Ekim ayında enflasyonun %2,58 artışla yıllık %30 sınırına dayanması ve yılın son iki ayında geçen yılın üzerindeki gerçekleşmelerle %30'u aşma olasılığı, 2023 yılında başlatılan ve bu yıl için tek haneli (%10'un altı) enflasyon hedefleyen ekonomi programının sorgulanmasına yol açmaktadır.
Avrupa Birliği'nde enflasyon %3 seviyelerinde seyrederken merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne girmesi veya faiz politikasını esnetmesi beklenirken, Türkiye'de yüksek enflasyona rağmen faiz indirim beklentilerinin gündeme gelmesi enflasyondan ziyade üç yıldır sürdürülen programın iş hayatını ve reel sektörü getirdiği tıkanıklıktan kaynaklanmaktadır. Bu programın, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler için hayat pahalılığını katlanılamaz boyutlara ulaştırdığı görülmektedir.
Eurostat ve gelir dağılımı verileri incelediğinde durumun vahameti netleşmektedir:
Harcama Kalıplarındaki Eşitsizlik: Türkiye'de dar gelirli hane halklarının harcanabilir gelirlerinin yaklaşık %77'si gıda harcamalarına gitmektedir. Oysa AB ülkelerinde gıdanın toplam harcamalar içindeki payı ortalama %15 ila %20 bandındadır.
- Gıda dışı kalım gücü: Kişi başı gelirin Türkiye'de yaklaşık 18.103 dolar, AB ortalamasında ise yaklaşık 40 bin dolar olduğu kabul edilirse;
Türkiye'de: Gelirin yaklaşık 14 bin doları gıdaya harcandığında, bir kişinin gıda dışındaki tüm ihtiyaçları (barınma, enerji, ulaşım, eğitim, sağlık) için yıllık bazda geriye yalnızca 4 bin 100 dolar civarında bir tutar kalmaktadır.
- AB ortalama sınırında: Gıda harcaması sonrasında hane halkının elinde gıda dışı harcamalar için yıllık 24 bin ila 30 bin dolar bandında bir bütçe kalmaktadır.
- Fiyat-gelir uyumsuzluğu: Avrupa'nın birçok ülkesinde et, süt, peynir ve temel gıda maddelerinin mutlak fiyat bazında dahi Türkiye'deki market fiyatlarından daha uygun olduğu bilinmektedir.
Sonuç olarak; gıda harcamalarından sonra elde kalan yıllık 4 bin 100 dolarlık (aylık yaklaşık 340 dolar) bütçenin, fahiş oranlarda artan yıllık kira ve konut giderlerini dahi karşılaması imkânsızdır. Düşük ve orta gelir grubunun yaşadığı derin geçim sıkıntısı ve feryat tam olarak bu matematiksel tablodan kaynaklanmaktadır.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.