne sürüldü.

Azerbaycan'ın bu talebinin ardından Saral'ın görevinden uzaklaştırıldığı iddiaları gündeme geldi.

Gazeteci Talat Atilla'ya konuşan Saral, görevden ayrıldığını doğrulayarak kararın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla alındığını söyledi.

Azerbaycan'la ilgili açıklamaları nedeniyle mi görevden ayrıldığı sorusuna ise "Evet, öyle görünüyor" yanıtını verdi. Nefes gazetesine yaptığı açıklamada da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararını uygun bulduğunu belirten Saral, "Azerbaycan'la olan kritik münasebetimiz nedeniyle bazı kararlar alınması doğaldır, normaldir" ifadelerini kullandı.

Saral, 26 Ekim'de X hesabından yaptığı açıklamayla 2016 yılından bu yana yürüttüğü Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden istifasını sunduğunu duyurdu.

Açıklamasında, "Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur" ifadelerini kullanan Saral, kararının inandığı değerlerden geri adım atmak anlamına gelmediğini savundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a desteğinin süreceğini belirten Saral, "Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim" dedi.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Mağaza zincirinde satılan kozmetik ürünlerde ayçiçek yağı skandalı! Bakanlık yaptırım kararı aldı Uzmanpara · az önce Borsa BENZİN VE MOTORİNE ZAM MI GELDİ? Akaryakıt fiyatları ne kadar oldu? 1 Kasım 2026 güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları kaç TL? CNN Türk Para · az önce Borsa Çiftçileri ilgilendiren yeni düzenleme! Sulama sistemlerinin hepsine takılacak Uzmanpara · az önce Borsa TÜRKSAT`tan siber tehditlere karşı yerli kalkan: SORGU Uzmanpara · az önce Borsa Altın fiyatları sert düştü! Bir yılın en düşük seviyesini gördü Uzmanpara · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.