Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında yapılacak COP31 zirvesi için geri sayım sürüyor. Antalya zirvesi öncesinde buluştuğumuz Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aran ve Genel Müdür Can Yücel ile geleceğin enerji gündemi ile Şişecam’ın önümüzdeki döneme ilişkin hedef ve planlarını konuştuk.
06 Kasım 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Ece CEYHUN
Şişecam, enerji dönüşümünü yalnızca enerji sektörüne ait bir gündem olarak görmüyor. Bir sanayi kuruluşu olarak, üretimde kullandığı enerji kaynaklarını daha sürdürülebilir alternatiflere dönüştürmeye odaklanan Şişecam, Ar-Ge yatırımlarının bir sonucu olarak, yüksek performanslı cam çözümleriyle binaların enerji ihtiyacını azaltmaya odaklandı.
Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aran, sürdürülebilir ve iklime dirençli şehirlerin geleceğinin, enerjiyi nasıl ürettiğimiz kadar nasıl tükettiğimize de bağlı olduğunu belirterek, ODTÜ-GÜNAM iş birliğiyle gerçekleştirdikleri araştırmaya dikkat çekti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, COP31 Başkanı Murat Kurum’un COP31 Eylem Gündemi’ne ilişkin açıklamalarında, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun 2035’e kadar en az yüzde 25 azaltılması gerekliliğini vurguladığına işaret eden Aran, “Net sıfır hedeflerine ulaşmak için yalnızca enerji sistemlerini değil, şehirleri ve binaları da dönüştürmemiz gerekiyor. Daha sürdürülebilir ve iklime dirençli şehirler ancak iş dünyasının, kamunun, akademinin, sivil toplum kuruluşlarının ve finans dünyasının ortak çabasıyla mümkün olabilir. Cam artık yalnızca bir yapı malzemesi değil; enerji verimliliğini, iklim dayanıklılığını ve sürdürülebilir şehirleri destekleyen stratejik bir çözümün parçası” dedi.
Enerji dönüşümü çoğu zaman enerji arzı ve yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden ele alınıyor. Aran, küresel enerji kaynaklı emisyonların yaklaşık üçte birinden binaların sorumlu olduğuna değinerek, şöyle devam etti:
“Şişecam olarak yüksek performanslı cam teknolojilerinin enerji verimliliği, karbon azaltımı ve iklim dayanıklılığına katkısını bilimsel olarak ortaya koymak amacıyla ODTÜ-GÜNAM ile kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın amacı Şişecam’ın katma değerli cam çözümleri aracılığıyla yarattığı etkiyi ölçmekti. Bu çalışma doğru cam çözümlerinin şehir ölçeğinde enerji tüketimi, karbon emisyonları ve yaşam kalitesi üzerindeki potansiyel etkisini ortaya koymak üzere gerçekleştirildi.”
Binalar çözümün parçası olmalı
Şişecam’ın ODTÜ – GÜNAM ile yaptığı çalışma, bina kabuğunun şehir ölçeğinde ölçülebilir iklim etkisi yaratabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, yüksek performanslı kaplamalı camların İstanbul konut stokunda yaygınlaştırılması halinde 2050 yılına kadar 13,1 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilmesi ön görülüyor. Çalışmanın ortaya koyduğu bu azaltım potansiyeli yaklaşık 231 bin konutun 25 yıllık emisyonuna eşdeğer büyüklükte. Araştırmaya göre, İstanbul’da soğutma kaynaklı enerji talebinin 2050 yılına kadar yaklaşık yüzde 60-75 artması bekleniyor. Soğutma artık yalnızca konfor meselesi değil. Bugün ısıtma ve soğutma kaynaklı enerji talebinin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan soğutmanın payı önümüzdeki yıllarda yüzde 21’e kadar yükselecek.
İklim değişikliği enerji ihtiyaçlarını şekillendiriyor
“Cam yalnızca bir yapı malzemesi değil, iklim çözümünün önemli bir parçası” diyen Hakan Aran, “Geleceğin enerji gündemi ısıtma değil, soğutma olacak. İklim değişikliği şehirlerin enerji ihtiyaçlarını yeniden şekillendiriyor. Geleceğin şehirleri yalnızca daha düşük karbonlu değil, aynı zamanda aşırı sıcaklıklara karşı daha dayanıklı olmak zorunda. Bu nedenle bina performansı enerji verimliliği kadar iklim uyumu açısından da kritik öneme sahip” ifadelerini kullandı.
Her cam aynı etkiyi yaratmıyor
Enerji verimliliğinde asıl farkı pencereyi değiştirmek yaratmak. İşin püf noktası, doğru camı seçmek.
İklim koşullarına, bina tipine ve kullanım amacına göre optimize edilen çözümler çok daha yüksek enerji tasarrufu ve karbon azaltımı sağlayabiliyor.
Erzurum’daki binaların ihtiyacı ile Antalya’dakilerin ihtiyacı farklılaşıyor. Bu nedenle, farklı iklim bölgeleri için iklime özel bina çözümleri geliştirmek kritik önem taşıyor.
Farklı lokasyonlarda RES ve GES yatırımı gelecek
Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aran ve Genel Müdür Can Yücel, grubun enerji yatırımları hakkında da bilgi verdi. Enerji yatırımlarına 1995 yılında başlayan 2021’de toplam kurulu gücünü yaklaşık 183 MW seviyesine ulaştıran Şişecam, özellikle 2023 sonrası hız kazanan yatırımlarla birlikte kurulu gücünü artırdı. Aran, “2026 itibarıyla toplam kurulu gücümüz yaklaşık 221 MW (USA kojenerasyon dahil 239,5 MW) seviyesine ulaştı. Bu artışın en önemli kaynağı ise yenilenebilir enerji tarafındaki büyümemiz oldu. Mevcut durumda dağılımımız; 157 MW kojenerasyon ve kombine çevrim (USA Kojenerasyon dahil 176 MW); 18,9 MW atık ısı geri kazanım; 44,7 MWp yenilenebilir enerji şeklinde. Son dönemde özellikle güneş enerjisine odaklandık. Daha önce 7 farklı tesisimizde devreye aldığımız toplam 25 MWp güneş enerjisi kapasitemiz, Manisa’da İş Enerji iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz 20 MWp’lik yeni santral ile birlikte yaklaşık 45 MWp seviyesine çıktı. Önümüzdeki dönemde enerji dönüşüm stratejimizin bir parçası olarak, İş Enerji iş birliğiyle farklı lokasyonlarda rüzgâr ve güneş enerji santrallerini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda, mevcut kapasitemize ek olarak, 2026 yılı sonuna kadar Türkiye’de devreye alınması planlanan toplam 96 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santralleri ile enerji portföyümüzü daha da güçlendireceğiz. Ayrıca, 2028- 2029 döneminde Kırklareli’nde devreye alınması planlanan 24,5 MW kurulu güce sahip rüzgâr-güneş hibrit projesi ile enerji portföyümüzü çeşitlendirerek yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan üretimimizi daha da artıracağız” dedi. Genel Müdür Can Yücel ise Türkiye dışındaki üretim tesislerinde enerji yatırımlarını 2023 yılı itibarıyla İtalya’da başladıklarını belirterek, “Bu yatırımlarımıza İtalya ve Bulgaristan tesislerinde devreye almaya planladığımız 13,6 MWp kapasiteli güneş enerjisi yatırımları ile devam ediyoruz. 2 yıl içinde bu bölgelerdeki toplam kapasitemiz 17,3 MW’a (3,7 MWp+13,6 MWp) ulaşacak” bilgisini verdi.
Şişecam’dan satırbaşları
* Finansal yapısını güçlendirmek amacıyla borç vadesini dengeledi. Eurobond ihracı ve uluslararası finans kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği iş birlikleri ile likidite yönetimini destekledi.
* İlk çeyrekte Bulgaristan ve İtalya’daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa’daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti.
* Tarsus’ta yeni kaplamalı cam hattı devreye alındı. Bu yatırımla toplam kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 artırarak 48,1 milyon metrekareye çıkardı. Hindistan’da bu yıl tamamlanacak yeni hatla küresel varlığını güçlendirmeyi hedefleniyor.
* Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlandı. Yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırıldı. Bu stratejik adımla Tarsus, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi.
* Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattı.
* Avrupa’daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı geride bıraktı ve ilk fırını test üretimleri için ateşledi.
* ABD’deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, Pasifik Soda yatırımında izin süreçlerinde son aşamaya gelindi.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.