1 Ağustos 2026, Cumartesi · 06:58 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Mücevheratta ‘usta krizi’ kapıda, okul izni bekleniyor

Geleneksel ustalığın kaybolmasıyla yüzleşen mücevherat sektörü, yetişmiş insan kaynağı eksikliğine karşı çözüm arıyor. Sektör duayenlerinden Kerim Güzeliş, usta yetiştirmek adına okul açmak istediklerini ancak prosedürle…

Mücevheratta ‘usta krizi’ kapıda, okul izni bekleniyor

Geleneksel ustalığın kaybolmasıyla yüzleşen mücevherat sektörü, yetişmiş insan kaynağı eksikliğine karşı çözüm arıyor. Sektör duayenlerinden Kerim Güzeliş, usta yetiştirmek adına okul açmak istediklerini ancak prosedürlere takıldıklarını belirtti.

31 Temmuz 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Nurdoğan A. ERGÜN

Türk mücevher sektörü, küresel krizler, kotanın getirdiği mali­yet yükleri ve dış pazarlardaki vergi artışlarıyla mücadele ederken, içerde de geleneksel ustalık sanatının kaybolması gibi daha kritik bir insan kaynağı sorunuyla yüzleşiyor. Kuyum­culuk ve mücevherat sektöründe us­ta-çırak geleneğinin zayıflaması, aka­demi ile saha arasındaki kopukluk ve ağır mevzuatlar sanatkâr yetişmesi­ni zorlaştırıyor.

Pırlantalı mücevherat sektörünün duayenlerinden olan ve Ariş Pırlanta’nın Başkanı Kerim Gü­zeliş de yaklaşan tehdide dikkat çek­ti. Türkiye’nin mücevher tasarımında dünya devi İtalya karşısındaki en bü­yük kozu olan “özgün işçilik ve zanaat” mirasındaki kan kaybını gözler önü­ne seren Güzeliş, sektöre usta yetişti­recek okul açmak istediklerini ancak prosedürlerin buna engel olduğunu söyledi. Güzeliş, eğitim tarafında özel­likle sektör içinden gelen isimlerin yer alması gerektiğini vurguladı.

3D teknoloji geldi, zanaat geriledi

Güzeliş’in tespitlerine göre, sektör­de 3D tasarım yazılımlarının ve mo­dern makinelerin devreye girmesiyle birlikte, geleneksel ustalığın çehresi değişti. Teknolojinin bir ustanın tek başına yapamayacağı detaylı işleri çı­karabilmesine karşın, bu durumun sa­natkârların yetişmesini olumsuz etki­lediğini vurgulayan Güzeliş, usta nes­linin hızla eridiğini ifade etti. Güzeliş, “Teknoloji geliştikçe ve ustalarımız yaşlandıkça sanatkârlar kendi başla­rına iş yapamaz hale geldi.

Maalesef ustalarımız azalıyor, hastalanıyor veya vefat ediyorlar. Oysa Türkiye’deki eski ustaların elinden çıkan elmas koleksi­yonlarını dünyanın hiçbir yerinde bu­lamazsınız” dedi. Çin ve Hindistan’ın işçilik maliyetlerinde Türkiye’den 3-4 kat daha ucuz olduğunu ancak bu ül­kelerin sadece standart ve seri üretim yapabildiğini belirten Güzeliş, Türki­ye’yi öne çıkaran unsurun Türk sana­tı ile İtalyan ve Avrupa çizgisinin har­manlanması olduğunu kaydetti.

Güze­liş, “Ancak yeni ustaların yetişmemesi ve mevcut sanatkârların birikimlerini aktaramaması, İtalya ile olan küresel rekabette Türkiye’nin elini zayıflatma riski taşıyor” vurgusu yaptı. Usta ye­tiştirme süreçlerindeki tıkanıklığın en büyük nedenlerinden birinin mev­zuatlar ve teorik eğitim modeli oldu­ğu belirten Kerim Güzeliş, zamanında pratik eğitim atölyeleri kurmak iste­diklerini ancak prosedürlerin ağır gel­diğini aktardı. Geçmiş yıllarda Mar­mara Üniversitesi’nde mücevherat eğitimi de veren Güzeliş, akademide­ki kural değişikliklerinin usta-öğren­ci ilişkisini kestiğini söyledi.

Güzeliş, sözlerine şöyle devam etti: “Sekiz yıl boyunca sektöre onlarca insan yetiş­tirdik ancak sonrasında akademi kö­kenli olma şart getirildi. Üniversiteler­den mezun olan öğrenciler, piyasanın ne sattığını, ürünün gramaj maliyetle­rini veya Kapalıçarşı sahasının gerçek­lerini bilmeden mezun oluyor. Yıldız sanatkârların ve piyasayı en iyi bilen duayenlerin akademi çıkışlı olmama­ları gerekçesiyle okullarda ders verme­sinin engellenmesi, usta-çırak aktarı­mını tamamen koparıyor.”

Sektörün önünün açılması için kısıtlayıcı kural­lar yerine akılcı denetimlerin getiril­mesi gerektiğini savunan Kerim Gü­zeliş, Türkiye'nin potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayarak şu çağ­rıda bulundu: “Sektörle ilgili kararlar alınırken mutlaka konunun duayenle­rine danışılmalı. Eğer geleneksel zana­atımızı teknolojiyle birleştirip doğru adımlar atabilirsek, Türkiye ihracat­ta dünya liderliğini alabilir ve İtalya’yı geride bırakabilir.”

İhracatta İsviçre ve Hong Kong öne çıkıyor

Dış pazardaki son tabloyu özetleyen Güzeliş, jeopolitik krizlerin pazar ha­ritasını doğrudan etkilediğini belirtti. Ortadoğu’daki savaşlar ve Körfez kri­zi nedeniyle bölgeden fuarlara katılı­mın durma noktasına geldiğini akta­ran Güzeliş’in terspitlerine göre, Bir­leşik Arap Emirlikleri (BAE), en büyük pazarlar arasından 3 ve 4’üncü sıralara geriledi.

Doğrudan satış yollarının tı­kandığı noktada İsviçre ve Hong Kong gibi transit merkezler öne çıktı. İsviç­re’nin şu an ikinci sırada görünmesi, ülkenin global bir dağıtım üssü olma­sından kaynaklanıyor. En büyük pazar olan ABD’de gümrük vergilerinin yüz­de 6,5'ten yüzde 10 civarına çıkarılma­sı ihracatçıyı zorladı. Güzeliş, ABD’nin ana rakip olan Çin’e uyguladığı çok da­ha yüksek vergilerin ise Türkiye için stratejik bir avantaja dönüştüğünü ek­ledi.

Sektörün 50 yıldır krizleri yönet­meyi öğrendiğini belirten Kerim Gü­zeliş, liberal ekonomi prensiplerinin uygulanması, gereksiz kısıtlamaların kaldırılması ve denetimlerin sektörün duayenleriyle istişare edilerek yürü­tülmesi durumunda Türkiye’nin mü­cevherat ihracatında ve tasarımında İtalya’yı geride bırakarak dünya lider­liğine oturabileceğini ifade etti.

Laboratuvarda üretilen pırlanta fiyatları düşürdü

Sentetik (laboratuvar üretimi) pırlantalarla ilgili konuşan Güzeliş, şirket olarak bu taşları kullanmadıklarını ancak sertifikalandırıldığı sürece bunu bir sahtekarlık olarak görmediklerini anlattı. Güzeliş, “5 karat, yüksek kaliteli doğal bir tektaş 120 bin dolar seviyesindeyken, laboratuvar üretimi taş 3-4 bin dolar arasında alıcı buluyor” dedi.

Laboratuvar taşlarının optik ve fiziksel olarak doğal taştan farkı olmadığını, hatta daha az kusurlu olduğu için ışığı daha iyi yansıttığını belirten Güzeliş, aradaki tek farkın birinin doğada 1 milyar yılda, diğerinin ise laboratuvarda 1-2 ayda oluşması olduğunu söyledi. Laboratuvar taşlarının pazara girmesiyle birlikte doğal pırlanta fiyatlarında da gerileme yaşandığını kaydeden Güzeliş, tüketici için pırlanta alımının şu an oldukça makul seviyelerde olduğu yorumunu yaptı.

Dürüst tüccar mağdur edilmesin

Sektöre yönelik denetimler ve kayıt dışılıkla mücadele adımlarını değerlendiren Kerim Güzeliş, usulsüz kurye kullanımı, faturasız satış ve kaçakçılığın kesinlikle cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Kayıtlı çalışan markalar olarak kayıt dışılıktan yıllarca mağdur olduklarını belirten Güzeliş, “Maliye denetimlerinden memnuniyet duyarız ancak incelemeler yapılırken dürüst tüccar küstürülmemeli, kurunun yanında yaş da yanmamalı” dedi.

Sektörün geleceği için liberal ekonomi prensiplerinin korunması gerektiğinin altını çizen Güzeliş, kararlar alınırken sektör temsilcilerine danışılması halinde Türkiye’nin takı ve mücevher ihracatında dünya liderliğine oynayabileceğini belirtti.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Altında sessizlik bozulmak üzere, grafikte büyük hareket sinyali Dünya Gazetesi · 58 dk önce Borsa Trump, Ukrayna'ya Patriot üretim lisansına kapıyı kapattı Finans Gündem (ing) · 2 saat önce Borsa ‘Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün’ ve ‘Modi: Deliliğin Kanadında Üç Gün’ filmleri vizyonda Cumhuriyet Finans · 2 saat önce Borsa ABD, zorla çalıştırma gerekçesiyle 43 Çinli şirketi yaptırım listesine aldı Finans Gündem (ing) · 3 saat önce Borsa TCMB’den kripto varlık merkezi kayıt sistemine onay Finans Gündem (ing) · 4 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.