31 Temmuz 2026, Cuma · 07:00 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

“Jeopolitik risk” yerine yeniden ” faiz ve bilançolar”

A1 Capital Yatırım tarafından hazırlanan günlük bültende piyasalar mercek altına alınıyor

Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu! >Fenerbahçe hissesi uçtu, Galatasaray geriledi

Neden Düştü ? Tümünü Göster >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü >Akfen hisselerinde 'Hamdi Akın ifade' düşüşü

ARACI KURUM RAPORLARI “Jeopolitik risk” yerine yeniden ” faiz ve bilançolar” Piyasalarda kritik hafta! Gözler Fed ve bilançolarda Gedik Yatırım'dan BIST 100 için yüzde 36 yükseliş beklentisi! Borsadaki zayıflığın 3 temel nedeni Piyasaların gözü Moody's'in Türkiye kararında Tümünü Göster

HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster

TEKNİK ANALİZ Teknik göstergelerin işaret ettiği en güçlü hisseler! İşlem adedi 13 kata yaklaşan 10 hisse dikkat çekti Teknik göstergelerde "al" sinyali güçlenen 10 hisse! BİST'te son 3 ayda %20'nin üzerinde yükselen 15 hisse İşlem adedi artışı 7 kata yaklaşan 10 hisse dikkat çekti Tümünü Göster

Takip Et

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaAracı Kurum Raporları“Jeopolitik risk” yerine yeniden ” faiz ve bilançolar”--- “Jeopolitik risk” yerine yeniden ” faiz ve bilançolar”

28 Temmuz 2026 - 08:16 borsavegundem.com

A1 Capital Yatırım tarafından hazırlanan günlük bültende piyasalar mercek altına alınıyor

Piyasalar aslında tek bir soruya cevap arıyor " Ortadoğu kaynaklı enflasyon şoku sona mı eriyor, yoksa sadece kısa bir mola mı verildi?". Bunun üzerine bir de Fed, Japonya Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, ABD büyüme verisi, PCE enflasyonu ve Microsoft, Apple, Meta, Amazon gibi dev teknoloji şirketlerinin bilançolarının açıklanacağı yoğun bir hafta eklenince yatırımcılar petrol fiyatlarında sert geri çekilmeye rağmen oldukça temkinli hareket etti. Piyasalara damga vuran gelişme, ABD ile İran arasında askeri operasyonların durdurulması ve Umman başta olmak üzere bölgesel aktörlerin diplomatik çözüm için devreye girmesi oldu. Piyasalar bunu "Eğer Hürmüz Boğazı yeniden güvenli hale gelirse petrol arzı normale döner, enerji fiyatları düşer ve enflasyon baskısı hafifler." Bu nedenle Brent petrol bir günde yaklaşık %6-7 gerileyerek 100 doların üzerinden 85-90 dolar bandına çekildi. Bu sadece enerji piyasasını değil, tahvilden hisse senedine kadar bütün varlık sınıflarını etkiledi.

ABD tarafına baktığımızda, Wall Street'te aslında sektörler birbirinden tamamen ayrıştı. Dow Jones yaklaşık %0,5 yükseldi. S&P 500 günü yataya yakın hafif artıda tamamladı. Nasdaq ise yaklaşık %0,2 geriledi. İlk bakışta "Petrol düştü, enflasyon rahatladı; neden Nasdaq yükselmedi?" diye düşünülebilir. Çünkü piyasanın odağı artık petrolden çok teknoloji bilançolarına kaymış durumda. Bu hafta; Microsoft, Apple, Meta, Amazon sonuçlarını açıklayacak. Buna ilave olarak Fed faiz kararı da geliyor. Yatırımcılar bu iki büyük risk öncesinde özellikle teknoloji hisselerinde yeni pozisyon açmak istemedi.

Bir diğer önemli gelişme ise çip sektöründe yaşandı. Çin'in kendi gelişmiş DUV litografi makinelerini üretmeye başladığı haberleri özellikle Avrupa'nın çip ekipmanı devi ASML ve küresel yarı iletken ekosistemi üzerinde baskı oluşturdu. Bu haber yalnızca Avrupa'da değil, ABD'de de çip hisselerine temkinli yaklaşılmasına neden oldu. Nvidia ve Micron gibi hisselerde satışlar görüldü.

Avrupa'da tablo biraz daha ilginçti. İlk saatlerde endeksler yaklaşık %1 yükselmişti. Ancak kapanışa doğru bu kazançların büyük bölümü geri verildi ve STOXX Europe 600 endeksi günü neredeyse yatay tamamladı. Bunun iki temel nedeni vardı. Birincisi; Petrolün düşmesi. Petrol düşünce; Lufthansa, IAG , Ryanair gibi havayolu şirketleri yükseldi. Turizm ve ulaştırma sektörü de oldukça güçlü performans gösterdi. Çünkü en büyük maliyet kalemlerinden biri yakıt. Yakıt ucuzladıkça şirketlerin karlılığı artıyor. İkincisi ise; Teknoloji sektörü. Tam tersine teknoloji tarafında ciddi satış vardı. ASML hisseleri yaklaşık %8 düştü. Sebep ise Çin'in kendi litografi teknolojisinde önemli ilerleme kaydettiği haberleriydi. Yatırımcılar bunun uzun vadede ASML'nin tekel konumunu zayıflatabileceğini düşündü. Teknoloji hisseleri düştü, enerji şirketleri petrol nedeniyle geriledi, ulaştırma ve turizm yükseldi. Sonuç olarak endeks yatay kaldı.

Tahvil tarafına baktığımızda ise; "Petrol düşüyorsa enflasyon riski de bir miktar azalıyor" dendi ve bunun sonucunda yatırımcılar yeniden ABD Hazine tahvillerine yöneldi. Tahvil alımı arttıkça; tahvil fiyatları yükseldi, ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık %4,65 seviyesine indi. Ancak kısa vadeli tahvillerde aynı rahatlama görülmedi. Bunun nedeni ise oldukça açık. Bu hafta Fed toplantısı var. Kevin Warsh'ın; enflasyon, tarifeler, enerji fiyatları, faiz patikası hakkında vereceği mesajlar henüz bilinmediği için özellikle 2 yıllık tahvil faizleri yüksek kalmaya devam etti. Piyasa uzun vadede biraz rahatladı ama kısa vadede Fed riskini fiyatlamayı sürdürdü.

Normal şartlarda petrol düşünce dolar da zayıflayabilir. Ancak bu kez dolar endeksi çok sert gerilemedi. Çünkü yatırımcılar Fed kararını bekliyor. Yani jeopolitik rahatlama Dolar üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, Fed belirsizliği doların güçlü kalmasını sağladı. Bu yüzden döviz piyasasında dengeli bir görünüm vardı.

Biz geçen hafta İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın son açıklamalarını çok önemli buluyoruz. Piyasalarda bu yönde tartışmaların arttığını gözlemliyoruz. Bugün uygulanan programın yükü büyük ölçüde faiz ve kredi kısıtlamaları üzerinden taşınıyor. Bu da doğal olarak iç talebi yavaşlatıyor, dövize olan ilgiyi azaltıyor ve enflasyonu aşağı çekmeye çalışıyor. Fakat işin sanayi tarafına baktığınızda tablo biraz daha zor. Şirketler çok yüksek faizle kredi kullanıyor, enerji ve işçilik maliyetleri artıyor, iç piyasada satışlar yavaşlıyor, ihracat tarafında da rekabet gücü aşınıyor. Yani sanayici aynı anda birkaç yerden baskı görüyor. Burada mesele sadece “faiz yüksek” meselesi değil. Asıl soru “Enflasyonu düşürürken üretimi ve yatırımı nasıl koruyacağız?” Bizce ilk yapılması gereken şey, bütün kredilere aynı gözle bakmamak. Tüketim kredisiyle, makine yatırımı yapan ya da ihracat kapasitesini artıran bir şirkete verilen kredi aynı şey değil. Tüketim tarafı sıkı tutulabilir ama üretim, ihracat, enerji verimliliği, teknoloji ve dijitalleşme yatırımları için ayrı finansman kanalları açılabilir.

Burada da herkese ucuz kredi dağıtmak doğru olmaz. Firma gerçekten yatırım yapıyorsa, ihracatını artırıyorsa, verimlilik sağlıyorsa ya da istihdam yaratıyorsa desteklenmeli.
Kur tarafında da benzer bir denge gerekiyor. Sanayicinin TL’nin reel olarak fazla değerlenmesinden şikayet etmesi anlaşılır bir durum. Çünkü içeride maliyetler hızla artarken kur daha yavaş yükselirse ihracatçının döviz bazındaki maliyeti büyüyor. Bu da rekabet gücünü azaltıyor. Ama çözüm kuru bir anda sıçratmak değil. Çünkü üretimde hala büyük ölçüde ithal enerji ve ara malına bağımlıyız. Dolayısıyla ihtiyaç duyulan şey yüksek kur değil, aşırı değerli olmayan ve öngörülebilir bir kur
yapısı.

Gıda enflasyonu tarafı da çok önemli. Enflasyonun ciddi bir bölümü tarım, gıda, depolama, lojistik ve su yönetimi gibi alanlardan geliyor. Fakat buna karşı verilen ana tepki yine faiz artışı oluyor. Bir anlamda gıda fiyatı yükseliyor ama bunun bedelini sanayici daha pahalı krediyle ödüyor. Faiz elbette talebi ve kuru etkileyerek enflasyonu sınırlayabilir ama domates üretimini artırmaz, sulama sorununu çözmez, depolama kaybını azaltmaz. O yüzden gıda enflasyonu için ayrı bir program lazım. Üretim planlaması, sulama, depolama, soğuk zincir ve lojistik birlikte ele alınmalı. Gıda tarafı kalıcı biçimde düzelmeden Merkez Bankası’nın işi de kolaylaşmaz.

Ama bence asıl büyük mesele teknoloji ve verimlilik. Türkiye hala önemli ölçüde orta ve düşük teknolojiyle üretim yapıyor. Rekabet gücü de çoğu zaman kur ve işçilik maliyeti üzerinden korunmaya çalışılıyor. Bu model artık yeterli değil. Kalıcı çözüm, daha yüksek katma değerli üretime geçmek. Yapay zeka, otomasyon, yazılım, makine, elektronik ve enerji teknolojileri gibi alanlarda daha güçlü bir sanayi yapısı kurmak gerekiyor. Teşvikler de sadece sektör adına göre değil, ortaya çıkan sonuca göre verilmeli. İhracatını artıran, enerji tasarrufu sağlayan, patent üreten ve nitelikli istihdam yaratan firmalar desteklenmeli. Yarında KDV ve Özkaynaklar tarafına da değinir kısa önerilerimizi sunarız. Enflasyonla mücadeleden vazgeçmeyelim ama bunu sanayiyi kaybederek de yapmayalım.

Kısaca BIST100’e baktığımızda dünyadan negatif ayrıldık. Aslında biz de güçlü açılmıştık ama yine sosyal medya da birisinin vergi geliyor duyumu aldığını yazması bunun yayılması zaten tedirgin hareket piyasadaki tedirginliği daha da arttırdı. Sonrasında yokmuş yazılması, yazılanların silinmesi hiçbir değiştirmez. Geçen sene de vergi konusu yine sosyal medyada yazılıp çizilince piyasaların nasıl tedirgin olduğunu biliyoruz. Kur konusunda da atış serbest süreçlerden geçerken yatırımcılar tedirgin olmuştu. Sermaye piyasaları gelişmeli derken belirli bir disiplinle birlikte gelişmesi gerekiyor. Para yönetimi son derece ciddi iş, düzenlemeler, en az sektör çalışanları bizleri kapsadığı ölçekte sosyal medyayı da kapsayacak şekilde genişletilmeli.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

ETİKETLER :
İlgili Haberler
Makroekonomi Asya borsaları yükseldi, KOSPI toparlandı; BOJ faizi sabit tuttu Investing Ekonomi · 23 dk önce Borsa Altın dört aylık düşüş serisi için son sınavda Dünya Gazetesi · 34 dk önce Makroekonomi Marketlerde Antep fıstığı kilitli kutularda satılıyor Sözcü Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Apple'ın bilançosu beklentileri aştı: iPhone satışları yüzde 22 arttı CNBC-e · 6 saat önce Borsa Avrupa'nın atardamarı kuruyor Ekonomim · 7 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.