9 Kasım 2026, Pazartesi · 00:41 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Yeni nesil yatırımcı stratejik ve değer odaklı iş birliklerine bakıyor

Türk Ekonomi Bankası (TEB) global ortağı BNP Paribas ile katılacağı COP31 zirvesi öncesinde İstanbul’da iklim ekonomisinin makroekonomik etkilerini değerlendirdiği özel bir buluşmaya imza attı. EBRD ve finans sektörünün…

Yeni nesil yatırımcı stratejik ve değer odaklı iş birliklerine bakıyor

Türk Ekonomi Bankası (TEB) global ortağı BNP Paribas ile katılacağı COP31 zirvesi öncesinde İstanbul’da iklim ekonomisinin makroekonomik etkilerini değerlendirdiği özel bir buluşmaya imza attı. EBRD ve finans sektörünün üst düzey temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, iklim diplomasisindeki taahhütlerin özel sektördeki tüm paydaşların ortak vizyonuyla sahada somut uygulamalara nasıl dönüştürüleceği ele alındı.

09 Kasım 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

COP31 zirvesinden önce Türk Ekonomi Banka­sı (TEB), İstanbul’da ik­lim ekonomisi ve sürdürülebilir finansman gündemi odağında paydaşlarını bir araya getirdi. Ye­ni nesil yatırımcıların beklenti­lerinin finansal piyasalara etki­sinin de konuşulduğu etkinlikte, bankalar ile müşteriler arasında­ki ilişkinin geleneksel bir çizgi­den çıkıp, ekonomik dayanıklılı­ğa dayalı stratejik ve değer odaklı iş ortaklıklarına dönüştüğü be­lirtildi. TEB ve BNP Paribas’ın, reel sektörün yeşil dönüşümüne finansman, ürün ve uzmanlıkla eşlik eden güçlü birer çözüm or­tağı olmaya devam edeceği vur­gulandı. TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici’nin ev sahipliği yaptığı buluşmada, BNP Paribas Avrupa Akdeniz Bölge Başkanı François Benaroya, BNP Paribas Baş Ekonomisti Jeffrey Schultz, EBRD İklim Stratejisi ve Uygu­lama Departmanı Genel Müdü­rü Gianpiero Nacci ve sektör uz­manları COP31’deki gündem maddelerine ilişkin görüş ve de­ğerlendirmelerini paylaştı.

“Görevimiz iş ortaklarımıza rehberlik etmek”

TEB Genel Müdürü Ümit Leb­lebici’nin açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının hem ülke hem de bölge için tari­hi bir fırsat olduğu belirtildi. Leb­lebici konuşmasında “Global or­tağımız BNP Paribas ile katılaca­ğımız COP31 zirvesi öncesinde, paydaşlarımızla İstanbul’da ger­çekleştirdiğimiz bu buluşmayı, iklim kriziyle mücadele ve sürdü­rülebilir bir geleceğe geçiş yolcu­luğumuzda önemli bir fırsat ola­rak görüyoruz. Hepimizin farklı sorumlulukları ve hedefleri olsa da ortak bir varış noktamız var. Bankalar olarak görevimiz yal­nızca kendi yolculuğumuzu yö­netmek değil, iş ortaklarımızın da sürdürülebilir dönüşüm yol­culuklarında yanlarında olmak ve onlara rehberlik etmek. COP31’e doğru ilerlerken ortak hedefleri­miz doğrultusunda birlikte hare­ket etmenin ve bu dönüşüme kat­kı sağlamanın büyük önem taşıdı­ğına inanıyorum” dedi.

“Uygulama ve harekete geçmenin zamanı”

BNP Paribas Avrupa Akdeniz Bölge Başkanı François Benaro­ya ise konuşmasında “Uzun yıllar boyunca yeşil dönüşüm; hedefler, taahhütler ve planlar üzerinden şekillenirken sadece söylemler ön plandaydı. Artık açıkça uygu­lama ve harekete geçme zamanı. BNP Paribas olarak 20 yılı aşkın süredir TEB’le sürdürdüğümüz ortaklık çerçevesinde sürdürüle­bilir finansın bugününe yatırım yaptık. Bu süreçte çevresel, sos­yal ve yönetişim konularının şir­ketlerin gündeminde üst sıralara taşındığını gördük. Bu durumun hem Türkiye hem de şirketler açısından son derece umut veri­ci olduğunu düşünüyorum. BNP Paribas olarak taahhütlerimizi yerine getirmeyi sürdürüyoruz. TEB ile hayata geçirdiğimiz so­mut girişimler bunun kanıtı ni­teliğinde. COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinden büyük mut­luluk duyuyorum. COP31’in yal­nızca önde gelen ekonomilerden biri olan Türkiye ve Türkiye’nin uluslararası konumu açısından değil, gezegenimizin geleceği açı­sından da başarılı bir zirve olma­sını içtenlikle diliyorum” dedi.

Geleceğin rotası çiziliyor

TEB Genel Müdürü Ümit Leb­lebici ve BNP Paribas Baş Ekono­misti Jeffrey Schultz’un yer aldı­ğı “Küresel Gelişmeler, Yerel Et­kiler: İklim Ekonomisine Makro Bir Bakış” panelinde, elektrifi­kasyon çağı ve enerji güvenliği­nin sanayi için taşıdığı kritik öne­me değinildi. Enerji alanındaki değişimlerin ve büyük ölçekli ya­tırımların, sanayi dayanıklılığı­nı ve küresel ticaret koridorlarını temelden yeniden şekillendirdi­ği ifade edildi. Finans dünyasın­daki yapısal değişimin de değer­lendirildiği buluşmada, Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ÇYS/ESG) kriterlerinin kurum­sal bir etiket olmanın ötesine ge­çerek risk yönetiminin temel bir bileşeni haline geldiğinin altı çi­zildi. İklimin artık sadece çevre­sel bir mesele değil; büyüme, enf­lasyon, ticaret ve yatırımı doğru­dan etkileyen makroekonomik bir gerçeklik olduğu, dolayısıyla küresel değişimlerin yerel eko­nomilere hızla yansıdığı akta­rıldı. Kamu politikaları, küresel fonlar ve ticari bankacılığın bir araya gelmesiyle kurulan finan­sal mimarinin, reel ekonominin sorunsuz dönüşümünü sağlama­sı gerektiği vurgulandı.

Değişen iklime finansal adaptasyon

Avrupa İmar ve Kalkınma Ban­kası (EBRD) İklim Stratejisi ve Uygulama Departmanı Genel Müdürü Gianpiero Nacci’nin kü­resel iklim hedefleri, yatırımlar ve sahadaki duruma ilişkin özel sunumunun ardından etkinlik, “Uyum Finansmanı” (Adaptati­on Finance) paneli ile devam etti. TEB Kurumsal ve Kurumsal Ya­tırım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ömer Yenidoğan mo­deratörlüğündeki panele, EBRD Finansal Kurumlar Başkanı Francis Malige, BNP Paribas Kü­resel Piyasalar Sürdürülebilirlik Başkanı Constance Chalchat ve Carrier Enerji Bölümü Başkanı ve Sürdürülebilirlik Direktörü Hakan Yılmaz katılarak, şirket­lerin değişen iklim koşullarına adaptasyon sürecindeki finansal ihtiyaçlarını ve uluslararası fon­ların reel sektöre entegrasyonu­nu tartıştı. Uyum finansmanının bir maliyet kalemi değil, aksine işletmeleri ve ekonomiyi koru­maya yönelik kalkan niteliğinde bir yatırım olduğu ifade edildi.

COP31’den dört temel beklenti

Zirvede, yaklaşan COP31’e dair beklentiler ise uygulama, finansman, uyum ve dönüşüm olmak üzere dört ana başlıkta ele alındı. İklim odaklı regülasyonların büyük ölçüde netleştiği bu dönemde ülkelerin ulusal iklim planlarını somut olarak hayata geçirmeleri gerektiği vurgulanırken, gelişmekte olan ekonomilerin adil ve öngörülebilir şartlarda daha fazla sermayeye ulaşmasının önemi hatırlatıldı. Bu kapsamda, kamu finansmanının sağladığı zemin üzerine özel sektör finansmanının inşa edilmesi gerektiği belirtildi. Ekonomik dayanıklılığı artıracak uyum (adaptasyon) fonlarının hak ettiği ilgiyi görerek hızla büyütülmesi gerektiğine dikkat çekilirken, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve ulusal emisyon ticaret sistemleri gibi adımlarla karbon fiyatlamasının belirginleştiği bu yeni dönemde, COP31’in yeşil dönüşüm sürecine güçlü bir ivme kazandırarak tam anlamıyla Uygulama COP’una dönüşmesi gerektiği ifade edildi.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Futbol sahasında ölüm: Kaleci hapse girer mi? Finans Gündem (ing) · az önce Borsa Büyük birleşme! 'Tek İrlanda'nın maliyeti 41 milyar euro Finans Gündem (ing) · 29 dk önce Borsa Dünyanın gözü Antalya'da! COP31 için 196 ülke bir araya geliyor Finans Gündem (ing) · 39 dk önce Borsa İklime uyum için 305 milyar dolar gerekirken finansman 32 milyar doları bulmuyor Ekonomim · 41 dk önce Borsa TCMB/Karahan: Genç işletmeler ekonomiyi büyütüyor Ekonomim · 41 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.