Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:
Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, değerlerin toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli şekilde çözümlendirmenin hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyorum.
"Uluslararası sistem iflas bayrağını çekmiştir"
Dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çözüm bulunmaz. 81 yıl öncesinin güç sahipleriyle dizayn edilen uluslararası sistemin sonuçlarını hepimiz izliyoruz. Sistemin iflas bayrağını çektiğini hepimiz görüyoruz. Zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı.
Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar enkaz yığınları içerisinde hayata tutunma çabası veriyor, insani yardım girişleri engelleniyor. Tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup, "Hangi gerekçe böyle bir işgali, gaspı meşrulaştırabilir?" sorusunu sormamız gerekmiyor mu? Ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen tavrın hiçbir haklı sebebi yoktur.
"Gazze Barış Anlaşması uygulanamıyor"
Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor. Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir. Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini herkes anlamalıdır.
Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubu katledildi, işgal güçleri tarafından öldürüldü. İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz. Bu çifte standardın en bayağı halidir. BMGK kadar kendini basın özgürlüğünde otorite sayan bu kurumların da güvenilirliği sorgulanmalıdır. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini içimize sindiremiyoruz. Türkiye söz konusu olduğun aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kâğıttan kaplana dönüşüyor. Türkiye'ye art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya çalışanlara boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim.
"Asla geri adım atmayacağız"
Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil bütün bedenimizi, yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanmış tüm çatışmaların barışçıl yolla çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Birileri rahatsız olsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Doğru bildiklerimizi cesaretle, hakkı ve hakikati kararlılıkla söylemeye devam edeceğiz.
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: cumhurbaşkanı erdoğanGAZZE
DAHA FAZLA HABER OKU
Kartalkaya ailelerinden otel önünde adalet çağrısı: Bakanlık yetkilileri yargılansın
KYB Başkanı Talabani: IKBY yönetiminden çekiliyoruz, meclisin kararlarını tanımayacağız
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan ek rapor talep edildi
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.