YAYINLAMA 08 Kasım 2026 20:44
GÜNCELLEME 08 Kasım 2026 20:50
Türk Telekom, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) Master Partner ve “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak yer alacak. Şirket, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek zirvenin dijital altyapısını uçtan uca kuracak.
Türk Telekom, zirve alanındaki katılımcıların, ülke delegasyonlarının, basın mensuplarının ve ziyaretçilerin iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere fiber bağlantılar, mobil iletişim altyapısı ve kablosuz erişim noktaları oluşturdu. Şirket, veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan sistemiyle zirve boyunca güvenli ve kesintisiz iletişim sunmayı hedefliyor.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, COP31 öncesinde yaptığı açıklamada dijital ve yeşil dönüşümün birbirini tamamlayan iki stratejik alan olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken bu altyapının hangi enerji kaynaklarıyla çalışacağını, kaynakları ne kadar verimli kullanacağını ve çevre üzerindeki etkisini bugünden planlıyoruz. Dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü birlikte ele alıyor, kendi altyapımızda edindiğimiz deneyimi farklı sektörlerde kaynak verimliliğini artıran çözümlere taşıyoruz. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı COP31’de üstlendiğimiz sorumluluğu da bu vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Dünya Antalya’da konuşurken o konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom hattı olacak. Teknolojinin sunduğu imkânları çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürerek sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaya, ‘Yarına Sözümüz Var’ diyerek çıktığımız bu yolda, daha yaşanabilir bir geleceğin inşasına katkı sunmaya devam edeceğiz.”
Şahin, şirketin teknoloji ve sürdürülebilirlik yaklaşımına ilişkin diğer açıklamasında ise şunları kaydetti:
“Türk Telekom olarak teknolojiyi Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz. 185 yılı aşan geçmişimiz, altyapımız ve mühendislik birikimimizle bugün 58 milyondan fazla müşteriye hizmet veriyor, 592 bin kilometreyi aşan fiber ağımızla 35 milyona yakın haneyi kapsıyoruz. Bu ölçekte bir altyapıyı geliştirirken sunduğumuz bağlantının yanı sıra kullandığımız kaynakları ve çevresel etkimizi de gözetiyoruz. ‘Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımızla dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü birlikte ele alıyor, kendi altyapımızda edindiğimiz deneyimi farklı sektörlerde kaynak verimliliğini artıran çözümlere taşıyoruz. Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca bugünün iletişim ihtiyaçlarını karşılayan bir araç değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz. Güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz ve mühendislik yetkinliklerimizle ülkemizin dijital geleceğini inşa ederken sürdürülebilirliği de iş stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan enerji verimliliği çalışmalarımıza, yerli Ar-Ge projelerimizden sürdürülebilir finansman uygulamalarımıza kadar tüm çalışmalarımızı gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle şekillendiriyoruz. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı COP31’de üstlendiğimiz sorumluluğu da bu vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Dünya Antalya’da konuşurken o konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom hattı olacak. Teknolojinin sunduğu imkânları çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürerek sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”
Zirve alanına 1,3 milyon metre fiber kablo döşendi
Türk Telekom, 1,1 milyon metrekarelik zirve alanında farklı güzergâhlardan yeni fiber optik bağlantılar kurdu. Toplam 1,3 milyon metre fiber optik kablo kullanılan altyapı, zirve alanının saniyede 400 gigabit kapasiteyle dünyaya bağlanmasını sağlayacak şekilde hazırlandı.
Farklı yönlerden beslenen fiber bağlantılara sahip santral devreye alınırken, ihtiyaç halinde kapasite artışına imkân tanıyan yedekli sistemler de kuruldu. Zirve alanında 1.800 kablosuz erişim noktası oluşturuldu ve 5G teknolojisini de kapsayan mobil iletişim altyapısını güçlendirmek üzere yeni baz istasyonları kuruldu.
Üç güneş enerjisi santralinin kurulu gücü 530 megavata ulaşacak
Türk Telekom, enerji ihtiyacının daha büyük bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyor. Sivas’ta ilk etabı devreye alınan güneş enerjisi santralinin ardından Malatya’nın Darende ilçesinde ve Ağrı’da yeni santrallerin kurulması planlanıyor. Üç santralin toplam kurulu gücünün 530 megavata ulaşması, şirketin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 65’ini güneş enerjisinden karşılaması hedefleniyor.
Şahin, güneş enerjisi yatırımlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken altyapımızın bağlantı kapasitesi kadar enerjiyi ne kadar verimli kullandığına ve bu enerjiyi hangi kaynaklardan karşıladığımıza da önem veriyoruz. Şebekemizde enerji verimliliği sağlayan teknolojileri yaygınlaştırırken tükettiğimiz elektriğin daha büyük bir bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılamak için güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütüyoruz. Türk Telekom’un güneş enerjisi yatırımının ilk adımını Sivas’ta attık. 2025 yılı sonunda devreye aldığımız santralimiz, elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 15’ini karşılıyor. Sivas’ın ardından sırada Malatya’nın Darende ilçesinde kuracağımız santral var. Devreye girdiğinde kurulu güç bakımından Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş enerjisi santrali olacak bu yatırımı Ağrı’daki projemiz izleyecek. Üç santralimizle toplam 530 MWp kurulu güce ulaşarak mevcut tükettiğimiz elektriğin yaklaşık yüzde 65’ini güneşten karşılamayı ve karbon salımımızı azaltmayı hedefliyoruz. Böylece şebekemizin uzun vadeli enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşılamada önemli bir adım atarken Türkiye’nin yeşil dönüşümüne de katkı sağlayacağız. Bu yaklaşımın sonuçlarını sürdürülebilirlik performansımızda da görüyoruz. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alıyoruz. CDP’nin 2025 değerlendirmesinde iklim değişikliği alanında üst üste ikinci kez en yüksek not olan A’yı aldık. Su güvenliği alanındaki ilk raporlamamızda ise A- notuna ulaştık. İklim ve su yönetimi performansımızla bu yıl CDP Türkiye’nin İklim ve Doğa Konferansı’nda ödüle layık görüldük.”
Şirket, güneş enerjisi yatırımlarının yanı sıra baz istasyonlarında yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırıyor; baz istasyonları ve sabit binalarındaki çatı güneş enerjisi santrallerinin kurulu gücünü artırıyor. Güneş enerjisi ve şebeke hibrit çözümleri, güneş enerjisi santrali karavan hibrit enerji sistemi ve yeni nesil soğutma teknolojileri de enerji verimliliği çalışmaları arasında yer alıyor. Türk Telekom ayrıca İç Anadolu Bölgesi’nin jeotermal kaynaklarından yararlanmaya yönelik projeler geliştiriyor.
Sürdürülebilir finansman ihraçları 1,1 milyar dolara çıktı
Türk Telekom, 2024’te 500 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond, 2025’te ise 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracı gerçekleştirdi. Şirketin sürdürülebilir finansman araçlarıyla yaptığı ihraçların toplam büyüklüğü 1,1 milyar dolara ulaştı.
Türk Telekom, 2025’te Kapsam 1 ve 2 piyasa bazlı emisyonlarını 2020 baz yılına göre yüzde 35 azalttı. Şirket, 2050’ye kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. CDP’nin 2025 İklim Değişikliği Programı’nda A notunu koruyan Türk Telekom, Su Güvenliği Programı’na ilk katılımında A- notu aldı. Şirket ayrıca BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alıyor.
Türk Telekom, 2005’ten bu yana 24,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini ve son beş yıldır sektörün yatırım liderliğini sürdürdüğünü bildirdi. Şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra enerji, ulaşım, çevre ve kamu hizmetlerinde kaynakların etkin kullanımını desteklemek üzere 5G, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve veri analitiği teknolojilerinden yararlanan çözümler geliştiriyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.