Enerji verimliliği Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltmada önemli rol oynuyorEnerji Verimliliği Derneği Başkanı Erdem, enerji verimliliğinin Türkiye'nin enerji ithalatını ve dışa bağımlılığını azaltırken arz güvenliğini güçlendireceğini, sanayiden ulaştırmaya birçok alanda tasarruf ve rekabet avantajı sağlayacağını belirtti.
Gülşen Çağatay08 Kasım 2026•Güncelleme: 08 Kasım 2026
Fotoğraf: Dilara İrem Sancar / AA
ANKARAAnadolu Ajansı (AA) Enerji Terminali Programı'na konuk olan Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Ahmet Erdem, artan enerji talebi, emisyonlar, iklim değişikliği ve jeopolitik risklerin enerji verimliliğini ulusal güvenlik açısından stratejik hale getirdiğini ifade etti.
Erdem, enerji verimliliğinin, bireysel ve toplumsal kararların merkezinde yer alması gerektiğini belirterek, enerji ithalatını ve dışa bağımlılığı azaltmanın yanı sıra Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmasına da önemli katkı sağlayacağını vurguladı.
Türkiye'deki nihai enerji tüketiminde binaların yaklaşık yüzde 33 payla ilk sırada yer aldığını dile getiren Erdem, şunları kaydetti:
"Bir binada tüketilen enerjinin ortalama yüzde 55'i ısıtmaya, yüzde 15'i sıcak su üretimine ayrılıyor. Binalarda enerji verimliliğinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekiyor. Türkiye'de bina yalıtım standartları güncellendi ve daha ileri noktalara taşındı. Depreme karşı dirençli şehirler oluşturma sürecinde verimlilik konusu ihmal edilmemeli. Enerji verimliliği tedbirleri hane halkı, kurum ve şirketlerin bütçelerine önemli katkı sağlıyor."

Sanayi ve ulaştırmada verimlilik ön planda
Erdem, Türkiye'nin enerji verimliliğinde son 20 yılda önemli ilerleme kaydettiğine işaret ederek, bu alandaki gelişimin sanayinin küresel rekabet gücünü artıracağını aktardı.
Türkiye'de enerji yoğunluğunun yüzde 30'un üzerinde iyileştiğini, sanayide bu oranın yaklaşık yüzde 50'ye ulaştığını vurgulayan Erdem, şöyle devam etti:
"Sanayide 2015-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,5 civarında iyileşme sağlandı. Verimlilik, Avrupa'ya ihracatta Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında giderek daha fazla önem kazanacak. Türkiye'de nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 30'u sanayide gerçekleşiyor. Sanayi tesislerinde ısı kayıplarının önlenmesi, atık ısının yeniden değerlendirilmesi, basınç kayıplarının azaltılması ve ısıtma-soğutma sistemlerinin güncellenmesiyle önemli verimlilik fırsatları oluşuyor. Devlet yüzde 30'a kadar verimlilik konusunda teşvik veriyor."
Erdem, Türkiye'deki nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 27'sinin ulaştırma sektöründen kaynaklandığını belirterek, elektrikli araçların enerji verimliliğine önemli katkı sağladığını söyledi.
Elektrikli araçların içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla yaklaşık 3 kat daha verimli olduğunu vurgulayan Erdem, Türkiye'de bu yıl satılan yeni otomobillerin yüzde 18'inin elektrikli olduğunu ve elektrikli araç sayısının 500 bine yaklaştığını kaydetti.
Erdem, elektrikli araçlara geçişin yanı sıra toplu taşıma ve demir yolu kullanımının da ulaştırmada enerji verimliliğini artıracağına dikkati çekerek, "Trafik akışına ve hız kurallarına uygun, ani hızlanma ve yavaşlamalardan kaçınılarak yapılan sürüşle yüzde 10-15 civarında yakıt tasarrufu sağlanabiliyor. Eski araçların daha verimli modellerle değiştirilmesi ve yakıt tüketimi dikkate alınarak teşvik ve vergilendirme düzenlemeleri de ulaştırmada enerji verimliliğine katkı sağlayabilir." değerlendirmesinde bulundu.

"Enerji verimliliği, konfordan ödün vermek anlamına gelmiyor"
Yapay zeka ve dijitalleşmeyle enerji tüketimi artan veri merkezlerinde verimliliğin yatırım aşamasından itibaren dikkate alınması gerektiğini ifade eden Erdem, veri merkezlerinin küresel enerji talebindeki payının bugün yaklaşık yüzde 1,5 olduğunu ve 2030'a kadar iki katından fazla artmasının beklendiğini aktardı.
Erdem, veri merkezlerinde enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini ve tüketimin önemli bölümünün soğutmaya ayrıldığını belirterek, bu merkezler, ısıtma-soğutma sistemleri ve elektrikli araçların Türkiye'nin gelecekteki enerji talebinde önemli paya sahip olacağını ifade etti.
Enerji verimliliğinin bir fedakarlık değil, bireysel ve kurumsal kararların parçası haline gelmesi gereken bir kültür olduğunun altını çizen Erdem, "Aynı işi daha az enerjiyle yapmak ülke ekonomisi, çevre ve kişisel bütçe açısından önem taşıyor. Günlük yaşamda ortam sıcaklığını bir derece değiştirmekle yüzde 6-7 enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Araç hızının düşürülmesi de enerji tüketimini azaltıyor. Enerji verimliliği, konfordan ödün vermek anlamına gelmiyor." diye konuştu.
COP31'de enerji verimliliği gündemi
Erdem, Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) Türkiye'nin enerji verimliliği çalışmalarını ve işbirliği fırsatlarını uluslararası platformda tanıtması açısından önem taşıdığını kaydetti.
Türkiye'nin enerji dönüşümünde verimlilik, elektrifikasyon ve yerli kaynakların önemine değinen Erdem, şu ifadeleri kullandı:
"COP31'i, Türkiye'nin verimlilik konusunda güzel örneklerini paylaşabilmesi, diğer ülkelerle çalışılabilecek alanların ortaya çıkması açısından faydalı buluyorum. Türkiye'nin enerji geleceğinde en önemli dönüşüm dışa bağımlılığın azaltılması ve enerji arzında kendine yeterliliğin artırılması. Elektrifikasyon, enerji verimliliği ve yerli kaynaklardan üretimin artırılması bu hedefi destekleyecek. Küresel enerji dönüşümü, yeni teknolojileri ve düşük emisyonlu kaynaklara yatırımı hızlandırıyor. Küçük modüler reaktörler, füzyon ve hidrojen gibi teknolojiler, önümüzdeki dönemde daha fazla öne çıkacak. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması ve yerli kaynaklarla arz güvenliğinin güçlendirilmesinde enerji verimliliği en hızlı sonuç verecek alanlardan biri. Türkiye'de üretilen ve tüketilen enerjide yüzde 10'luk bir verimlilik artışı sağlamak, yeni üretim tesisleri kurmaya kıyasla daha kısa sürede gerçekleştirilebilir."
Erdem, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın açıkladığı 2040 Milli Enerji Vizyonu kapsamında Türkiye'nin enerji yoğunluğunu yüzde 40 azaltma ve 2040'a kadar 240 milyar dolarlık tasarruf sağlama hedeflerinin önemine dikkati çekti.
İlk Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında 2017-2024 döneminde yaklaşık 8,5 milyar dolarlık yatırım yapıldığını belirten Erdem, yürürlükteki ikinci eylem planıyla 100 milyon ton karbon salımının önlenmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.
Başvuru Yap
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.