31 Temmuz 2026, Cuma · 03:54 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Rosatom/ Polina Lion: Nükleer enerji Türkiye’nin karon nötr hedefini destekleyecek, rekabet gücüne katkı sağlayacak

Rosatom Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Polina Lion, nükleer enerjinin Türkiye’nin 2053 yılına kadar karbon nötr olma hedefini desteklerken, enerji güvenliğinin ve sanayinin rekabet gücünün artırılmasına da katkı sağla…

YAYINLAMA 27 Temmuz 2026 10:53

GÜNCELLEME 27 Temmuz 2026 10:57

Takip Et

Hüseyin GÖKÇE / ANKARA

Küresel sanayi rekabetçiliğinin kurallarının değiştiğini belirten Lion, “Sınırda karbon düzenlemeleri, sürdürülebilir finansman mekanizmaları ve yeşil yatırım kriterleri; karbon performansını, ihracat koşullarını, üretim maliyetlerini, finansmana erişimi ve uzun vadeli yatırım kararlarını doğrudan etkileyen ekonomik bir unsur haline getiriyor” dedi.

İklim düzenlemelerinin ekonomi politikasının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Lion, karbon performansının da küresel ticarette rekabet gücünü belirleyen yeni unsurlardan birisi olarak öne çıktığını aktardı.

Bu noktada karbon düzenlemelerinin sadece politika yapıcıları ve sürdürülebilirlik uzmanlarının gündeminde olmadığının altını çizen Polina Lion, “Bunlar; üretim modellerini, ihracat stratejilerini, finansmana erişimi ve sanayinin uzun vadeli rekabet gücünü doğrudan şekillendiren gerçek iş dünyası dinamikleri haline geldi” diye konuştu.

Nükleer enerjinin, hava koşullarından bağımsız olarak 7 gün, 24 saat düşük karbonlu elektrik üretebilen güvenilir bir kaynak olarak önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Lion, “Bu özelliği sayesinde nükleer enerji; iklim hedeflerinin enerji arz güvenliği, sanayinin gelişimi ve öngörülebilir elektrik arzıyla desteklenmesi gereken Türkiye gibi ülkeler için pratik ve etkili bir çözüm sunuyor” diye konuştu.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının da sadece raporlanan bir gösterge olmaktan çıktığını ifade eden Lion, ürünlerin nihai maliyetini, tedarik zinciri tercihlerini ve uzun vadeli yatırım stratejilerini doğrudan etkileyen önemli bir parametreye dönüştüğünü belirtti.

Sözkonusu dönüşümün özellikle enerji yoğun sektörler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Lion, “Karbon performansı; uluslararası pazarlardaki rekabet gücünden gümrük maliyetlerine, yatırım kararlarından uygun koşullarda finansmana erişime kadar çok geniş bir yelpazede ekonomik sonuçlar doğuran bir unsur haline geldi. Şirketlerin üretim modelleri ve uzun vadeli stratejileri artık bu kritere göre şekilleniyor. Geleneksel serbest ticaret anlayışı yerini, emisyon performansının belirleyici olduğu yeni bir küresel piyasa düzenine bırakıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka enerji talebini artıracak

Kamuoyuna duyurulan Yapay Zeka Eylem Planı’na göre Türkiye’nin 2030 yılına kadar en az 1 GW kurulu veri merkezi kapasitesine ulaşmayı hedeflediğine dikkat çeken Lion, “ Bu kapasitenin kesintisiz olarak işletilmesi halinde yıllık yaklaşık 8,8 TWh elektrik tüketimi söz konusu olacak. Bu miktar, İstanbul’un yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. Bu durum, elektrik sistemine önemli bir ilave yük getirirken, sanayinin gelişimini ve ülkenin dijital dönüşümünü destekleyebilecek, 7 gün 24 saat kesintisiz elektrik üretebilen, güvenilir ve düşük karbonlu enerji kaynaklarına duyulan ihtiyacı da açıkça ortaya koyuyor. Nükleer enerji ise tam bu noktada, Türkiye’nin iklim hedeflerine ulaşmasına, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine ve uzun vadeli sanayi gelişiminin desteklenmesine önemli katkı sağlayabilir” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilir finansmanda yeni referans: Yeşil Taksonomi

Küresel ölçekte sürdürülebilir finansman mekanizmalarının hızla yaygınlaştığına dikkat çeken Lion, Yeşil Finansman Taksonomisi’nin de bu dönüşümün önemli bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. Bu, hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğini belirleyen ortak bir çerçeve sunarken, yatırım kararları ile sürdürülebilir finansmana erişim süreçlerinde de giderek daha belirleyici bir rol üstleniyor.

Uluslararası finans kuruluşlarının artık yatırımları yalnızca ekonomik getirileri üzerinden değil, projelerin tüm yaşam döngüsü boyunca ortaya koyduğu çevresel performansı dikkate alarak değerlendirdiğini belirten Lion, şu değerlendirmede bulundu:

“Yeşil Finansman Taksonomisi , sadece teknik bir sınıflandırma değildir. Aynı zamanda sürdürülebilir finansmana erişimi, yatırım kararlarını ve uzun vadeli sanayi politikalarını şekillendiren temel çerçevelerden biridir.’’

Lion’a göre Rusya, Çin, Güney Kore ve Endonezya; nükleer enerjiyi sürdürülebilir finansman çerçeveleri kapsamında değerlendiren ülkelere örnek gösterilebilir.

Bu ülkelerin her biri, nükleer enerji projelerinin yeşil finansman kriterlerine uygunluğunu kendi ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterleri doğrultusunda değerlendiriyor.

Nükleer enerjinin; yeşil, sürdürülebilir veya geçiş teknolojisi olarak kabul edilen sektörler arasında yer alması itibar açısından önemli olmakla birlikte, bunun çok daha somut sonuçları da bulunuyor.

Nükleer enerji santrali projeleri, yeşil finansman taksonomisine dahil edildiğinde, ilgili ülkenin finansal sistemi yeterince gelişmiş ve bu alana yönelik açık düzenlemelere sahip olması koşuluyla yeşil finansman araçlarından yararlanabiliyor.

Örneğin nükleer enerji, Rusya’da 2021 yılında yürürlüğe giren ilk Yeşil Projeler Taksonomisi’ne dahil edildi. Ancak daha düşük faiz oranları gibi avantajlı finansman koşulları, Rusya Merkez Bankası’nın yeşil proje finansmanına ilişkin düzenlemeleri güncellemesinin ardından ancak 2025 yılında uygulanmaya başladı.

Nükleer enerjinin finansmanına yönelik bir diğer olumlu gelişme de 2025 yılında yaşandı. Dünya Bankası ve Yeni Kalkınma Bankası da dahil olmak üzere birçok uluslararası kalkınma bankası, nükleer enerjinin ÇSY açısından sunduğu geniş kapsamlı faydaları dikkate alarak nükleer enerji projelerini desteklemeye hazır olduklarını açıkladı.

Nükleer enerjinin sürdürülebilir finansman çerçevelerine dahil edilmesi; karbonsuzlaşmayı, enerji arz güvenliğini ve uzun vadeli rekabet gücünü birlikte güçlendirmeyi hedefleyen büyük sanayi ekonomileri arasında giderek yaygınlaşan uluslararası bir uygulama haline geliyor.

Bu çerçevede, Türkiye’nin Yeşil Taksonomisi’nin hayata geçirilmesi; iklim hedefleri ile ekonominin somut ihtiyaçlarını dengeli, şeffaf ve yatırım odaklı bir yaklaşımla buluşturan bir çerçeve oluşturmak açısından önemli bir fırsat sunuyor. Böyle bir yaklaşımda nükleer enerji de sistemin ayrılmaz unsurlarından biri olarak değerlendirilebilir.

Akkuyu NGS: Düşük karbonlu kalkınmanın sanayi boyutu

Lion’a göre Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin katkısı yalnızca elektrik üretim kapasitesi veya doğrudan karbon ayak izi üzerinden değerlendirilmemeli.

Proje; sahip olduğu ölçek, altyapının gelişimine katkısı, yerli sanayinin sürece katılımı, yerel istihdama sağladığı destek ve uzun vadeli insan kaynağının yetiştirilmesine yaptığı katkıyla daha geniş bir düşük karbonlu kalkınma ekosisteminin oluşmasına yardımcı oluyor.

Lion, Akkuyu NGS’nin yaşam döngüsü boyunca karbon ayak izinin kilovatsaat başına 4 gram CO₂ eşdeğerinin altında olduğunu belirterek, bu değerin düşük karbonlu elektrik üretimi için uluslararası düzeyde kabul gören sınırların oldukça altında bulunduğunu vurguladı.

Santralin 60 yıllık tasarım ömrü boyunca 1 milyar tondan fazla CO2 emisyonunun önlenmesine katkı sağlamasının beklendiğini ifade eden Lion, bunun Türkiye’nin uzun vadeli iklim hedeflerine önemli ölçüde katkı sunma potansiyeli taşıdığını söyledi.

Akkuyu NGS’nin Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması ve hava koşullarından bağımsız olarak 7 gün 24 saat düşük karbonlu elektrik üretmesi bekleniyor.

Bu üretim modeli, özellikle enerji yoğun sektörlerin ihtiyaç duyduğu öngörülebilir ve istikrarlı enerji arzına önemli katkı sağlayabilir.

Öte yandan proje, yerli sanayi için de önemli bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Akkuyu NGS Projesi’nde 400’ü aşkın Türk şirketi tedarikçi olarak yer alırken, yerlileştirme çalışmalarının toplam hacmi 14 milyar dolara ulaştı.

Türk şirketlerinin inşaat, mühendislik, üretim ve hizmet süreçlerine katılımı, yerli tedarik cihazlarının ve zincirinin gelişimini desteklerken; proje kapsamında yetiştirilen mühendisler ve teknik uzmanlar da Türkiye’nin nükleer teknoloji alanındaki insan kaynağına uzun vadeli katkı sağlıyor.

Bunun yanı sıra bölgede eğitim ve sağlık tesisleri ile konut altyapısını da kapsayan sosyal altyapı yatırımları hayata geçiriliyor.

Lion’a göre düşük karbonlu dönüşümün başarısı yalnızca emisyonların azaltılmasına değil, aynı zamanda sanayinin büyümesini, teknolojik gelişimi ve gelecek nesiller için yüksek yaşam standartlarını destekleyecek güvenilir bir enerji altyapısının oluşturulmasına da bağlı.

Bu açıdan Akkuyu NGS, yalnızca büyük bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda Türkiye’nin uzun vadeli net sıfır hedeflerine somut katkı sağlayan stratejik bir proje niteliği taşıyor.

Bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP31) Antalya’da düzenlenecek olması, Türkiye’nin de Akkuyu NGS’de ilk nükleer elektriğini üretmeye hazırlandığı bir döneme denk gelmesi bakımından ayrıca sembolik bir önem taşıyor.

Nükleer enerji artık küresel iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu durum, Türkiye’ye uluslararası iklim tartışmalarına yalnızca politika düzeyinde değil, aynı zamanda uygulamadaki deneyimiyle de katkı sunma fırsatı veriyor.

Akkuyu NGS Projesi, nükleer enerjinin bir ülkenin düşük karbonlu kalkınma hedeflerine ulaşmasına, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine ve uzun vadeli ekonomik kalkınmanın desteklenmesine nasıl katkı sağlayabileceğini ortaya koyan somut bir örnek olma potansiyeli taşıyor.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa 'En düşük emekli aylığı' düzenlemesi Resmi Gazete'de Borsanın Gündemi · 47 dk önce Borsa 'En düşük emekli aylığı' arttı: Resmi Gazete'de yayımlandı Finans Gündem (ing) · 47 dk önce Borsa Trump duyurdu: Gazze'de Hamas dahil tüm silahlı gruplar silah bırakacak Ekonomim · 1 saat önce Borsa Eyüpsultan'da oto galeriye silahlı saldırı: 1 ölü, 3 yaralı Ekonomim · 2 saat önce Borsa Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı Finans Gündem (ing) · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.