YAYINLAMA 05 Kasım 2026 09:03
GÜNCELLEME 05 Kasım 2026 09:06
ABD ara seçimlerinde Demokratların öne geçmesiyle birlikte piyasalarda ilk etapta belirgin bir satış baskısı oluştuğunu ve Nasdaq vadelilerinin %2 civarında gerilediğini belirten Prof. Dr. Evren Bolgün, seçim sonuçlarının ABD Başkanı Trump'ın kalan iki yılında ‘topal ördek’ senaryosunu gündeme getireceğini ifade etti. Bu tablonun karşılıklı vetoları ve siyasi kilitlenmeleri beraberinde getireceğini vurgulayan Prof. Dr. Bolgün, yeni siyasi dengelerin ABD'nin İran'a yönelik olası aktif bir askeri müdahalesini 2027 yılına kadar erteletebileceğini dile getirdi. Ayrıca, Demokratların yapay zeka ve teknoloji yatırımlarına yönelik olası düzenlemelerinin teknoloji hisseleri üzerinde etkili olabileceğini kaydetti.
Enflasyonda katılık uyarısı: Yıl sonu %29 üzerinde kapanır, 2027'de %25 kerteriz alınır
Ekim ayında tüketici fiyatlarının %2,58 artarak yıllık enflasyonun %29,77 seviyesine yükselmesini değerlendiren Prof. Dr. Bolgün, giyim ve gıda kalemlerinin aylık enflasyona en yüksek katkıyı sağlayan unsurlar olduğunu belirtti. Enflasyonun %30 seviyelerinde çakılı kalmasının ciddi bir yapışkanlık yarattığını ve yüksek enflasyonu orta seviyelere indirmenin görece kolay, ancak oradan tek haneye düşürmenin oldukça zor olduğunu vurguladı. Yıl sonu yıllık enflasyonunun %29 seviyesinin biraz üzerinde ve %30'un altında tamamlanacağını öngören Prof. Dr. Bolgün, 2027 yılı için %25 seviyesinin taban/kerteriz noktası olacağını ve bu seviyenin altına inilmesinin pek mümkün görünmediğini savundu.
Borsa İstanbul ve servet etkisi: 170 milyar dolar eridi, iç talep çekiliyor
Son iki ayda yaşanan gelişmeler ve fon süreciyle birlikte Borsa İstanbul'un toplam portföy değerinde yaklaşık 170 milyar dolarlık bir gerileme yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Bolgün, bu durumun 6,6 milyon bireysel yatırımcı ile Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) 800 bin vatandaşı kapsayan geniş bir kesimde servet kaybına yol açtığını ifade etti. Bu servet kaybının iç talep ve tüketici eğilimleri üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Bolgün; kredi kartı harcamaları, perakende verileri ve otomotiv satışlarındaki %27-30 civarındaki gerilemelerin iç talebin yavaşladığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Reel sektörde ciddi nakit sıkışıklığı ve ödemeler dengesi
Yaklaşık 1 trilyon TL büyüklüğündeki özel sektör tahvil ve bono piyasasında yaşanan yenileme sıkıntılarına değinen Prof. Dr. Bolgün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açtığı kredi destek kanalının bankalar üzerinden reel sektöre ne ölçüde yansıyacağının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Sahadaki incelemelerinde esnafın ve şirketlerin ciddi bir nakit sıkışıklığı içerisinde olduğunu gözlemlediğini aktaran Prof. Dr. Bolgün, büyük firmaların dahi nakit ödemelerde zorlandığını, tahsilat ve nakit dönüş hızındaki bu tıkanıklığın sektörler arasında zincirleme bir ödeme problemine dönüşme riski taşıdığını vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.