Belçika'da 10 milyar euroluk bütçe anlaşmazlığı hükümeti istifanın eşiğine taşıdı. Başbakan Bart De Wever istifasını sundu ancak Kral Philippe kararını erteledi. Yüksek borç yükü ve artan faizler yeni krizin merkezinde bulunuyor.
Murat Ali Oral 03 Kasım 2026 12:20 03 Kasım 2026 12:24 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Avrupa Birliği'nin merkezindeki Belçika'da 2027 yılı bütçesi üzerinde uzlaşma sağlanamaması hükümet krizine dönüştü. Başbakan Bart De Wever, beş partili koalisyon ortaklarının kamu harcamalarında kesinti ve vergi artışları konusunda anlaşamaması üzerine 2 Kasım'da istifasını Kral Philippe'e sundu. Ancak Kral, istifayı hemen kabul etmek yerine siyasi partilerle yeni görüşmeler yapılmasına karar verdi.
Krizin merkezinde kamu maliyesini güçlendirmek amacıyla oluşturulması hedeflenen 10 milyar euroluk tasarruf ve ek gelir paketi bulunuyor. Yüksek bütçe açığı ve giderek büyüyen kamu borcu nedeniyle mali disiplin baskısıyla karşı karşıya kalan ülkede, koalisyon ortakları yükün hangi kesimler tarafından üstlenileceği konusunda uzlaşamıyor.
10 milyar euroluk paket hükümeti böldü
Başbakan De Wever'in liderliğindeki Flaman milliyetçisi N-VA ile liberal MR, özellikle kamu harcamalarında kesintiye gidilmesini savunuyor. Sağlık harcamalarının azaltılması da gündemdeki seçenekler arasında bulunurken koalisyonun sosyalist ve merkezci ortakları yüksek gelir ve servet sahiplerinden daha fazla vergi alınmasını istiyor.
Aylar boyunca devam eden görüşmelerin sonuçsuz kalması, hükümet içindeki anlaşmazlığı derinleştirdi. Son müzakere turunda da uzlaşma sağlanamaması üzerine De Wever istifasını sunma kararı aldı. Böylece ekonomik önlemler üzerindeki görüş ayrılığı doğrudan hükümetin geleceğini tehdit eden bir siyasi krize dönüştü.
Belçika yönetimi, 2029 yılına kadar bütçe açığını kontrol altına alabilecek bir mali plan oluşturmayı hedefliyor. Ancak harcama kesintileri ile vergi artışlarının nasıl dengeleneceğine ilişkin anlaşmazlık, bütçenin kabul edilmesini güçleştiriyor.
Kamu borcu millî gelirin yüzde 110'unu aşıyor
Belçika'daki siyasi krizi ağırlaştıran en önemli unsur, ülkenin yüksek kamu borcu ve bütçe açığı. Avrupa Komisyonunun tahminlerine göre ülkenin kamu borcunun millî gelire oranının 2026 yılında yüzde 110'un üzerine çıkması, bütçe açığının ise yüzde 5,2 seviyesine ulaşması bekleniyor.
Bu oranlar, Avrupa Birliği'nin yüzde 60'lık kamu borcu ve yüzde 3'lük bütçe açığı referans değerlerinin oldukça üzerinde bulunuyor. Belçika, Fransa ve İtalya ile birlikte Avrupa'nın kamu maliyesi açısından en fazla baskı altında bulunan büyük ekonomileri arasında yer alıyor.
Yükselen tahvil faizleri de hükümetin hareket alanını daraltıyor. Borçlanma maliyetleri arttıkça kamu bütçesinden faiz ödemelerine ayrılan kaynak büyürken sağlık, altyapı ve savunma gibi alanlardaki harcamalar için daha az alan kalıyor. De Wever, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ülkenin mevcut borçlarının faizini ödemek için yeniden borçlanmak zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Kralın kararı için kritik tarih
Başbakanın istifasını sunmasının ardından gözler Belçika Kralı Philippe'e çevrildi. Kraliyet Sarayı, istifa talebine ilişkin kararın ertelendiğini ve koalisyon partilerinin liderleriyle görüşmelere başlanacağını açıkladı.
De Wever'in 6 Kasım Cuma günü yeniden Kral Philippe tarafından kabul edilmesi planlanıyor. Bu görüşmeye kadar bütçe konusunda uzlaşma sağlanması, mevcut hükümetin görevine devam etmesinin önünü açabilir.
İstifanın kabul edilmesi durumunda ise yeni bir koalisyon kurulması veya erken seçime gidilmesi seçenekleri gündeme gelebilecek. Ancak istifanın sunulması, hükümetin görevden ayrıldığı ya da erken seçim kararı alındığı anlamına gelmiyor.
Bütçe görüşmelerinin sonuçsuz kalması halinde Belçika'nın 2027 yılına geçici harcama kurallarıyla başlaması da olasılıklar arasında bulunuyor. Bu uygulamada kamu kurumlarının aylık harcamaları, önceki yılın onaylanmış bütçesinin belirli bir bölümüyle sınırlandırılıyor.
Belçika'da siyasi belirsizliğin uzaması, ülkenin bütçe politikalarına yönelik güveni ve tahvil piyasasındaki risk algısını etkileyebilir. Avrupa'nın önemli finans ve yönetim merkezlerinden biri olan ülkede yaşanan kriz, yüksek kamu borcuna sahip diğer euro Bölgesi ekonomileri açısından da yakından izleniyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.