7 Kasım 2026, Cumartesi · 09:22 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

15 soruda Türkiye'ye 'Made in EU' etkisi

Türkiye bir süredir AB’nin hazırladığı “Made in EU” düzenlemesine dahil olarak Türk ürünlerine eşdeğer muamele yapılmasını istiyor. Peki “Made in EU” planına dahil olma çabaları hangi risk ve avantajları bberaberinde get…

1- Bugün siparişleri dolu olan bir fabrika neden risk altında?

Mevcut modelin üretimi devam ederken bir sonraki model başka bir ülkeye tahsis edilebilir. Şirket bugünkü cirosuna bakarak durumunu güçlü sanırken gelecekteki üretim payını kaybetmeye başlayabilir. İlk bakılacak gösterge mevcut siparişlerden çok, yeni proje kazanma oranı.

2- Avrupa’ya ihracat serbestken Türk ürünü nasıl dezavantajlı hale gelebilir?

Bir ürünün Avrupa’ya satılabilmesi ile kamu alımlarında ve destek programlarında tercih edilmesi farklı şeyler. Made in Europe yaklaşımı, belirli alanlarda kamu tarafından desteklenen talebi Avrupa üretimine yöneltmeyi hedefliyor. Gümrükte engelle karşılaşmadan da müşterinin satın alma tercihinde geriye düşebilirsiniz.

3- Otuz yıllık Gümrük Birliği neden tek başına yeterli olmayabilir?

Malın dolaşımı, ürün içeriğinin Avrupa menşeli kabul edilmesi ve şirketin kamu ihalesine erişimi aynı hukuki güvenceye dayanmıyor. Türk parçası uygun içerik sayılırken onu üreten şirket aynı ihaleye erişim güvencesinden yararlanamayabilir.

4- Türkiye’nin kapsama alınması bütün sorunları çözer mi?

Türkiye’nin adının geçmesi kadar, tanımanın hangi ürünleri ve işlemleri kapsadığı önemli. Türk bileşeninin kabulü, Türkiye’de yapılan nihai montajın kabulünü kendiliğinden sağlamayabilir. Ülke listesine girmekle fabrikanın bütün destek koşullarını karşılaması aynı şey değil.

5- Çin’den parça kullanan Türk üreticisi Avrupa pazarını kaybeder mi?

Çin girdisi kullanılması otomatik olarak uygunsuzluk anlamına gelmiyor. Girdinin niteliği, Türkiye’de geçirdiği dönüşüm ve ilgili içerik hesabı belirleyici. Aynı ülkeden ithalat yapan iki Türk şirketinin karşılaşacağı sonuç tamamen farklı olabilir.

6- Avrupa’ya hiç ihracat yapmayan bir KOBİ neden bu dosyayı izlemeli?

Türkiye’deki ihracatçıya parça sağlayan işletme de müşterisinin menşe, içerik ve karbon bilgisi talepleriyle karşılaşabilir. Alternatif girdi, test ve müşteri onayı maliyetleri küçük işletmelere kadar ulaşabilir. Risk, doğrudan ihracatçıdan başlayıp yerli tedarik zincirine yayılabilir.

7- Tartışma yalnızca otomotivle mi sınırlı?

Çelik, alüminyum, çimento ve temiz enerji teknolojileri de gündemde. Ancak her ürünün koşulu ve Türkiye’nin tedarik gücü farklı. Türk sanayisinin ne kadar etkileneceğini anlamak için sektör ortalamalarının yanında, hangi ürünün hangi koşula tabi olduğuna bakmak gerekiyor.

8- Türkiye dışarıda kalırsa Avrupa da kaybeder mi?

Türk girdisini başka bir tedarikçiden almak; yeni kapasite, test, müşteri onayı ve zaman gerektirebilir. Türkiye’nin müzakere hazırlığı bu maliyeti de göstermeli. En güçlü argümanlarımızdan biri, Türk üretiminin dışlanmasının Avrupalı üreticinin rekabet gücünü nasıl etkileyeceği.

9- AB–Hindistan anlaşması bu rekabet tablosunu nasıl değiştiriyor?

Hindistan’ın tarife engelleri azalırken üretim yetkinliğinin artması, Türk sanayisinin mevcut avantajlarını aşındırabilir. Finera’nın KTO Karatay Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında hazırladığı çalışmada da bu risk vurgulanıyor. Bugünkü rakiplerin, pazar paylarının ve rekabet koşullarının aynı kalacağı varsayılamaz.

10- Sanayici bugün ilk olarak neyi hesaplamalı?

Hangi satışının yeni koşullardan etkilenebileceğini, hangi girdinin değişmesi gerekebileceğini ve müşterisinin bir sonraki yatırım kararını ne zaman vereceğini belirlemeli. Hazırlığın takvimini yalnızca yasanın yürürlük tarihi değil, müşterinin satın alma ve yatırım takvimi de belirliyor.

11- Avrupa neden yeniden üretimin nerede yapıldığına odaklanıyor?

Avrupa, yeşil dönüşümün yaratacağı talebin üretim, teknoloji ve istihdamı kendi ekonomisinde büyütmesini istiyor. Kamu alımları ve destekler bu amaçla kullanılıyor. Dolayısıyla Türk sanayicisinin rekabet hesabında fiyat ve teslim süresinin yanında üretimin yeri de daha belirleyici hale gelebilir.

12- Uyum maliyeti birkaç belge hazırlamakla sınırlı mı?

Yeni girdinin bulunması, test edilmesi, müşteri onayının alınması ve farklı pazarlar için ayrı stok tutulması gerekebilir. Bunların tamamı nakit ve zaman ister. Teknik uyum, özellikle küçük tedarikçilerde işletme sermayesi ve finansman sorununa dönüşebilir.

13- Düşük karbonlu üretim yapmak tek başına yeterli mi?

Düşük karbonlu olmak ile belirli bir destek programında uygun menşeli sayılmak ayrı koşullar. Bir ürün çevresel ölçütleri karşılasa da coğrafi şart nedeniyle aynı avantajdan yararlanamayabilir. Şirketler karbon performansını ve menşe uygunluğunu ayrı ayrı değerlendirmeli.

14- Türkiye müzakere masasında somut olarak ne istemeli?

Türkiye’de montajın, Türk menşeli bileşenlerin ve bunların ispatının ilgili düzenlemelerde nasıl tanınacağı netleşmeli. Mevcut yatırım ve sözleşmeler için uygulanabilir geçiş süreleri sağlanmalı. Ülke listesinde yer almak kadar, tanımanın ürünler ve destek programları arasında tutarlı olması da önemli.

15- Nihai yasa çıkmadan harekete geçmek erken mi?

6 Kasım 2026 itibarıyla dosya Avrupa Parlamentosunda komite kararı bekliyor; nihai kurallar henüz kesinleşmiş değil. Ancak müşterilerin yeni model ve tedarikçi kararları beklemeyebilir. Şirketler mevzuatı izlerken ürünlerinin menşe bilgilerini tamamlayabilir ve müşterilerinin gelecek dönem beklentilerini öğrenebilir.

Kaynaklar

TEPAV, AB Made in Europe Politikaları ile Hindistan ve MERCOSUR Ticaret Anlaşmalarının Türkiye’nin İmalat Sanayi Ticaretine Olası Etkilerinin Ürün Bazında Analizi, Haziran 2026.

Selin Arslanhan, Made in Europe Sürecinde Avrupa’yı Anlamak Hangi Sektörde Kim Avrupalı Kim Değil, TEPAV, N2026115, Kasım 2026.

Mustafa Adıgüzel, Küreselleşmenin Yeni Devi Hindistan’ın Sanayi Hamlesi AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye ve Konya Sanayisine Etkileri, KOSAM, KTO Karatay Üniversitesi BAP kapsamında desteklenen çalışma, Temmuz 2026.

Avrupa Komisyonu, Sanayi Hızlandırıcı Yasa teklifi COM(2026) 100 final ve ekleri, 4 Mart 2026.

Avrupa Parlamentosu, 2026/0068(COD) işlem kaydı, 6 Kasım 2026 tarihinde kontrol edildi.

İlgili Haberler
Makroekonomi Motorin fiyatlarında sert düşüş: Litre fiyatı yeniden kritik eşiğin altında Yeni Şafak Ekonomi · 23 dk önce Makroekonomi Altın ve Gümüşte 2027 senaryoları netleşiyor: Dev kurumlardan dikkat çeken fiyat tahminleri Yeni Şafak Ekonomi · 27 dk önce Makroekonomi Elazığ’dan Çanakkale’ye bir kilo üzümün taşıma bedeli 10 lirayı buluyor Ekonomi Gazetesi · 31 dk önce Makroekonomi Şimşek: Ben şahsen fon listesinin açıklanmasını tercih ederim Ekonomi Gazetesi · 36 dk önce Makroekonomi 7 Kasım 2026 hafta sonu altın fiyatları ne kadar? Gram, çeyrek, yarım ve tam altın kaç TL? Yeni Asır Ekonomi · 40 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.