Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >Soruşturma haberi Göknur Gıda’yı vurdu: Hisseler devre kesti >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI Piyasalarda kritik hafta: ABD seçimleri ve Türkiye enflasyonu Piyasalarda kritik gün: TCMB'den hangi mesajlar gelecek? BIST 100'de kritik takip: Petrol, yabancı ve SPK Borsada kritik gün! Fed kararı ve jeopolitik riskler gündemde Fed kararı öncesi küresel piyasalarda bekle-gör havası Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ HSBC’den Türk bankaları için “Al” tavsiyesi! Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiriyor: Fon krizinde neler oluyor? BIST 100’de bir ayda yükselen 7 hissenin 5’i enerji alanında 17 büyük şirkette temettü verimi %0,10 ile %9,21 arasında 10 hissede MACD AL verirken Momentumda 7 SAT sinyali Borsada 28 katlık işlem hareketi fiyatlara nasıl yansıdı? Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
02 Kasım 2026 - 07:33 borsaningundemi.com
A1 Capital günlük bültenine göre, ABD’de seçimler ve Türkiye’de ekim enflasyonu bu haftanın piyasalar üzerindeki temel gündemini oluşturacak. Fed’in faiz politikası, ABD istihdam verileri ve merkez bankalarının kararları da piyasaların yönünü belirleyecek
Aralık ayında ABD ve Avrupa'da faiz artırımı olasılığı ve ABD teknoloji hisselerindeki satış dalgası, geçen hafta Wall Street'i baskıladı. Şirketlerin karışık karlılık
raporlarına rağmen, Avrupa piyasaları toparlanmayı başardı ve bir miktar yükseliş gösterdi. Yaklaşan bilanço döneminin oynaklığı yüksek tutması ve büyük
borsa endekslerinde sert dalgalanmalara yol açması muhtemel
Geçen hafta beklendiği gibi, Fed faiz oranlarını değiştirmeden bıraktı, ancak Aralık ayında faiz artırımına kapıyı açık tuttu. Faiz artırımı için tüm argümanlar
zaten masada olduğu göz önüne alındığında, bu karar giderek harekete geçme isteksizliği gibi görünüyor. Son veriler enflasyonun tekrar yükselişe geçtiğini
gösterdi. Ve sürekli yüksek enflasyon sadece yükselen enerji fiyatlarının sonucu değil. ABD piyasaları haftaya teknoloji hisselerindeki kar realizasyonunun
gölgesinde giriyor. Alphabet, Amazon ve Intel sonuçlarının yapay zeka yatırımlarının maliyeti ve geri dönüşü konusunda soru işaretleri yaratması, “AI
harcamaları gerçekten beklenen kara dönüşecek mi?” tartışmasını büyüttü. Bu hafta Apple, AMD, Qualcomm ve Palantir gibi şirketlerin sonuçları bu
tartışmayı ya yatıştıracak ya da büyütecek.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) da faiz oranlarını değiştirmeden bıraktı, bu da yaygın olarak bekleniyordu. Ancak toplantının en önemli sonucu, Christine
Lagarde'ın erken ayrılışının resmi olarak açıklanması oldu. ECB başkanı 7 Şubat'ta görevinden ayrılacak.
Geçen hafta, alışılmışın aksine, platin birkaç gün içinde %8,6 değer kaybetti. Paladyum (% -7) ve daha az oranda gümüş (%-4,8) de aynı şekilde listeye
girebilirdi. Peki bunların ortak noktası nedir? Üçü de değerli ve endüstriyel metal. Bu da onları altından daha çok endüstriyel ve otomotiv talebine maruz
bırakarak, piyasaları kasıp kavuran riskten kaçınma dalgasına karşı özellikle savunmasız hale getiriyor.
Altın, yükselen ham petrol fiyatları ve para politikasını daha uzun süre sıkı tutma gerekçesini güçlendiren enflasyon beklentilerinin baskısı altında Cuma günü
Temmuz ortasından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Altın açısından bu hafta ikiye ayrılıyor. Seçim belirsizliği, jeopolitik risk ve teknoloji hisselerindeki
satışlar güvenli liman talebini destekleyebilir. Buna karşılık güçlü ABD istihdamı, yükselen reel faizler ve aralık ayında Fed artırımı beklentisi altını baskılar.
Dolayısıyla altın için asıl belirleyici cuma günü ücretler ve tahvil faizleri olacak.
Bu arada petrolün varil fiyatı yaklaşık 115 dolar seviyesinde yüksek seyretmeye devam ediyor ve Ukrayna ile İran'daki savaşların yol açtığı arz aksamalarına ilişkin somut bir çözüm ufukta görünmüyor.
Bu haftanın ana hikayesi oldukça net: ABD’de ara seçimler siyasi risk iştahını, cuma günkü istihdam raporu Fed beklentilerini; Avrupa enflasyonu ve peş peşe
gelecek merkez bankası kararları ise küresel tahvil faizlerini belirleyecek. Türkiye’de piyasanın gözü salı günü açıklanacak ekim enflasyonunda olacak. Bu
nedenle haftanın fiyatlaması tek yönlü ilerlemeyebilir. İlk bölümde seçim ve merkez bankaları, ikinci bölümde ABD istihdamı öne çıkacak. Hisse piyasalarında
sektör ayrışması, tahvillerde yüksek oynaklık ve dolarda veri bazlı yön değişiklikleri beklemek daha doğru görünüyor.
4 kasımda Riksbank faiz kararını açıklayacak. Piyasa yılın ilk faiz artırımını bekliyor. İngiltere Merkez Bankası da 5 Kasım’da faiz kararını ve Para Politikası
Raporu’nu açıklayacak. Mevcut politika faizi %3,75 ve piyasanın ana beklentisi 25 baz puanlık artış yönünde. Norveç Merkez Bankası kararı 5 Kasım’da
açıklanacak. Norveç zaten sıkılaştırma sürecinde daha ileri noktada olduğu için piyasa özellikle petrol fiyatları, kur ve ileriye dönük faiz mesajına bakacak
Yatırımcılar ayrıca, %3,8'e ulaşması beklenen Euro Bölgesi'ndeki yıllık enflasyonu (Çarşamba) ve Ekim ayı ABD istihdam raporunu (Cuma) da izleyecekler.
Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi 2–6 Kasım arasında toplanacak. Mevcut gündemde açık biçimde büyük bir ek bütçe veya yeni borç kotası
görünmüyor. Dolayısıyla piyasa açısından asıl sürpriz, konut sektörü, yerel yönetimler veya iç tüketim için ilave mali destek açıklanması olur.
Ancak en büyük olay, sonuçlarının Salı gecesi ile Çarşamba arasında açıklanması beklenen ABD ara seçimleri olacak. Sonuç, Donald Trump'ın başkanlığının
kalan iki yılı için belirleyici olacak.
3 Kasım’daki seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin Demokratlara geçmesi temel senaryoya yakın görünüyor; Senato ise daha belirsiz. Demokratların mevcut
Cumhuriyetçi çoğunluğu tersine çevirmek için hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da net dört sandalye kazanması gerekiyor. Başkan Trump ise seçim
sonucu ne olursa olsun veto yetkisini, dış politika ve tarifeler konusundaki geniş yürütme yetkilerini koruyacak.
Demokratların yalnız Temsilciler Meclisi’ni alması, Washington’da bölünmüş yönetim anlamına gelir. Piyasa bunu ilk aşamada yeni ve büyük mali harcama
paketlerinin zorlaşması nedeniyle uzun vadeli tahviller açısından olumlu okuyabilir. Ancak 2027’de bütçe, hükümetin finansmanı ve borç tavanı
tartışmalarının sertleşmesi, bu olumlu etkinin kalıcı olmasını engelleyebilir.
Demokratların iki kanadı birden kazanması halinde ise; Bankalar ve kripto şirketleri üzerinde daha yoğun denetim beklentisi oluşabilir. Yapay zeka veri
merkezleri, enerji tüketimi ve teknoloji düzenlemeleri gündeme gelebilir. Sağlık, savunma ve enerji şirketlerinde politika kaynaklı ayrışma artabilir. Trump’ın
gümrük tarifelerine Kongre’den daha fazla siyasi itiraz gelebilir; ancak yürütme yetkileri nedeniyle tarifelerin kısa sürede tamamen geri alınması
beklenmemeli.
Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadını koruması ise bütçe ve vergi politikalarında devamlılık şeklinde değerlendirilecektir. Savunma, geleneksel enerji,
bankacılık ve kripto bağlantılı şirketler bundan ilk aşamada olumlu etkilenebilir. Fakat daha geniş bütçe açıkları ve tarifelerin devamı ihtimali uzun vadeli
tahvil faizleri ile doları yukarı taşıyabilir.
Dolayısıyla seçim sonucu için basit bir “şu parti kazanırsa borsa yükselir” yaklaşımı yapmak sıkıntılı. Esas fiyatlama; bütçe açığı, tarife politikası, teknoloji
düzenlemeleri ve 2027 borç tavanı riskinin nasıl değişeceği üzerinden yapılacaktır.
Yurtiçinde ise bugün İSO Türkiye İmalat PMI açıklanacak. Yaklaşık 48 seviyesinde bir sonuç bekleniyor; önceki değer 47,9’du. PMI’daki iyileşme sanayi ve
ihracatçı şirketler için olumlu olur. Ancak iç siparişler ve girdi fiyatları birlikte yükselirse, dezenflasyon açısından daha az rahat bir tablo ortaya çıkar. Zayıf PMI
ise faiz indirim beklentisini destekleyebilir fakat şirket kar tahminlerini aşağı çeker.
Salı günü ise TÜİK Ekim TÜFE ve Yİ-ÜFE verilerini açıklayacak. Eylülde tüketici fiyatları aylık %1,84, yıllık %29,73 artmış; C endeksi yıllık %28,70 olmuştu. Piyasa
beklentisi aylık TÜFE’de yaklaşık %1,8 civarında. Fakat manşet rakamdan daha önemli üç ayrıntıya dikkat edilecektir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık
enflasyon, Hizmet ve kira enflasyonundaki katılık, Enerji, gıda ve kur hareketinin çekirdek göstergelere yayılıp yayılmadığı.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.