4 Kasım 2026, Çarşamba · 09:53 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

ABD seçimi sonrası Trump ve Fed, piyasaların yönünü belirleyecek

ABD seçimi sonrası Trump ve Fed, piyasaların yönünü belirleyecek

Fed, ekimde durdu ama aralık ayında hızlanabilir Seçim sonuçları normalde piyasaları olumlu etkilemeye aday ama… Olumsuz haberler çok kalıcı olmayabilir Sürdürülebilir dengelere ulaşmak ise zaman alacak

Çok büyük bir ihtimalle Fed önümüzdeki süreçte iki ya da üç faiz artırımı daha yapacaktır. Para politikasının etkilerinin gecikmeyle ortaya çıktığını düşünecek olursak, aralık ayında 50 baz puanlık bir faiz artırımı yapılması ihtimal dışı görünmüyor.

Küresel piyasalarda ABD’den gelen haberlerin etkili olduğu ve önümüzdeki dönemde de etkili olmaya devam edeceği bir süreçten geçiyoruz. Geçtiğimiz çarşamba akşamı Fed’in beklendiği gibi faiz değişikliğine gitmediği bir toplantıyı geride bıraktık. Bugün de seçim sonuçlarını öğreneceğiz. ABD seçimi öncesi Fed yeni bir artırıma çok cesaret edememiş görünüyor. Fed’in kurul üyeleri, 2’ye karşı 10 oyla politika faizini yüzde 3,75–4,00 bandında sabit tuttu. İki kurul üyesi ise 25 baz puanlık faiz artırımından yana oy kullandı.

Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda güçlü bir ekonomik büyümeye ve sağlıklı bir iş gücü piyasasına sahip olduklarını, ancak enflasyonun da tahminlerin üzerinde seyrettiğini bir kez daha vurguladı. Bununla birlikte, faiz kararında neden sabırlı davrandıklarını da birkaç önemli gözlemiyle paylaştı. Tüketim harcamalarının güçlü kalması, yatırımların çift haneli oranlarda büyümeye devam etmesi ve ekonomik büyümenin birkaç sektörle sınırlı kalmayıp ekonominin geneline yayılan bir karakter taşıması, bu yaklaşımın arkasındaki temel nedenler olarak karşımıza çıktı. İşsizliğin tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunması ve işsizlik ödeneği başvurularının tarihsel dip seviyelere yakın seyretmesi de Amerikan ekonomisinin gücüne ilişkin vurguladığı diğer noktalardı.

Warsh, enflasyonun hedeflerin oldukça üzerinde olmasına rağmen enflasyon beklentilerinin çıpalanmış olduğunu, örtük biçimde daha yüksek bir enflasyon hedeflemediklerini da vurguladı. Sıkı finansal koşulların sermayenin daha seçici hareket etmesine yol açtığını, yapay zekâya yönelik yatırımlardan diğer sektörlere doğru kısmi bir kayma yaşanmasını da buna bağladığını, bunun da çok sağlıksız olmadığını belirtti. Warsh’un başından beri en temel argümanlarından birisi, Amerikan ekonomisindeki verimlilik artışı ve bunun başta yapay zekâ olmak üzere teknolojik gelişmelerden kaynaklanmasıydı. Bu gelişmelerin ekonomik büyümeyi desteklerken enflasyonist baskıları sınırlayan bir yapı oluşturduğuna ilişkin görüşlerini bir kez daha vurguladı. Verimlilik artışının enflasyonu baskılayacak önemli bir dinamik olduğu görüşünün yalnızca kendisi tarafından değil, Fed kurulundaki birçok üye tarafından da paylaşıldığını belirtti.

Kriz dönemleri dışında Fed’in piyasaları çok fazla yönlendirmemesi gerektiğine ilişkin görüşlerini de tekrarlayan Warsh, bu yaklaşımını destekleyen bir diğer adım olarak gelecek yıldan itibaren faiz kararı alınacak Fed toplantılarının sayısını azaltmaya yönelik değerlendirmelerini paylaştı.

Fed, ekimde durdu ama aralık ayında hızlanabilir

Sonuç olarak, ısınan bir ekonomide daha yüksek enflasyonla karşılaşma ihtimali artıyor. Her ne kadar teknolojik gelişmelerin sağladığı verimlilik artışları bu enflasyonist baskıları azaltsa da para teorisinde nötr faiz olarak adlandırılan, ekonomiyi ne canlandıran ne de yavaşlatan faiz oranının daha yüksek seviyelerde oluşmasının önünde önemli bir engel görünmüyor. Çok büyük bir ihtimalle Fed, önümüzdeki süreçte iki ya da üç faiz artırımı daha yapacaktır. Para politikasının etkilerinin belirli bir gecikmeyle ortaya çıktığını da düşünecek olursak, aralık ayında 50 baz puanlık bir faiz artırımı yapılması ihtimal dışı görünmüyor.

Seçim sonuçları normalde piyasaları olumlu etkilemeye aday ama…

Önümüzdeki süreçte ABD’den gelecek haberler piyasaları etkilemeye devam edecek. Bunlardan ilki seçim sonuçları olacak. Normal koşullarda Demokratların Temsilciler Meclisi’nde, hatta Senato’da çoğunluğu elde etmesi, ABD’de siyasi dengelerin daha fazla gözetildiği ve öngörülebilirliğin arttığı bir tablo yaratabileceği için piyasalar tarafından olumlu karşılanabilir. Muhtemelen piyasanın ilk tepkisi de bu yönde olacaktır.

Bununla birlikte, Trump’ın farklı bir lider olması ve seçim sonuçlarından bağımsız olarak öngörülmesi zor, hatta seçim sonuçlarının ortaya koyduğu dengelerin ötesine geçen bir karar alma sürecine girme ihtimali önemli bir risk oluşturuyor. Bunu ancak seçim sonuçlarının ardından görme şansımız olacak.

İsrail seçimlerinin de bir kilitlenme noktasında olması, belki beş-altı ay sonra İsrail’de yeniden seçime gidilmesi ihtimali ve bu süreçte Netanyahu’nun Trump’ın işini zorlaştıracak, hatta onu yeni maceralara sürükleyebilecek adımlar atma olasılığı dikkate alındığında, Orta Doğu’da savaşın yeniden kızışması ve petrol fiyatlarının artma riskini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Olumsuz haberler çok kalıcı olmayabilir

Bununla birlikte, İsrail seçimlerinde Netanyahu’nun bloğunun birinci çıkmasına rağmen ciddi oy kaybettiğini, Trump’ın da benzer bir eğilimle karşı karşıya olduğunu gördüğümüz bir ortamda, savaş zaman zaman alevlense bile belirli bir noktanın ötesine geçmeyeceğini hem düşünüyor hem de temenni ediyoruz. ABD seçim sonuçları da tahminler doğrultusunda gelirse bu, uzun süreli bir savaşı sürdürmek için siyasi desteğin İsrail’de de ABD’de de yeterince güçlü olmadığı anlamına gelecek. Bu nedenle, piyasanın ana hikâyesi olan güçlü büyüme, düşük enflasyon ve verimlilik artışına bağlı olarak enflasyonist baskıların sınırlı kalması beklentisinin finansal piyasaları nihayetinde olumlu etkilemeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Sürdürülebilir dengelere ulaşmak ise zaman alacak

Bu noktada şunu da vurgulamak gerekiyor. Bu olumluluk on yıllarca sürecek bir olumluluk gibi de düşünülmemeli. Avrupa başta olmak üzere dünya sokaklarında yaşananlar, eşitsiz ve gelir dağılımını daha da bozan büyüme yapısının bu hâliyle uzun süre devam ettirilemeyeceğine dair güçlü sinyaller vermeye de başladı. Küresel ekonomide büyük değişim ve büyük sıfırlama sert dalgalarla devam edecek gibi görünüyor.

İlgili Haberler
Makroekonomi Trump yenildi: Demokratlar, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirdi Independent Türkçe · 38 dk önce Borsa ABD SEÇİM SONUÇLARI: ABD ara seçimlerini kim kazandı? Donald Trump kaybetti mi, yenildi mi? Dünya Gazetesi · 40 dk önce Borsa İran'dan Trump'a seçim mesajı: ABD halkı 'savaşa hayır' dedi Ekonomim · 46 dk önce Borsa İran savaşının faturası sandıkta: Trump’a mavi darbe Borsanın Gündemi · 48 dk önce Borsa Trump'tan seçim itirafı: İran savaşının da payı var Ekonomim · 58 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.