YAYINLAMA 30 Temmuz 2026 14:48
GÜNCELLEME 30 Temmuz 2026 14:59
DUYGU GÖKSU / İZMİR
arsaVev Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Öztürk, arsaVev’in yeni yatırım stratejisini, aşamalı konut modelini ve Foça’dan Dikili’ye, Uzundere’den Kuşadası’na ve Ören’e uzanan Ege Bölgesi’ndeki projelerini, İzmir’de yaptığı toplantıyla açıkladı. Markanın bundan sonra yalnızca mülkiyetini, yatırımını ve proje sorumluluğunu doğrudan üstlendiği işlerde yer alacağını belirten Öztürk, “Müşterimize arsaVev markasıyla bir söz veriyorsak, bu sözün arkasında arsaVev’in mülkiyeti, sermayesi ve kurumsal sorumluluğu bulunmalı” dedi.
arsaVev’in en önemli dönüşümünün yatırımcı kimliğinin güçlenmesi olduğunu vurgulayan Öztürk, “Kuruluş dönemimizde bazı projelerde mülk sahibi olmadan satış ve proje organizasyonu yürüttük. Ancak markamız büyüdükçe müşterilerimize karşı sorumluluğumuz da büyüdü. Bu nedenle yatırımcısı olmadığımız hiçbir projede yer almama kararı aldık. Bugün arsaVev, kendi arsasını satın alan, sermayesini ortaya koyan ve proje sorumluluğunu üstlenen bir markadır” dedi.
Yeni strateji kapsamında, mülkiyeti Ekmas’a ait olup pazarlaması arsaVev tarafından yürütülen projelerin arsalarını satın aldıklarını söyleyen Öztürk, “Satışını arsaVev’in gerçekleştirdiği ancak proje taahhütleri Ekmas üzerinde bulunan işlerin sorumluluğunu devraldık. Dikili, Beypazarı, Çanakkale ve Assos başta olmak üzere ilgili arsaları ve taahhütleri yaklaşık 2 milyar TL’lik yatırımla arsaVev çatısı altında topladık. Bu, yalnızca bir arsa satın alma işlemi değil, müşterilerimize verdiğimiz sözleri kendi mülkiyetimiz, sermayemiz ve kurumsal sorumluluğumuz altına alma kararıdır. Bundan sonraki büyümemizi de yalnızca kendi yatırımımız ve kontrolümüz altındaki projelerle sürdüreceğiz” diye konuştu.
“Orta gelir grubuna alternatif konut modeli”
Konut fiyatları ile gelirler arasındaki makasın açıldığına dikkat çeken Öztürk, yaptıkları araştırmada aylık geliri 75 bin TL ila 150 bin TL arasında bulunan beyaz yakalıların yüzde 81’inin önümüzdeki 10-15 yıl içinde geleneksel yöntemlerle ev sahibi olabileceğine inanmadığını belirterek, “Biz müşterimize doğrudan bitmiş bir konut satmıyoruz. Önce müşterimizi arsa sahibi yapıyor, ardından arsanın kalan bölümünü projenin sürdürülebilirliğini gözeterek müteahhide kat karşılığı veriyoruz. Müşterimiz süreç sonunda arsa payına karşılık gelen konuta sahip oluyor. arsaVev 2025’te yüzde 107, 2026 Haziran itibarıyla yaklaşık yüzde 40 büyüdü. Bu performans, modelin toplumda karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi.
Pandemiden bu yana Türkiye’deki arsa satışlarının 5 milyon adedi geçtiğini tahmin ettiklerini dile getiren Öztürk, “Sektörün şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması gerekiyor. Arsa satan şirketlerin teknik yeterlilikleri ve mülkiyet yapıları denetlenmeli; müteahhitler lisanslı olmalı, projeler sigortalanmalı ve kat karşılığı oranları lisanslı ekspertiz şirketlerince belirlenmeli” dedi.
“Konut sorunu yalnızca faiz indirimiyle çözülmez”
Yılda yaklaşık 400 bin müşteriyle temas ettiklerini ve 1 milyon 200 bine yakın görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Öztürk, tercih edilen bölgelerden erişilebilir fiyat seviyelerine ve yaşam alanı beklentilerine kadar geniş bir veri setini analiz ettiklerini söyledi. Öztürk, “Yeni projelerimizi tahminlere göre değil, somut verilere göre geliştiriyoruz. İnsanlar artık yalnızca konut değil, sosyal alanları, hizmet kalitesi ve yaşam standardı yüksek projeler istiyor” dedi.
Türkiye’de konut sorununun yalnızca faiz indirimleriyle çözülemeyeceğini de belirten Öztürk, kamu arazilerinin maliyet esaslı veya aşamalı konut modelleriyle değerlendirilmesinin önemli bir çözüm olabileceğini söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.