Çatışma çözümleri ve silahsızlanma süreçlerinin her aşamasının kendine özgü zorluklar ve fırsatlar barındırdığını ifade eden Demirtaş, önemli olanın süreçte rol alan bütün aktörlerin güçlü iş birlikleri geliştirmesi ve fırsatları ortak kazanımlara dönüştürmesi olduğunu kaydetti.
Sürecin başarısına inanan kesimlerin zorlukların aşılması için çaba gösterdiğini belirten Demirtaş, bazı çevrelerin ise bölgesel ve küresel gelişmeleri süreci engellemek için fırsata dönüştürmeye çalıştığını ifade etti. Geçmiş deneyimlerin yarattığı güvensizlik nedeniyle sürece ihtiyatlı yaklaşan kesimlerin de bulunduğunu belirten Demirtaş, tıkanıklıkların önemli nedenlerinden birinin değişimi isteyenlerle değişime direnen anlayışların karşı karşıya gelmesi olduğunu söyledi.
Demirtaş, ilkeli ve meşru siyasetin reel politikaya teslim olmaması gerektiğini ancak mevcut siyasi koşulların da görmezden gelinemeyeceğini belirterek değişimin zorunluluğuna dikkat çekti.
“Değişimi ilerletmek isteyenlerle değişime direnenler karşı karşıya geliyor”
Demirtaş, sürecin önündeki engellerden birinin değişimi ilerletme iradesiyle değişime direnen anlayışların sürekli karşı karşıya gelmesi olduğunu belirtti. Sürece karşı çıkanların çeşitli gerekçeler ileri sürebileceğini ifade eden Demirtaş, bu gerekçelerin reel politik koşulları ortadan kaldırmayacağını kaydetti.
İlkeli ve meşru siyasetin reel politikaya teslim olmaması gerektiğini belirten Demirtaş, bununla birlikte mevcut siyasi gerçeklerin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.
“Örgütü ve devleti aynı anda değişime davet ediyor”
Abdullah Öcalan’ın siyasi sürece yaklaşımını değerlendiren Demirtaş, Öcalan’ın siyasi dengeleri gözeterek cesur hamleler yaptığını ve risk alarak siyaset zeminini korumaya çalıştığını ifade etti.
Öcalan’ın uzun süredir silahlı mücadelenin zamana yenildiğinin farkında olduğunu belirten Demirtaş, Öcalan’ın hem örgütü hem de devleti değişime davet ettiğini ve atılacak adımların birbirini tamamlayacağı yeni bir siyasi zeminin oluşmasını hedeflediğini kaydetti.
“Devletin ve örgütün sorumlulukları birbirinin yerine geçemez”
Süreçteki aktörlerin sorumluluklarının bulundukları konuma ve sahip oldukları imkânlara göre farklılaştığını vurgulayan Demirtaş, devletin demokratikleşme, hukuki güvenceleri oluşturma ve özgürlüklerin önünü açma sorumluluğu bulunduğunu, örgütün ise silahsızlanma sürecini ilerletmesi gerektiğini belirtti.
Çözüme giden yolun tek bir aktörün atacağı adımla açılmayacağını ifade eden Demirtaş, herkesin kendi sorumluluğunu yerine getirerek ortak yolun önünü açması gerektiğini söyledi. Bu şekilde siyasi tıkanıklıkların aşılabileceğini, demokratikleşme, özgürlükler ve refah için yeni imkânların ortaya çıkabileceğini dile getirdi.
“Güven yalnızca iyi niyet çağrılarıyla yeniden inşa edilemez”
Sürecin en önemli ihtiyaçlarından birinin ortak güvenin yeniden inşası olduğunu belirten Demirtaş, geçmiş deneyimlerin, yerine getirilmeyen sözlerin ve yaşanan ağır kırılmaların toplumda güvensizlik yarattığını ifade etti.
Bu güvensizliğin yalnızca iyi niyet çağrılarıyla aşılamayacağını kaydeden Demirtaş, sürece katılan bütün aktörlerin birbirinden peşinen güven beklemek yerine güveni birlikte oluşturacak koşulların hazırlanmasına katkı sunması gerektiğini belirtti.
Yılların biriktirdiği sorunların iç içe geçmiş düğümler gibi olduğunu ifade eden Demirtaş, bu sorunların çözümünde izlenecek yöntemin, kullanılacak dilin ve üslubun önem taşıdığını söyledi. Süreçte henüz yeterli olgunluğa ve yapıcı bir siyasi tarza ulaşılamadığını belirten Demirtaş, bütün tarafların bu konuda özen göstermesinin siyasi, ahlaki ve vicdani bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
“Öcalan’ın rolünü oynayabileceği statü ve koşullar netleşmeli”
Demirtaş, süreçte atılması gereken en acil adımın Abdullah Öcalan’ın rolünü yerine getirebileceği statü, imkân ve koşulların netleştirilmesi olduğunu belirtti.
Bu adımın gecikmesinin sürecin gelgitler yaşamasına neden olacağını ifade eden Demirtaş, Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasının yalnızca kendisiyle ilgili bir mesele olmadığını vurguladı.
Söz konusu koşulların oluşturulmasının silahsızlanma kararının uygulanması, ortaya çıkabilecek sorunların çözülmesi ve sürecin farklı aktörleri arasında sağlıklı iletişim kurulması açısından gerekli olduğunu belirten Demirtaş, sorumluluk üstlenmesi beklenen bir aktörün bu sorumluluğu yerine getirebilmesi için gerekli imkânların sağlanması gerektiğini ifade etti.
“DEM Parti ve muhalefet yapıcı siyaseti hâkim kılmalı”
Öcalan’ın koşullarının netleştirilmesi için DEM Parti başta olmak üzere tüm muhalefetin pozitif bir dil ve yapıcı siyaset anlayışı benimsemesinin önemine değinen Demirtaş, PKK’nin de daha yapıcı, cesur ve kararlı bir tutumla silahsızlanma aşamasına hız vermesi gerektiğini kaydetti.
Demirtaş, herkesin bulunduğu konumun zorluklarını ve zorunluluklarını en iyi kendisinin bildiğini belirterek, bütün aktörlerin kendi sorumlulukları doğrultusunda adım atmasının sürecin ilerlemesini kolaylaştıracağını ifade etti.
“İlerlemek ve dengeyi korumak için pedalları çevirmeye devam etmek gerekir”
Çözüm sürecinin ilerlemesi için bütün aktörlerin kendi konumlarından çaba göstermesi gerektiğini belirten Demirtaş, süreci bisiklet sürmeye benzetti.
Demirtaş, “Sorunların çözümü, krizlerin aşılması için herkes tam da bulunduğu yerden pozitif çaba göstermek, yerinden kıpırdamak, değişmek zorundadır. Çözüm süreci bisiklet sürmeye benzer, ilerlemek ve dengeyi korumak için pedalları çevirmeye devam etmek gerekir” ifadelerini kullandı.
“Toplum da barışın öznesi haline gelmeli”
Toplumsal desteği güçlendirmeyen bir çözümün kalıcı olmasının zor olduğunu belirten Demirtaş, geçmişin yarattığı korku ve güvensizliklerin aşılması, toplumun geleceğe ilişkin umutlarının büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
Barışın yalnızca sürecin aktörleri tarafından kurulamayacağını vurgulayan Demirtaş, toplumun da barışın öznesi haline gelmesi gerektiğini kaydetti.
“Tüm halklar kazanımları birlikte paylaşabilmeli”
Sürecin başarıya ulaşmasıyla ortaya çıkabilecek siyasi, ekonomik ve jeostratejik fırsatların Türkiye, Kürtler ve Orta Doğu halklarının ortak kazanımına dönüştürülmesinin önemine dikkat çeken Demirtaş, bunun için bugünden iş birliği zeminlerinin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Demirtaş, yazısını şu ifadelerle tamamladı:
“Önce riskleri beraber göğüsleyelim, handikapları el birliğiyle aşalım ki sonra meyveleri de tüm halklar hep beraber toplayabilelim, hep birlikte kazanalım.”
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: SELAHATTİN DEMİRTAŞ
DAHA FAZLA HABER OKU
Barış Anneleri Meclis’te siyasi partilerle ve Adalet Bakanı'yla görüştü
Çalışmalar başladı: Emekliye 2027 Ocak zammı dışında ek iyileştirme hazırlığı
Kılıçdaroğlu'ndan "Mekke anlaşmasına verdiği desteği" eleştirenlere tepki
İBB davasında tanıklar konuşuyor: Para istendiğini duydum, gözümle görmedim
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.