YAYINLAMA 28 Temmuz 2026 09:05
GÜNCELLEME 28 Temmuz 2026 09:20
Prof. Dr. Elif Binhan Yılmaz, enflasyonu bir Nuri Bilge Ceylan filmi ismine benzeterek ‘savaşın sessiz silahı’ olarak nitelendirdi. Dünyanın neresinde olursa olsun insanların sabah uyandığında ilk iş olarak petrol fiyatlarına, döviz kuruna veya market raflarına baktığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, Fed Başkanı'nın ‘fiyat artışlarının dikkate alınmadığı bir durum’ olarak tanımladığı fiyat istikrarının günümüzde büyük bir lüks haline geldiğini vurguladı.
Sermaye merkeze çekiliyor, enflasyon ithal ediliyor
Küresel enflasyonun gelişmekte olan ülkelere nasıl sirayet ettiğini açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, rezerv bankaların enflasyon baskısıyla faiz artırmasının küresel sermaye kartlarını yeniden dağıttığını ifade etti. Bu durumda gelişmekte olan ülkelerin hem enflasyonu ithal ettiğini hem de sermaye çekmekte zorlandığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, Türkiye'de uygulanan sıkı para politikasının ve kur kontrolünün iç talebi baskılayarak halkı fakirleştirirken, yüksek getiri nedeniyle yabancı sermayeye avantaj sağladığına dikkat çekti.
Akaryakıtta ekim alarmı: 95 TL kapıda mı?
Akaryakıt fiyatlarındaki yoyo tipi hareketliliğin enflasyonu körüklediğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, özellikle 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla ‘eşel mobil’ sisteminin tamamen sona erecek olmasının büyük bir risk taşıdığını söyledi. Mevcut vergi yüklerine ve petrolün varil fiyatının 100 doların üzerinde kalma ihtimaline değinen Prof. Dr. Yılmaz, "Ekimden sonra dizel pompa fiyatlarının 95 TL'ye ulaşabileceği ürkütücü bir tabloyla baş başa kalabiliriz; buna hazırlıklı olunmalı" uyarısında bulundu.
Yıl sonu enflasyonunda %30 gerçeği
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyon raporunda yukarı yönlü bir revize yapmasının kaçınılmaz olduğunu savunan Prof. Dr. Yılmaz, piyasa katılımcılarının ve uluslararası kuruluşların beklentilerinin %30 bandına yerleştiğini belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, "%30 artık bizim gerçeğimiz, asıl tehlike bu rakamın üzerine çıkılmasıdır" diyerek, enflasyondaki katılığın çözülmesi için daha net bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Bölgesel asgari ücret tartışması
Son günlerde gündeme gelen bölgesel asgari ücret tartışmalarına da değinen Prof. Dr. Yılmaz, bu konunun istismara çok açık olduğunu ve uygulanabilirliğinin düşük olduğunu savundu. Türkiye'deki şehirler arasında kişi başı milli gelir açısından 4-5 kat fark bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, asgari ücretin Türkiye'de bir ‘başlangıç ücreti’ olmaktan çıkıp genel bir ücret haline gelmesinin temel sorun olduğunu ve asgari ücretli sayısının azaltılması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.