2 Kasım 2026, Pazartesi · 01:49 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Çukurova’da pamuk ekimi mecburiyete dönüştü

Adana’da pamuk ekim alanı 2018’deki 455 bin dekarlık seviyesinden 58 bin dekara geriledi. Yüksek üretim maliyetleri ve düşük kârlılık nedeniyle üreticinin pamuktan uzaklaştığına dikkat çeken sektör temsilcileri, destekle…

Çukurova’da pamuk ekimi mecburiyete dönüştü

Adana’da pamuk ekim alanı 2018’deki 455 bin dekarlık seviyesinden 58 bin dekara geriledi. Yüksek üretim maliyetleri ve düşük kârlılık nedeniyle üreticinin pamuktan uzaklaştığına dikkat çeken sektör temsilcileri, desteklerin yeniden düzenlenmesini ve uzun vadeli üretim politikası oluşturulmasını istiyor.

02 Kasım 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

ADANA-DÜNYA

Çukurova’nın beyaz altını pamuk, yüksek maliyet­ler, düşük kârlılık ve da­ralan ekim alanları nedeniyle es­ki günlerinden oldukça uzaklaştı. Adana’da bir dönem yüz binlerce dekar alanda ekilen pamuk, her geçen yıl gerilemeye devam edi­yor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, üreticinin pamuktan tamamen uzaklaşma­sını önlemek için destekleme po­litikalarının üretim maliyetleri ve bölgesel koşullar dikkate alı­narak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bir dönem Çukurova’nın sim­gesi olan pamuğun Adana’da gi­derek daha dar bir alana sıkıştı­ğına dikkat çeken Doğan, 2016’da yaklaşık 270 bin dekar olan ekim alanının 2018’de 455 bin deka­ra yükseldiğini, bugün ise yüz­de 87 daralarak 58 bin dekara gerilediğini açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı TEPGE’nin Temmuz 2026 raporuna göre de 2025/2026 sezonunda Türkiye genelinde pamuk ekim alanı yak­laşık yüzde 14 azalarak 402 bin hektara düştü.

Pamuk ekimindeki daralma­nın yanında, bazı bölgelerde üre­ticinin pamuktan tamamen vaz­geçmesinin de kolay olmadığını belirten Doğan, özellikle Kara­taş ve Ceyhan çevresindeki ara­zilerin koşullarına dikkat çekti. Doğan, “Bölgedeki üreticinin pa­muk ekimini yalnızca ekonomik bir tercih olarak değerlendirme­mek gerekiyor. Bugün çiftçi mec­buriyetten pamuk ekiyor” dedi.

Pamukta destekleme fiyatları­nın üreticinin ekim kararında be­lirleyici olduğunu ifade eden Do­ğan, mevcut desteklerin üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını söyledi. TEPGE rapo­runa göre 2025 yılından itibaren kilogram başına ödeme sistemin­den havza bazlı ve alan esaslı des­tekleme modeline geçildi.

“400 kilogramın altında verim olursa çiftçi kazanamayacak”

Pamuk üretimindeki daralma­nın temel nedenlerinden birinin maliyetler olduğunu belirten Do­ğan, bir dekar pamuk üretiminin maliyetinin yaklaşık 15 bin liraya ulaştığını kaydetti. Dekardan 400 kilogram ürün ve kilogram başına 40 lira fiyat üzerinden yaklaşık 16 bin lira gelir elde edilebildiğini be­lirten Doğan, maliyet ile gelir ara­sındaki farkın oldukça düşük kal­dığını söyledi. Doğan, “Çiftçimiz 400 kilogram ürün bekliyor. Eğer bu verimin altında kalırsa para ka­zanamayacak” diye konuştu.

“Türkiye pamuk ithalatına 2,28 milyar dolar ödüyor”

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Ahencan Tayakısı da pamuk üretimin­deki gerilemenin dışa bağımlı­lığı artırdığına dikkat çekti. Ta­yakısı, Türkiye’de 2022 yılında 5,7 milyon dekar alanda 2,75 mil­yon ton kütlü pamuk üretilirken, 2025 yılında ekim alanının yak­laşık 4 milyon dekara, üretimin ise 1,95 milyon tona gerilediğini söyledi. 2025-2026 sezonunda 3,6 milyon dekar alanda yaklaşık 1,6 milyon ton üretim beklendiği­ni belirten Tayakısı, Türkiye’nin pamuk ithalatına yaklaşık 2,28 milyar dolar ödediğini kaydetti.

Yüksek girdi maliyetleri, pa­muk fiyatları, sulama imkanla­rı ve alternatif ürünlerin daha fazla gelir sağlamasının üreti­ciyi pamuktan uzaklaştırdığını ifade eden Tayakısı, gübre, ma­zot, tohum, ilaç ve sulama mali­yetlerinin desteklenmesini iste­di. Taban fiyatın ekimden önce açıklanması ve desteklerin avans olarak ödenmesi gerektiğini be­lirten Tayakısı, “Pamuk strate­jik bir üründür. Üreticinin önünü görebildiği, maliyetlerini karşı­layabildiği ve sürdürülebilir üre­tim yapabildiği bir destekleme ve fiyat politikası oluşturulmalıdır. Aksi halde pamukta dışa bağım­lılığımız daha da artacaktır” dedi.

Bilgiç: Pamukta eski günlere dönüş zor ama imkânsız değil

Adana Ticaret Borsası Başka­nı Şahin Bilgiç, Çukurova’da pa­muk üretiminin eski günlerine dönmesinin zor ancak imkânsız olmadığını belirterek, 7-10 yıl­lık stratejik bir plan ve kapsamlı kamu yatırımlarına ihtiyaç bu­lunduğunu söyledi. Yalnızca des­teklerin artırılmasının yeterli ol­mayacağını vurgulayan Bilgiç, üretimden sanayiye kadar bütün zinciri kapsayan bir “Çukurova Pamuk Kurtarma Programı” uy­gulanmasını önerdi.

Pamukta destek katsayısının artırılması, maliyet ile satış fiya­tı arasındaki farkın prim olarak karşılanması ve ekim öncesinde fiyat güvencesi sağlanması gerek­tiğini belirten Bilgiç, tekstil fab­rikalarıyla üreticiler arasında sözleşmeli üretim modellerinin geliştirilmesini istedi. İplikten konfeksiyona uzanan değer zin­cirinin Adana’da tamamlanması­nın önemine dikkat çeken Bilgiç, Çukurova pamuğunun markalaş­ması ve uluslararası pazarlarda tanıtılması gerektiğini kaydetti. Mevcut koşulların değişmemesi halinde Adana’da pamuk üretimi­nin yakın gelecekte tarih olabile­ceği uyarısında bulundu.

“Türk çiftçisi yabancı rakipleriyle eşit şartlarda yarışamıyor”

Türkiye’nin önemli pamuk üretim merkezlerinden Hatay’da uzun yıllardır üretim yapan çiftçi Bülent Mıstıkoğlu ise artan girdi maliyetleri, yetersiz destekler ve zararına satışlar nedeniyle pamuk ekimini bıraktığını söyledi. Bu yıl bir dönüm dahi pamuk ekmediğini belirten Mıstıkoğlu, “Zararına da kimse bir iş yapmak istemez. Para kazanamayınca pamuğu tamamen terk ettik. Çiftçi ayçiçeği ve mısır gibi alternatif ürünlere yöneliyor” dedi.

Mazot ve gübre başta olmak üze­re girdi maliyetlerinin arttığını, desteklerin ise aynı seviyede kal­dığını ifade eden Mıstıkoğlu, Türk çiftçisinin yabancı üreticilerle eşit şartlarda rekabet edemediğini sa­vundu. ABD’de üreticilerin uzun vadeli desteklerle korunduğunu, Azerbaycan’da ise makine ve ekip­man faturalarının yüzde 70’inin devlet tarafından karşılandığını belirten Mıstıkoğlu, yerli üretici­nin benzer desteklerden yoksun olduğunu söyledi.

Pamuk üretimindeki gerileme­nin sanayiyi de etkilediğini belir­ten Mıstıkoğlu, Hatay’daki çırçır fabrikalarının kârsızlık nedeniy­le kapandığını veya çalışmadığını, Kahramanmaraş’taki tekstil sek­törünün de ciddi sıkıntılar yaşadı­ğını dile getirdi. Tarım Kanunu’n­da yer alan milli gelirin en az yüzde 1’inin tarıma ayrılması hükmünün uygulanmasını, deprem bölgesine özel destekler verilmesini ve uzun vadeli bir tarım politikası oluştu­rulmasını isteyen Mıstıkoğlu, “Her bakan değişiminde politikalar sil baştan yenilenmemeli. Kararlılık­la uygulanacak uzun vadeli bir ta­rım programı şart” diye konuştu.

Raporlar düşük kârlılığa dikkat çekiyor

TEPGE’nin Temmuz 2026 tarihli raporuna göre, Türkiye’de 2026/2027 sezonunda kütlü pamuk üretiminin yüzde 32,5 azalarak 1,3 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Bu miktarın son 35 yılın en düşük üretim seviyelerinden biri olabileceği belirtiliyor. Raporda düşüşün temel nedenleri arasında düşük pamuk fiyatları, yetersiz kârlılık ve daralan ekim alanları gösteriliyor. Türkiye’nin pamuk üretimi iç tüketimi karşılamakta da yetersiz kalıyor. 2024/2025 sezonunda 830 bin ton lif pamuk üretilirken, yurt içi tüketim 1,63 milyon tona, ithalat ise 971 bin tona ulaştı.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Kontrolden Çıkan Otomobil Şarampole Uçtu: 4 Kişi Yaralandı İşin Detayı Borsa · 25 dk önce Borsa Kartal Uçamadı! Kasımpaşa Deplasmanında Puanlar Paylaşıldı İşin Detayı Borsa · 28 dk önce Borsa Cumhurbaşkanlığına Cevdet Yılmaz vekalet edecek Dünya Gazetesi · 30 dk önce Borsa Almanya’da Protesto Gecesi: Yağma, Çatışma ve Yüzlerce Gözaltı İşin Detayı Borsa · 40 dk önce Borsa 430 euro sınırı yurt dışından getirilen hangi eşyaları kapsıyor? Bakanlık açıkladı Ekonomim · 42 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.